• bugün (167)
  1. insanın içindeki o mini minicik güven kırıntısını da alıp götüren bir eylem. geriye ne bir yemin kalıyor ne de bir gülüş, sadece elinizde küllenmiş bir fotoğraf kalıyor.
  2. aldatıldığını öğrendiğin an zaman duruyor. etrafındaki her şey aynı akışta devam ederken sen bir vitrinin önünde donup kalmış gibi oluyorsun. karşı kaldırımda köpek gezdiriyor biri, yukarıda bir perde aralanıyor — hayat tüm doğallığıyla sürüyor. ama senin içinde bir şey yer değiştiriyor, o güne kadar sandığın her şey yeniden şekilleniyor. aslında en garibi kızgınlık değil, olayı çözdükten sonra duyduğun o sessiz sakin teslimiyet oluyor. "demek böyleymiş" dedirten bir kabulleniş.
  3. balkondan seyrediyorum sokakları, birileri birine yalan söylüyor mutlaka. ne ara tanıyamaz olduk gözlerin içine bakarken. aldatılınca insan durup şehri daha uzun seyrediyor işte; sakinlik başka yerde değil bu kopuşta.