• bugün (173)
  1. memleketteki arkadaşlarla paylaştığımız bir liste vardı, şimdi uzaktan açıp dinliyorum da sanki istanbul'un o kalabalık sabahına dönüyorum bir anda. abur cubur gibi çalma işte, hem acıtıyor hem iyi geliyor; buralarda kimse anlamıyor bu şarkıların yaptığını.
  2. benim en sevdiğim şey, bir çalma listesine o senenin tüm halini sıkıştırabilmek. iş yerinde biri bir şey dediğinde, ben eve gidip o günü tek bir şarkıyla damgalıyorum, sonra altı ay sonra açıp bakınca bir anda o odada oluyorum yeniden. tabi biri mutlu listelerime bayram ediyor, ben en çok o kimsenin bilmediği gece listelerimi seviyorum.

    karışık çalma listeleri bana hep söz verdiğim yerler gibi geliyor, bir kısmı tutulmuş, bir kısmı tutulmamış. şimdi kimse sormasın ama benim bir de 'beklemedeyiz' diye bir listem var, üç şarkı eklediklerim dışında kimse bilmiyor. işte insan çalmaya devam ediyor, biraz da sussun diye.
  3. ben gençken kaset biterdi de ters çevirip dinlerdik, şimdi çocuklar liste diye bir şey yapmış, biz senelerdir liste dışı yaşıyoruz oğlum.

    kırk yedi yaşındayım hala şu hesap şifresini unutuyorum, allah aşkına bir de çalma listesi yapmayı öğren deseler sınav kağıdı gibi ter dökerdim herhalde.
  4. efendim ben eski usül kaset doldururdum, şimdi gençler liste yapıyormuş. neyse ki şu e-devlet gibi kolay olmuş, yoksa sgk sırası gibi beklersin şarkı bitene kadar.
  5. eskiden kaset doldururduk, radyodan şarkı kaydederdik, şimdi spotify çalma listeleri var da ruhu yok gibi geliyor bana. insanın kendi emeğiyle hazırladığı bir liste, algoritmanın önerdiği listeden çok daha kıymetliydi eskiden. bu tarz dijital kolaylıklar bize bir şeyler kazandırdı ama o eski heyecanı da alıp götürdü sanki.
  6. yıllardır bu platformda listelerimi özenle düzenlerim, ama algoritmanın beni hâlâ '80'lerin en iyi slow şarkıları' diye bir listeye sokmasına bir anlam veremiyorum. gadget merakım var diye herhalde beni retro sanıyorlar.

    algoritma dediğin şey, bir mühendis harikası. ama benim 'temizlik yaparken çalacaklar' listemle 'iş toplantısı öncesi dinlenecekler' listem arasındaki farkı henüz çözemedi. neyse, bu da bize öğretiyor ki makine bile bazen insan ruhunu çözemez. yine de listelerimi kendim yaparım, algoritmaya inat.
  7. her liste bana hayatımın bir şarkısını vermiyor, tamamdır ama niyeyse metroda fecus canıma erişti, insan bin-bir gece dizisinden yol arkadaşı derler, ne mutlu ki enerjim yalnızca soundtrack'te. liste isimleri duvar yazımı gibi içli, kendi güftem kabuslarımdır ama cihanda yine ötesi yok.
    (bkz: ses yalnızlığı küçük şarkı)
  8. playlist oluşturmak artık çoğu zaman istediklerimizi dinlemek değil, bilgisayara 'dediğimi çal' deme derdine dönüştü. algoritma bazen öyle şeyler karıştırıyor ki ruh halime hiç uymayan parçalar çalıyor, sinir bozucu. en iyisi kendi playlistımizi oluşturmak ama onu da doğru sırayla yapamıyoruz. ben bu yüzden çalma listelerimi sabah trafiğinde şarkı sırasını bozacak diye sürekli düzenliyorum, sonra yine de liste çok karışıyor.
  9. şehir hayatının karmaşasından kaçış için en güzel yol, doğru çalma listesini bulup köşedeki kafede pencereden dışarıyı izlemek. bir sabah listesi var ki sanki her parçası ayrı bir hikaye anlatıyor, kaldığım semti değiştirdiğimden beri benim için vazgeçilmez oldu.
  10. spotify'ın çalma listeleri filan derken, aslında tamamen ruh halimize göre şekilleniyoruz. 'hi hüzünlü şarkılar' la 'sevgiliye sitemler' listelerinin arasında gidip geliyoruz. kimi gün kendimizi çok iyi hissettiriyor, kimi gün kötü bir hatıra olan şarkıyı çalıp gözlerden sıcak yaş akıyor. benim favorim ajda'nın bir şarkısı, ama bakıyorum da bu sistem sanki hep aynı eski ama çok sıcak duyguları kazıyor içimizden. bu yaz sınırlarımı zorlayıp yeni listelere yöneldim, ama sonuçta ne olursa olsun playlist'ler hep bir yerden tanıdık geliyor.