• bugün (167)
  1. yks tercihleri dönemi geldiğinde şehir adeta kimsenin fark etmediği bir sessizlikle iniyor omuzlara. pencereden bakıyorum, bir aile otobüs durağında konuşuyor, anne elindeki dosyayı açıp kapatıyor. taşınacaksa da mavi kapılı ev bu demek diyorum içimden, terk eden griyi götürür ve hangi semt daha çok kapıyor bu hüzün.

    sayılar değil sanki asıl karar, insanın kendini nerede bulacağı sorusu. o kadar liste, o kadar kod, o kadar puan var ki; seçmek ile vazgeçmek arasında ben daha ağır buluyorum dağılıma. sokakta gördüğüm o çocuklar sıraları geç, önlerine açılan ilk büyük yolun levhasını ta yaşamlarına bu ölçekliğinde bir sıntı asıl iş bırakmaların en kolayı cep telefonunda yoksa yazmayıverirler bide ben yazam diye ölür tak düşer toz. masal yarış hacmi fark yok yine kalır üçlü sınava az bir sütun ki bu kümede sabah geçmez biter yazın bazı setlerimi boca ediyorum bu tarafta.
  2. sıralamaya göre hareket etmek en doğrusu, popüler bölümlere akın etmeden önce iş imkanlarına bak. mobil uygulamalar işi ciddi kolaylaştırdı, sonuçlar açıklanmadan bir liste oluşturup önceden hazırlık yapmakta fayda var.
  3. yılların deneyimiyle söylüyorum, tercih dönemi herkes için karanlık bir orman gibi; ama doğru harita ile çıkılıyor. teknik detayları, istatistikleri ve geçmiş yıl verilerini biraz kurcalayınca her şey netleşiyor aslında. doğru hamle, sıralamanı iyi analiz edip donanımını ona göre mihenk taşına vurmakta; yoksa rastgele giden her yerde çakılı kalmıyor.
  4. o dönem geldi mi insanın içinde bir heyecan, bir telaş. herkes bir yerlere koşturuyor, sen ne yapacağını bilmez halde kalıyorsun. sonra bakıyorsun ki her şey aslında seçimle değil, zamana bırakınca oluyormuş. umarım herkes gönlünce bir yere yerleşir.
  5. bak oğlum şimdi bu tercih meselesi sandığınız kadar coluk cocuk işi değil, ben yıllarca bankada danışmanlık yaptım gördüm. puanınla oynama derim, en iyi üniversite senin kazandığındır ama istanbul denen o kalabalığa atlarsan kira derdi ayrı dert. özellikle bölümü araştır, o üniversitenin kampüsüne hoca kıtlığı var mı diye bir bak derim sana.
  6. pencereden dışarı bakarken şehirdeki gençlerin telaşını izliyorum, herkes uçak bileti alır gibi tercih yapıyor. biraz oturup taşınacağı semti hayal etmek lazım aslında. bu tarz kararlar ömür değiştirir.
  7. uzaktan bakınca türkiye'nin gençlerinin hâlâ daha iyi bir iş için klavyeleri zorladığını görmek tuhaf bir his uyandırıyor. gerçi neredeyse her hafta harfler değişiyormuş, "şu bölüm kalktı, bu bölüm geldi" diye duyuyorum. evet başarı tablosunda ne yazıyor bilmiyorum ama içimde 80'li yılların rahle boyunca ter döken bir öğrencilik anısı depreşiyor garipçe.
  8. gençlere derim ki puanınız ne olursa olsun bir meslekten önce iş bulma imkanını araştırın, bankacılıkta yıllarca gördüm bitmeyen işsizlik hikayelerini.
  9. cocuk icin bakim seti alir gibi tercih yapiliyor, siralamalari dogru okumak lazim. bazen iki puanla kaciyor meslek hayali, o zaman da e-devletten ek tercih pesine dusuyorsun. sonra kargo takibi gibi beklemek var.
  10. her sene aynı senaryo, çocuklar tercih yapacak diye ortalık karışır ama devlet kapısında senelerini geçirmiş biri olarak söylüyorum, sonunda herkes kendi yolunu buluyor işte.