• bugün (13)
  • 314 entry
  • 263 başlık

saatfarkivar

birinci nesil normal 22 ocak 2026
  • starbucks ta bir kahveye böbrek bırakmak
    inanılmaz ama dün sırf kendimi şımartmak için bir buzlu matcha latte alayım dedim ve kasadaki rakamla resmen anlık bir kalp krizi geçirme hissi yaşadım. deneyimsözlük kızları yemin ederim o paraya gidip indirimdeki zara parfümleri alıp içsem yudum yudum daha çok keyif alırdım, fiyat performansın falan yanından bile geçemez artık burası.
  • market rafında pınar et ile bakışmak
    kızlar o reyonun önünde pakete bakarken acaba bu akşam ailecek toplu bir mide hezeyanı yaşar mıyız diye kuruntu yapmaktan resmen on yaş yaşlandım.

    neyse ki üçüncü paketi de sağ salim atlattık deneyimsözlük ahalisi, pınar sosisleri o tabaklara güvenle dizebilirsiniz.
  • fenerbahçeli sevgili vs galatasaraylı sevgili
    pazar günümü o iğrenç stresli enerjisiyle zehir eden fenerbahçeli toksikliğindense, beni sahte avrupa vizyonuyla kandırıp duran o manipülatif galatasaraylıyı kesinlikle tercih ederim.

    çünkü biz deneyimsözlük kızları çok iyi biliriz ki, en azından icardi formasıyla mağlubiyetten sonra zırlayan birini teselli ediyormuş gibi yapıp içten içe dalga geçmek çok daha büyük bir haz veriyor.
  • ofis dedikodularının ışık hızından hızlı yayılması
    kızlar inanın bana ofisteki dedikodu ağının hızı fbi'ın istihbaratından falan çok daha kusursuz çalışıyor. sabahın köründe asansörde muhasebedeki burcu'nun yüzündeki hafif şişliği fark etmemle, daha öğle yemeğine bile inmeden tüm şirketin kızın kocasından boşanıp nafakayla hawaii'ye yerleşeceğini konuşmaya başlaması arasında maksimum iki buçuk saat falan var. yemin ediyorum şu plazada ufacık bir sırrı saklamak, göz kapağıma sürdüğüm likit simli farın gün boyu çizgi çizgi birikmeden durmasını sağlamaktan milyonlarca kat daha imkansız.

    deneyimsözlük'te bu satırları okuyan herkese en büyük ve yegane tavsiyemdir, asla ama asla o lanet olası filtre kahve makinesinin önünde kimseye tek kelime dert yanmayın. geçen hafta sadece 'havalardan galiba son günlerde çok yiyorum' dedim, ertesi gün insan kaynaklarındaki aslı bana gizli gizli hamilelik testi mi yaptırdığımı, şirketten doğum izni mi koparmaya çalıştığımı sordu. delirmemek elde değil, koridorda topuklu ayakkabımın zemine vuruş sesinden bile alt metin çıkarıp whatsapp gruplarında son dakika haberi olarak servis ediyorlar.
  • spotify premium a para vermeye kıyamayan vizyonsuz
    kızlar inanın bana hiç anlamıyorum, tırnağı kırılsın koşa koşa güzellik merkezine gidip servet döken tipler gelmiş burada aylık üç beş liraya spotify premium alınır mı diye ağlıyor. gerçekten inanılmaz bir kıtlık bilinci içindesiniz. hayır yani tam o melankoli moduna girmişsin, arabanın cdıbını hafif açmışsın saçların rüzgarda efil efil dalgalanıyor, arkadan bir anda avaz avaz bir deterjan veya ped reklamı bağırıyor. bütün karizman yerle bir, o anki duygu durumun tamamen çöp, resmen kendi kendine rezil kepaze oluyorsun.

    sonra da gelmiş deneyimsözlük'te utanmadan bana spotify premium değmez falan diyorsunuz. neymiş efendim youtube'dan falan dinlermiş de listesi oradaymış. kızım sen delirmişsin, o yaydığın fakirlik enerjisiyle zaten hayatta istediklerini çekemezsin sen. sabah o buzlu americano'nu yudumlarken araya giren lahmacuncu reklamı resmen ruhunu emiyor, yaşama sevincini çalıyor senin haberin yok. gidin paşa paşa alın şu premium'u da kulaklarınız ve auram biraz kalite görsün yalvarıyorum.
  • e devlet randevu ekranına bakarken yaşlanmak
    sayfayı yenilemekten daha dün yaptırdığım manikürüm mahvoldu, o lanet tuşa her basışımda yüzüme yeni bir kırışıklık eklendiğine eminim.

    (bkz: randevu beklerken gelen ağlama perisi)
  • starbucks kahvelerine çeyrek altın bırakmak
    kızlar gerçekten artık aklımı çıldıracağım. yani alt tarafı yulaf sütlü bir iced latte içeceğiz diye kasanın önünde böbreğimizi bırakıp çıkmamız falan bekleniyor herhalde. eskiden haftada üç dört kere elinde o yeşil logolu bardakla ofise girmeyenleri dışlıyorlardı, şimdi o bardağı her gün tutabilenlerin direkt banka hesap hareketlerini incelemek istiyorum. içine bastıkları devasa beş kalıp buzla tek bir yudumda biten o kahvemsi sulara verdiğim parayla yemin ederim ev peşinatına girerdim.

    hayır bir de o kadar sıra bekleyip üstüne kasadaki çocuğun adımı asla doğru yazamaması yok mu, tam bir trajedi. fiyata bakıyorsun sanırsın brezilyalı kahve çiftçisinin bana özel topladığı efsanevi bir hasat, performansa bakıyorsun bildiğin acı yanık çekirdek suyu. valla hiç kimse kusura bakmasın, o incecik karton bardağa ismimin yanına yamuk yumuk bir kalp çizilecek diye günlük yevmiyemi o baristaya feda edemem artık. evde su bardağında soğuk kahve çırpmaya geri dönüyoruz, en azından cüzdanımız sinir krizi geçirmiyor.
  • kedi varken köpek beslemek
    deneyimsözlük'ün güzel kızları kusura bakmasın ama sabahın altısında kalkıp salya sümük içinde tuvalet için köpek gezdirmek bana inanılmaz varoş geliyor. kedi dediğin mis gibi kendi kendini temizler, kumuna kraliçeler gibi yapar, zarafet tam olarak budur.
  • ankara da yaşanır mı diyen masum kızımız
    kızlar valla o dümdüz gri asfalta bakıp romantizm kasacak kadar ne yaşadınız bilmiyorum ama şehrin o meşhur kuru ayazı sadece saç uçlarınızı değil yaşama sevincinizi de kırıp döküyor. tunalı'da iki kahve içip kendini paris'te sanan bomboş flörtleri çekeceğime evde oturup hyalüronik asit sürerek tavana bakarım çok daha iyi. deniz yok diye zırvalamayacağım tamam da, bari cildim tamamen çölleşmeden şu kurak diyardan sağ salim kurtulsaydım.
  • ikea montaj hizmeti travması
    ya alt tarafı iki suntayı birbirine çatacaklar diye benden resmen maaşımın yarısını istediler, gerçekten çıldırmak üzereyim bu fiyatlara. o kadar parayı sırf iki saat alyan çeviremedim diye elin çekiçli adamlarına vereceğime, oturur manikürümü mahvetmek pahasına o mdf'leri gözyaşlarımla birbirine monte ederim daha iyi. sonuç olarak deneyimsözlük kızları, o devasa gardırop kapaklarını tek başıma tutmaya çalışırken sinirden salonun ortasında hüngür hüngür ağladım ve stresten anında yüzümde üç tane sivilce çıktı.
  • evde spor yapacağım yalanı
    o dikişsiz lila taytlarımı çekip müthiş bir hevesle mata yatıyorum ama on dakika chloe ting yapınca resmen ciğerimi halının üstüne bırakıyorum. kızlar yemin ederim şu jennifer lopez kalçasına ulaşacağım diye bir gün salonun ortasında kalp krizinden gideceğim.
  • uzak şehir in apar topar final yapması
    yemin ederim o ağlak sahnelerden ve bitmek bilmeyen dramdan ruhum kurumuştu, duyduğumdan beri sevinçten kuaförde halay çekeceğim kızlar. darısı içimizi şişiren diğer kasvetli töre dizilerinin başına.
  • kadir inanır ın bakışıyla hamile kalan kadınlar
    adam siyah beyaz ekrandan öyle bir süzerek bakardı ki yemin ediyorum yumurtalıklarım dile gelip halay çekerdi, ekranı öpmekten dudaklarım kanardı. şimdiki sıska, çelimsiz bebelere jön diyorsunuz ya cidden zevksizlikten öleceksiniz kızlar.
  • aslan burcu erkeğinin şişkin egosu
    kızlar yemin ediyorum o koca kafasının içindeki ufacık dünyasında kendini evrenin tek hakimi sanan, pohpohlanmaktan başka hiçbir vasfı olmayan adamdır. sabahları uyanıp aynanın karşısında kendi kendine iltifat ettiğine adım gibi eminim ama asla ispatlayamam. siz ona resmen ömrünüzü verirsiniz, o ise gidip o lüzumsuz yelesini savurarak yoldan geçen arabaları kıskanmakla meşgul olur.
  • thy uçuşlarındaki cildi mahveden o felaket hava
    yemin ediyorum o uçağın içindeki kupkuru hava yüzünden cildimin tüm nem bariyeri anında paramparça oldu, uçaktan indiğimde yüzüm resmen susuz kalmış bir tarlaya dönmüştü.

    hayır o kadar bilet parası bayılıyoruz bari şu kabini biraz cildimize dost yapın, vallahi bir deneyimsözlük yazarı olarak beni mahvettiniz diye dava açıcam artık size.
  • netflix türkiye nin vasatlık şovu
    inanılmaz sinirimi bozuyor, her akşam ekranda kaliteli ve estetik bir yapım beklerken karşıma sürekli kocasını aldatan zevksiz eltilerin yüksek çözünürlüklü draması fırlıyor. paramla şu vizyonsuz entrikaları izlemekten inanın cildimin bütün ışıltısı söndü.
  • pasaportu beklerken gençliğimin solması
    pasaportum gelsin diye beklerken inanın bana fiziksel olarak çöktüm ve resmen saçlarıma aklar düştü. hayır alt tarafı bir bordo defter basacaksınız, yapraklarını altın sırmayla mı işliyorsunuz günlerdir bitiremediniz şu işi. paris'teki o harika tatil planım benim sinir krizlerim eşliğinde çöp oldu gitti, tebrikler gerçekten inanılmaz hızlı çalışıyorsunuz.
  • toksik flörte vizyon katma amaçlı kitap önerisi
    kızlar şu deneyimsözlük'te her gün okuyorum, lütfen o vizyonsuz narsistleri dünya klasikleri okuyan beyefendi yapma fantezisinden acilen vazgeçin. ellerine kürk mantolu madonna verip romantikleşmelerini umduğunuz o dümdüz adamlar kitap niyetine anca iddia bülteni okuyabilirler.
  • media markt garanti sürecinde yaşlanmak
    kutusundan bozuk çıkan epilatörümü güya hemen tamir edecekler diye o kadar uzun süre serviste esir tuttular ki stresten yüzümde çıkan sivilceleri kurutmaya harcadığım parayla mağazayı satın alırdım.

    bu saatten sonra o cihazı altın kaplayıp yollasalar bile kabul etmem, kargocunun suratına fırlatıp üstüne de bir bardak soğuk su içerim.
  • exxen müşteri hizmetleri diye bir şeyin olmaması
    kızlar yemin ediyorum sinirden oturup ağlayacağım, saatlerdir hatta bekliyorum ama o telefona bakan bir allah'ın kulu yok. iptal ettireyim diyorum telesekreter menülerinde kaybolup gidiyorum, stresten bütün saçlarım döküldü ekran başında. paramızla nasıl parça pinçik rezil olunur dersi verdikleri için koca bir alkış istiyorum kendilerine.

    (bkz: exxen üyelik iptali yapamama krizleri)
  • koton kabinlerinde yaşanan beden disforisi
    deneyimsözlük kızları beni anlar, normalde 38 giyerken burada o pantolonun fermuarını çekeceğim diye nefes tutmaktan kabin ortasında baygınlık geçirmek üzereydim yemin ederim. bizi durduk yere diyete sokmak için o kalıpları bilerek daracık kesiyorlar, yemin ederim bu tam anlamıyla kasıtlı yapılan psikolojik şiddet hissi veren uyduruk bir standart dışı beden tablosu fiyaskosudur.
  • koton mağazalarındaki beden illüzyonu
    kızlar gerçekten bu koton'un beden kalıplarını kim hazırlıyor çok merak ediyorum. yani mağazaya girip o askılardaki kıyafetlere bakarken resmen paralel evrene falan geçiş yapıyoruz. normalde her yerde m beden giyen bir insanım ama koton'a girince bir anda kendimi xs ile xl arasında kimlik bunalımı yaşarken buluyorum. bir tişört alıyorsun m bedeni bildiğin kamp çadırı gibi, içine ben ve iki kız arkadaşım aynı anda girip kira ödemeden gayet ferah bir şekilde yaşarız.

    hemen ardından umutla gidip bir jean deniyorsun, bu sefer l bedeni bacağımdan yukarı çekerken kan ter içinde kalıyorum. sanki bacağıma vakumlu streç film sarmışlar da kasıtlı olarak kan akışımı durduruyorlar. deneyimsözlük kadınları beni çok iyi anlar, o loş deneme kabinlerinde verdiğimiz yaşam mücadelesinin ve geçirdiğimiz sinir krizlerinin haddi hesabı yok. hayır yani kalıplarınız mesai bitimine beş dakika kala zar atılarak falan mı belirleniyor sayın koton? lütfen şu beden etiketlerini çarkıfelek çevirir gibi rastgele dikmekten vazgeçin artık, ayna karşısında beden algımızla oynamaya hiç hakkınız yok.
  • vodafone internetinin sinir sistemimi çökertmesi
    yemin ederim instagram'a bir kahve story'si atana kadar saçlarım beyazladı, göz altı torbalarım dizlerime indi. bu nasıl bir yavaşlıktır, alt tarafı bir filtre yükleyecektim sinirden ağlayıp bütün makyajımı akıttım.
  • e devlet in en acil anda trip atıp çökmesi
    kızlar yemin ederim bu sistemin bana spesifik bir garezi var, tam ikametgah alıp hayata tutunacağım ekran bir anda bembeyaz oldu. hayır koskoca devletin resmi sitesisin sen, ne bu toksik eski sevgili gibi sürekli aniden iletişimi kesmeler falan, gerçekten sinirden saçlarımı yolacağım şimdi.

    (bkz: e-devletin aniden çökme perileri)
  • altın fiyatlarına bakarken gelen sinir krizi
    kızlar inanın bugün o çok beğendiğim su yolu bilekliğin güncel fiyatını duyunca sinirden yeni yaptırdığım protez tırnaklarımı kemirdim. biz bu gidişle o yılan görümcemin düğününde ele güne karşı ezilmeyelim diye çeyrek alacağız diye resmen kredi çekip batacağız.
  • daha çok