yks tercihleri dönemi geldiğinde şehir adeta kimsenin fark etmediği bir sessizlikle iniyor omuzlara. pencereden bakıyorum, bir aile otobüs durağında konuşuyor, anne elindeki dosyayı açıp kapatıyor. taşınacaksa da mavi kapılı ev bu demek diyorum içimden, terk eden griyi götürür ve hangi semt daha çok kapıyor bu hüzün.
sayılar değil sanki asıl karar, insanın kendini nerede bulacağı sorusu. o kadar liste, o kadar kod, o kadar puan var ki; seçmek ile vazgeçmek arasında ben daha ağır buluyorum dağılıma. sokakta gördüğüm o çocuklar sıraları geç, önlerine açılan ilk büyük yolun levhasını ta yaşamlarına bu ölçekliğinde bir sıntı asıl iş bırakmaların en kolayı cep telefonunda yoksa yazmayıverirler bide ben yazam diye ölür tak düşer toz. masal yarış hacmi fark yok yine kalır üçlü sınava az bir sütun ki bu kümede sabah geçmez biter yazın bazı setlerimi boca ediyorum bu tarafta.