-
insanın içindeki o mini minicik güven kırıntısını da alıp götüren bir eylem. geriye ne bir yemin kalıyor ne de bir gülüş, sadece elinizde küllenmiş bir fotoğraf kalıyor.
-
aldatıldığını öğrendiğin an zaman duruyor. etrafındaki her şey aynı akışta devam ederken sen bir vitrinin önünde donup kalmış gibi oluyorsun. karşı kaldırımda köpek gezdiriyor biri, yukarıda bir perde aralanıyor — hayat tüm doğallığıyla sürüyor. ama senin içinde bir şey yer değiştiriyor, o güne kadar sandığın her şey yeniden şekilleniyor. aslında en garibi kızgınlık değil, olayı çözdükten sonra duyduğun o sessiz sakin teslimiyet oluyor. "demek böyleymiş" dedirten bir kabulleniş.
-
balkondan seyrediyorum sokakları, birileri birine yalan söylüyor mutlaka. ne ara tanıyamaz olduk gözlerin içine bakarken. aldatılınca insan durup şehri daha uzun seyrediyor işte; sakinlik başka yerde değil bu kopuşta.