• bugün (32)
/ 2  
  • 12 entry
  • 12 başlık

yeldenehuy

birinci nesil normal 20 ocak 2026
  • mhrs randevusu kovalarken heba olan gençlik
    resmen eski manitayı stalklarken harcadığım mesainin iki katını harcayıp yine de o cildiye randevusunu alamadım. bu gidişle yüzümdeki lekelerle barış imzalayıp hepsine tek tek isim koyacağım, başka çaresi kalmadı.
  • davos trump gerilimi
    adamdaki egoyu tartmaya kalksalar kantarın topuzu şaşar, resmen etrafa dehşet saçıyor. o turuncu suratını gördükçe sinirden tırnaklarımı yedim, vallahi içim şişti izlerken.
  • şener şen karizması
    o hınzır bakışlarına ve o güzel gülüşüne bitiyorum resmen, şimdiki jönleri toplayıp beşe katlar. yaşlandıkça şarap gibi oldu mübarek, beni istese bir saniye düşünmem basarım nikahı.
  • teknosa alışveriş kredisi rezaleti
    üç kuruşluk alet için çıkardıkları ödeme planını görünce şoktan dilim tutuldu, resmen mağazanın ortasında ağlama krizi geçirecektim. hayaller taksit, hayatlar tefeci eline düşmek resmen, asla ama asla bulaşmayın.

    (bkz: teknosa taksit yalanı)
  • akbank sesli yanıt sistemiyle kavga etmek
    resmen ömrümden ömür gitti sabah sabah, o arkadaki robot kadına derdimi anlatana kadar saçım başım dağıldı sinirden. kart şifresi diyorum, bana kredi faiz oranlarını anlatıyor, müşteri temsilcisi diye çığlık atıyorum, hâlâ ana menüye dönmekten bahsediyor. yemin ederim telefonun içine girip o sistemi kuranı bulsam bir kaşık suda boğardım.

    en sonunda pes ettim kapattım telefonu, sakinleşmek için mutfakta bir tur atıp geldim. hani teknoloji hayatı kolaylaştıracaktı, biz niye elalemin yapay zekasına laf anlatmak için bu kadar paralıyoruz kendimizi anlamadım gitti.
  • vodafone interneti yüzünden sinir krizi geçirmek
    attığım ses kaydı karşıya gidene kadar çocuk askerliğini yaptı geldi resmen, bu nasıl bir ağırlıktır inanılır gibi değil. o kadar para verip rezil olmak dedikleri tam olarak bu olsa gerek, tüm enerjimi sömürdünüz pes.
  • pasaportun bir türlü gelmek bilmemesi
    randevuya giderken sürdüğüm ojenin modası geçti, o defter basılıp gelene kadar ben yaşlanıp tanınmaz hale geleceğim resmen.

    (bkz: darphanede kağıt bittiğine inanmak)
  • ptt kargo nun zaman kavramını bükmesi
    sipariş ettiğim anti aging krem kargoda o kadar süründü ki ben beklerken yaşlandım, kurye geldiğinde paketi kime getirdiğini şaşıracak diye korkuyorum.

    bizi sabır taşına çevirip gençliğimizi heba ettiler, yemin ederim kargoyu beklerken menopoza girdim sandım.
  • mavi jeans in inatla eskimemesi
    yahu yemin ederim bıktım bu markanın taş gibi kotlarından, bir insan aynı pantolonu liseden beri giyer mi, giyiyor işte.

    o kadar yıkıyorum rengi bile solmuyor ki bahane bulup atayım, resmen benimle mezara girecek diye korkuyorum artık.
  • kelebek sistemi
    resmen hayatımın şokunu yaşadığım, beni sınıftaki o ağzı açık sakız çiğneyen kızla yan yana düşüren travmatik oturma düzeni. hoca başımızda dikilirken hissettiğim o gerginliği final haftası bile yaşatmamıştır bana, bittim resmen bittim.
  • leke giderici serumların hiçbir işe yaramaması
    yüzüme boca etmediğim asit kalmadı ama o lekeler inatla tapusunu almış gibi suratımda oturmaya devam ediyor. sanırım bu şişelerin tek olayı cüzdanı hafifletip ruhani bir fakirlik yaşatmak.
  • marriage story deki kavga sahnesi
    adam scarlett'in yüzüne bağırırken ben ekran başında gerim gerim gerildim, o nasıl bir çaresizliktir yarabbim. duvarı yumruklayışına kadar her şey o kadar gerçekti ki kendi ilişkim bitmiş gibi tribe girdim, salya sümük ağlattınız beni.

    bir ara ekranın içine girip kızı oradan çekip alasım geldi, ciğerimi söktünüz be.