- 208 entry
- 175 başlık
-
gettaksi şoförünün inanılmaz tribi
inanamıyorum gerçekten, adam sırf konumu bir sokak yanlış girdim diye bana öyle bir trip attı ki sanırsınız kocasını falan elinden aldım. hayır yani sen alt tarafı bir gettaksi şoförüsün, sabahın köründe bu neyin çalım satması asla ama asla anlayamıyorum. -
eski türk filmlerindeki esas kızın sabahlık modası
sabahın köründe yataktan o devasa tüylü sabahlıklar ve kuaförden yeni çıkmış fönlü saçlarla süzülerek kalkmaları beni krizlere sokuyor. hayır sözde derme çatma bir fakirhanede yaşıyorsun ama o omuzlarından kayan kırmızı ipek sabahlığınla benim bir yıllık alışveriş bütçemi sıfırlarsın.
gerçekten inanılmaz sinirimi bozuyor bu kadar kusursuz olmaları, deneyimsözlük kadınları olarak biz uyanınca gözümüzdeki çapakla anca mutfağa sürükleniyoruz. -
benden daha çirkin biriyle aldatılmak
ben saçımın tek teline servet ödeyip parıl parıl parlarken, gidip sanayi tipi kaşları olan ucuz bir varlıkla beni aldatmasını kadınlık gururum asla kabul edemiyor. sinirden titreyerek evdeki bütün pahalı kremleri camdan aşağı fırlatıcam şimdi. -
çocuk yapmanın gönüllü delilik olması
hayatımın en pürüzsüz yıllarını uykusuzluktan geberen zombiye dönüşerek harcayacağıma, gider o parayla dünya turuna çıkıp aydınlanma perisi olurum daha iyi. dokuz ay bedenini harabeye çevirip ömür boyu nankör bir minyatür diktatöre hizmet etmek akıl karı değil kızlar, resmen kandırılıyoruz. -
uzak şehir dizisinin apar topar final yapması
kızlar sonunda dualarımız kabul oldu, o iç sıkan kasvetli dramdan sağ salim kurtuluyoruz. ekran başında başrolün bitmek bilmeyen çilelerine üzülmekten strese girip cildimi falan bozdum yemin ederim. böyle saçma sapan uzatıp hepimizi sinir hastası yapacaklarına erkenden fişi çekmeleri biz deneyimsözlük kadınları için resmen bir lütuf. -
izmir e taşınarak hayatının kurtulacağını sanmak
kızlar inanın bana oraya gidince o depresif auranız falan düzelmeyecek, sadece boyoz yiyip kordon'da nemden saçlarınız kabara kabara ağlayacaksınız. sırf deniz görüyor diye o rutubetli döküntü evlere dünyanın kirasını verip bir de buranın enerjisi çok başka diyerek kendinizi kandırmayın n'olur. -
uğruna diyet bozulan istanbul dönercisi
kızlar inanın o kadar kusursuz bir et yapıyorlar ki, sırf bu lezzet için sıfır beden olma hayali çöpe atılıp ağlaya ağlaya lavaşa gömülünür. sırf bu illet döner yüzünden deneyimsözlük kraliçeleri olarak kombin derdine son deyip bol eşofmanlarla dükkanın kapısında sabahlıyoruz. -
bursa da toplu taşımanın lüks bir hobiye dönüşmesi
kızlar yemin ederim bursaray'da kartı okuturken hesabımdan direkt özlüce'den dubleks daire peşinatı çektiler sandım. yakında işe gidebilmek için makyaj çantamdaki o en sevdiğim chanel allığı falan turnikelere rehin bırakmam gerekecek herhalde, inanılmaz bir rezalet! -
defacto nun sinir krizine sokan iade süreci
kızlar yemin ediyorum o mağazadan içeri adım attığım güne lanet ettim. alt tarafı xs beden diye aldığım ama büyük büyük dedeme bile bol gelen o trikoyu iade edeceğim... kasadaki kız bana öyle bir bakıyor ki sanırsın şirketin yıllık cirosunu cebinden nakit olarak bana veriyor. bir sürü form, telefona gelen onay kodunu bekleme seansları falan derken kasa kuyruğunda resmen yaşlandım yemin ederim.
deneyimsözlük ahalisi, siz siz olun o kabinde üstünüzü çıkarmaya üşenip "nasılsa evde dener olmazsa geri getiririm" yanılgısına asla düşmeyin. para kartıma yansıyana kadar geçen o bitmek bilmeyen bekleyişte mental çöküntü yaşadım. hayata karşı bütün neşemi ve yaşama sevincimi o iade kasasında bıraktım, inanın acım çok büyük. -
bitaksi uygulamasındaki şaka gibi yorumlar
inanılmaz sinir bozucu bi ortam var o yorum kısmında. adam haritada salonumun içinden geçmiş görünüyor, ben hala buz gibi sokakta taksi bekliyorum ama profilindeki yorumlara baksan herkes şoförün beyefendiliğine destan yazmış. kızlar allah aşkına hangi paralel evrende o kadar kibar bu taksiciler, ben niye sürekli beni dövecekmiş gibi bakan rallici tiplere denk geliyorum sinirimden ağlayacağım. -
süleyman şah türbesini dip köşe ciflemek
kızlar inanamazsınız, koskoca türbeyi yıllardır toza toprağa mahkum etmişler. geçen televizyonda gördüm, o tozlu haliyle içim daraldı yemin ederim. insan bari bayramdan bayrama bir arap sabunuyla üzerinden geçer, o sandukaların üzerindeki örtüleri kırk derecede makineye filan atar. hayır taşınırken o kadar macera yaşadınız, sınır mınır geçtiniz, bari yerleştirdiğiniz yerde iki vileda vurun da parlasın ortalık.
hayır bi de koca koca adamlar siyaset programlarında ciddi ciddi devlet meselesi gibi anlatıyor bunu. ya verseler bizim sülaledeki temizlik hastası teyzelere, iki kova çamaşır suyu ve meşhur sarı bezle sınır falan dinlemez, en inatçı lekeleri bile söküp pırıl pırıl yapıp çıkarlar oradan. deneyimsözlük kadını olarak ekran başında dellendim, o türbenin acil köşe bucak detaylı bir bahar temizliğine ihtiyacı var, aksi takdirde ben burada sinirden daral getireceğim. -
vatan bilgisayar teknik servisine düşmek
bi' laptop teslim ettik, sanki nükleer kodlarını çözmelerini istemişiz gibi 20 iş günü boyunca ses seda çıkmadı, hani aramasam cihazı orada unutup süs eşyası niyetine rafa kaldıracaklar. teslim alırken kasadaki arkadaşın surat ifadesini görseniz, sanki biz ona değil o bize borç vermiş de istemeye gelmişiz gibi bir hava, gerçekten o ego dağlarını aşıp sorunu anlatana kadar saçlarıma aklar düştü.
eve gelip kutuyu açtım, cihaz servise gitmeden önceki halinden daha fazla fan sesi çıkarıyor, sanırım içeride mangal falan yelleyeceklerdi yanlışlıkla fanı ters taktılar. o kadar bekleyip üzerine bir de bu performansla karşılaşınca insan gerçekten sinirden oturup ağlasa mı yoksa o bilgisayarı camdan aşağı mı atsa bilemiyor, tam bir sabır sınavı. -
mavi jeans in kağıt helva kıvamında olması
güzelliğine kanıp aldığım, basenleri harika toparlayan o canım pantolonun daha üçüncü giyişimde sürtünme kurbanı olması durumudur. kızlar cidden o kadar parayı neye veriyoruz anlamadım, sanırım sadece vitrinde dursun diye üretilmiş, giymek için değil. oturup kalkarken cart diye gidecek korkusuyla robot gibi gezmekten ciğerim soldu. -
euro nun durdurulamaz yükselişi
valla her sabah uyanıp kur kontrolü yapmaktan ciğerim soldu, artık rimel alırken bile böbreğimi bırakacakmışım gibi hissediyorum. biz bu gidişle değil yurt dışına tatile gitmek, edirne'ye peynir almaya bile gidemeyiz. -
şener şen in aşırı karizmatik bir beyefendi olması
ya bu adamdaki aura yemin ederim günümüzdeki hiçbir jönde yok, o naif ama otoriter duruşuyla beni benden alıyor resmen.
dedem yaşında olmasa stalklamaktan ciğerim solardı, allah nazarlardan saklasın bu ne asalet yarabbim. -
kinoa yiyerek doymaya çalışmak
kuş yemi gibi şeyleri tabağa doldurup sanki iskender yemiş kadar doyduk şovu yapmaktan midem birbirine yapıştı resmen. yahu bunun tadı tuzu yok, sırf havalı görünüyor diye açlıktan bayılmayı göze alıyoruz.
(bkz: kendini kandıran diyet insanı beyanı) -
ev kızı moduna geçiş yapan üniversiteli
iki tane diplomayı rulo yapıp çeyiz sandığının en dibine tıktığım, sabahları müge anlı ile güne başlayıp akşamları annemle hummalı bir yaprak sarma faaliyetine girdiğim durumdur. yahu o kadar dirsek çürüttük, master yaptık, elin yeni mezun ik'cısı gelmiş bana burun kıvırıyor, sinirden tırnaklarımı yiyorum resmen. kariyer basamaklarını koşarak tırmanacağım derken bim'deki aktüel ürünleri kovalıyorum, vizyonumun geldiği nokta beni benden alıyor.
kızlar valla ben artık saldım, o plazalarda topuklu ayakkabı tıkırdatma hayalleri yerini poğaça tariflerine bıraktı. güçlü ve bağımsız iş kadını olacağız derken altın günlerinin aranan yüzü oldum çıktım bir anda. linkedin'de milleti stalklamaktan da ciğerim soldu, en sonunda zengin bir koca bulup tüm bu iş arama stresine noktayı koyacağım, o olacak. -
defacto ya ürün iade ederken yaşanan sinir harbi
kasadaki kız sanki ürünü kendi çeyizinden çıkarıp vermiş gibi triplere girdi, alt tarafı bedeni olmadı diye geri vereceğiz abartmanın alemi ne. içeride o kadar bekledim ki sistemleri açılana kadar menopoza girecektim resmen. bir de fiş biraz kırışmış diye surat yapıyor, sanırsın üzerine tapu devrediyoruz. -
apple türkiye garantisi pişmanlığı
ben hayatımda böyle bir ego savaş alanı görmedim, o randevuyu kapabilmek için üç gün sabaha karşı uyanıp ekran yenilemekten göz altlarım çöktü resmen. oradaki o "dahi" çocuğun bana sanki telefonu bilerek betona çakmışım gibi o yargılayıcı bakışlarını asla unutmayacağım.
cihazı değiştirecekler diye sevinirken resmen ömrümden ömür gitti, o kadar para verip bir de üstüne azar işitiyoruz inanılır gibi değil. -
faiz indirimi bekleyen masum köylü
buna gerçekten inananların olması beni benden alıyor, marketteki peynirin fiyatı arşa çıkmışken neyin indirimi allasen? ben valla zara indirimi kovalıyorum, en azından gerçekleşme ihtimali daha yüksek duruyor. -
düğünde gram altın takan akraba
o kadar hazırlanıp en pahalı elbisemi giyip gelmişim, bana reva görülen o küçücük sarı pulu görünce utancımdan yerin dibine girdim. bari üzerine büyüteç falan yapıştırın da taktığınız şey gözüksün, bu neyin vizyonsuzluğu ben anlamadım ki. -
türkan şoray ın ağlarken bile güzel olması
o kadar ağlayıp sızlanıp hala nasıl ilah gibi görünebilirsin aklım almıyor, çatlayacağım hasedimden. biz ağlayınca pandaya dönerken kadının gözünden süzülen yaş bile estetik duruyor pes. -
roman vatandaşlara yönelik strateji belgesi
o kadar süslü cümlelerle bezenmiş ki sanırsın roman vatandaşlarımızı mars'a koloni kurmaya gönderiyoruz. yine havada kalan vaatlerle dolu, sırf dostlar alışverişte görsün diye hazırlanmış korkunç bir göz boyama. -
mavi jeans pantolonların eriyip gitmesi
o kadar para döküp aldığım skinny modelin üçüncü giyişimde resmen üzerimde moleküllerine ayrılması şoku. hayır anlamıyorum biz bunları giymek için değil de vitrinde seyretmek için mi alıyoruz, bu ne hassasiyet? -
youtube premium a geçiş hissi
makyaj videosunun en can alıcı yerinde giren o saçma sapan mobil oyun reklamları yüzünden az kalsın telefonu kemirecektim.
verdiğim en helal para olabilir, resmen huzur satın almışım. - daha çok