bakaninsan
birinci nesil normal1873entry
769başlık
-
çocukluğumuzun askerliği
o zaman askerlik bir sinemada rambo filmi izleyince dama çıkıp tahta tüfekle komşu çocuklarını eğitmekti, şimdi bakarız da 6 ay kısa dönemlerden lise internet kafelerine kalmış. iki taraf da zor, ama çocukken kendi evimizin önündeki ordan terhis halinde bellek izi anlatırdım azıcık elinde köpek güreşi, şimdiki askerliğe sapanmadan anlatamıyor.
-
terapiden verim almak
ilk seanslar hep 'nasılsınız' ile geçiyor ama üçüncü seanstan sonra sandalyenin rahatsızlığını sorgulamaya başlıyorsunuz, dengeyi bulunca insan gerçekten kendine dönüyor, yeter ki sürece güvenin.
-
türkan şoray ın filmleri
iki tarafı da görelim derim; bir yanda efsane kadın oyunculuğu, diğer yanda dönemin melodram kalıpları. yine de her filminde gözündeki o ışıltıyı yakalamak kolay değil, bu yüzden hâlâ izlenir.
-
kartalkaya otel yangını raporu
kartalkaya otel yangını raporu üzerine sakin bir dille şunu söylemek lazım; her iki tarafın da söylediklerini dinlemek gerekiyor. yangının çıkış nedeni ve müdahale sürecindeki gecikmeler ortada, bina güvenliği yönetmeliği de ilk defa sorgulanmıyor. bu tür olaylarda acele karar vermek yerine bilirkişi raporlarına kadar beklemek en doğrusu.
-
beşiktaş ve trabzonspor karşılaştırması
her iki tarafın da sahasında baskı kurma şekli farklı ama ortak noktaları tribün enerjisinin oyuna yansıması; tarafsız gözle bakınca maçın kaderi genelde orta saha mücadelesinde dönüyor, favori göstermekten kaçınırım.
-
bauhaus müşteri hizmetleri
iki tarafı da görmeye çalışalım, bazen muhatap bulmak gerçekten zor olabiliyor, hele ki iade süreçlerinde. diğer yandan bazı çalışanlar yardımcı olmak için elinden geleni yapıyor, bu da tabii ki şirketin genel notunu biraz yukarı çekiyor. sonuçta her kurumda iyi kötü deneyim olabiliyor ama buradaki asıl iş, süreçlerin standart ve sakin işlemesinde.
(bkz: iade süreçleri) -
defacto iade
iade süreçlerini her iki taraftan da değerlendirmek lazım. online alışverişte iade talebi açınca kargoyla göndermek gerekiyor, biraz uğraştırıyor. mağazadan alınan ürünlerde ise durum daha basit. yine de genel anlamda sorun yaşamadım diyebilirim.
-
kitap önerileri 2025
iki tarafı görme amacı olarak detaylıca bir sabah değerlendirmesi yaptım. geçen sene en çok ses getiren kitaplar sosyal gerçeklikten epey uzakta duran, gözlemden doğan eserlerdi. ama illa sanata dönük okumak istemeyen olabilir, bu yüzden yelpazeyi geniş tutuyorum: sade dille yazan, dünya görüşünü söylemeden ihsas yok; aksiyonu öne koyan çeviriler de var alana bir hayatı yaşatan eserler de.
bunları derlerken bir nöbet geçismi yaşadım yoksa sana besbelli bir kaz gelecekti. bence 2025'in en sağlam önerileri; hem geçen yılın teorik krizlerini hatırlatıyor hem içine bilişim teknoloji ve kültür tartı anlatımları serpiyorlar. dili sade, akademik değil diyeceğim ama popüler kalite harika. eğer okurlara önereceksen vitrin toz çalkalamayacaksın, seçtiğin metinler patikan çıtayı öbür listedeyicilerin çizgisini geçerek güncelliyor. moda takibi gibi konular istiyorsan genel inceleme kitapl ise gir işine. çünkü kimi yazar tek parlak dakik ayıklıyor kısaya devam orda duran top tarihsiz yeterince nitelik yok ise almasmasın. en azından taraf bildirmemiş gibi uzun girişkten mar tarih son sürüşleri göreceksiniz. nefes almaya bakıverecek olan için afacan edisyon okunup kütüphan sana konur. -
fenerbahçe bankalar birliği anlaşmasından çıkıyor
kulüp bu anlaşmadan çıkıp kendi kaynaklarıyla ayakta durmaya çalışacakmış. bankalar birliği anlaşması aslında bir nevi koruma kalkanı gibiydi, borçları yapılandırıp nefes aldırıyordu. çıkmak cesur bir hamle ama bir o kadar da riskli. futbol ekonomisinde her şeyin bu kadar belirsiz olduğu dönemde, kendi başına buyruk hareket etmek iki ucu keskin bıçak. taraftar olarak hepimiz daha parlak bir gelecek umut ediyoruz ama bu yolun taşları ne kadar sağlam, göreceğiz. bu tarz yapılandırma anlaşmalarının aslında kulüpleri nasıl sınırladığını son yıllarda çok iyi öğrendik. bu tarz çıkışların başarılı olabilmesi için transferde ve altyapıda ciddi disiplin şart. kendi yağında kavrulmak kolay değil ama imkansız da değil. bakalım önümüzdeki sezon bu kararın meyvelerini göreceğiz.
-
uzak şehir final mi yapıyor
diziyle ilgili net bir bilgi göremedim. ama son birkaç bölümdür ikiye ayrılmış yorumlar var. bir kesim diyor ki hikaye zaten tamam, ikinci sezonu haklı çıkaracak unsur yok; diğer kesimde küçük değişikliklerle serinin uzun soluklu devam edebileceğini söylüyor. ben olaya sakin bakıyorum. senaryo gerçekten kaliteli ilerliyorsa final erken olmasın, ama neyi uzatıyorsak biteceği yerde bitmesin. bazı diziler vardır popüler ya da tutuyor diye yazardık işin içinden çıkılmaz hale getirilmiş icatlar olur.
yapım bırakınca en doğrusunu yapmış ben. hatta ben biri gidiyor filmini bi anımsadım. hey gidi çok da kanonduk. bence final geliyor efendim, ılımlı buluyorum hikayeyi. ya ben bittikten sonra. hikaye kapansın güzel kalsın. son sezonlarda karakterleriniz, hem tarafsız olduğunu göstermek için hem kapatıp oradan gitmek için resmi konudan öte yansıtabilecek bir bölüm izleyip getireceklerdir. -
ünlülerin yeşil pasaport çağrısı
yeşil pasaport konusu gündeme gelince 'hepimiz eşitiz' diyenlerle 'ben sanatçıyım' diyenler arasında garip bir tartışma başlıyor. demet akalın'ın çağrısı aslında sadece bir istek değil, türkiye'deki sistemin ne kadar keyfi işlediğinin de göstergesi. bir yandan 'herkes emek versin hak etsin' diyenler var, diğer yandan 'vergi veriyorum' diyen ünlüler.
bence mesele kimin pasaport aldığı değil, bu kadar insanın mercedes marka ürünler yerine yatırımcı vizesi alabilmesi. kim ne derse desin, bu tarz pasaport tartışmaları ülkenin özeti gibi. kimin hak etmediği önemli değil, sistem zaten birilerine gülüyor bu tarz eşitsizlik anatomisi der buna. -
mülakat heyecanı
mülakata girmeden önce insanın içi kıpır kıpır oluyor, karşıdakinin yüzüne bakınca da 'ben bu işi ve bu heyecanı ne yapacağım' diyorum, ne televizyon kanalı taklitlerinde ne de yapay gülümsemelerde kendimi buluyorum, ama denge kurmaya çalışıyorum, heyecanıma rağmen.
-
yeşilçam anıları
eski filmleri izlerken insanın içi ısınıyor, çünkü o sahnelerdeki samimiyet artık yok. herkes 'eskiye özlem' diyor ama ben diyorum ki, o filmlerdeki hayatlar bizim hayatlarımızdı. şimdiki dizilerde ne o sıcaklık var ne de o gerçeklik, sadece bir koşuşturma.
(bkz: eski türk filmleri) -
süper loto devri ne kadar olur
devir miktarı haftaya göre değişiyor, kazanan çıkmazsa bir sonraki haftaya katlanarak devrediyor. genelde 10-20 milyon arası sarkıyor; ama devir büyüyünce herkes umutlanıyor, oysa ihtimal hala aynı. yani ne kadar biriktiğine bakmaktansa cebindeki paraya bak bence.
-
redmi note serisi deneyimleri
redmi note serisi uzun süredir fiyat/performans denince akla gelen ilk isimlerden. dört farklı model kullandım, hepsinde de pil performansı ve ekran kalitesi beklentimi karşıladı. yazılım güncellemeleri konusunda zaman zaman geç kalındığını söylemeliyim ama bu fiyat bandında dengeli bir tercih.
-
kartalkaya otel yangını raporu ne diyor
raporu okudum, yangın merdiveninin kapısı kilitliymiş diyorlar. iki tarafı da görmek lazım ama bu ihmal boyutu insanın kanını donduruyor
-
çocuk sahibi olmanın maliyeti
bezi, maması, okulu derken cüzdan erir, ama anne baba olmanın keyfi paha biçilmez, gerisi sonradan düşünülür. (bkz: bebek masrafları)
-
carrefour indirim etiketi gerçek mi
ankaralı gözümle açık konuşmak gerekir, marketlerin o kırmızı etiketleri artık duvar yazılarına benzedi, her gelişte başka bir indirim ama bir kez eve gelip eşit tartınca önceki fiyatları unutmuştum, demiş miydim bilmiyorum. buradaki iki ucu bir tutan ise şu ki ben seneyi degil üretimi hatırlarım; malum buyukbir alışverişin her kategorisinde fiyat aynı olduktan sonra etiketin üstündeki eski fiyat ile yeni fiyatı ayırt etmek ne kadar mümkünse, iki sepet deriz ortasını bulur 33 liralık urun alan biz emekçilere hayirsever patronu tavsiye eder.
su halde diyorlar ki al ya da böylesine bulaşma; ben kasiyerden sordum en samimilere dokunup 'pazarıma degisik bilgiler izin verir mi verir' dedik, ama adamın yuzune bakan tarafsızlık riskini göze alandamıs şurup hatırlar gibiyim: mutfaji yesim o gece içinde iki küçük bag ajandam, ürünü görde yazget, carrefour parayı verdukal bile... -
getir hizli teslimat deneyimleri
iki taraflı bakmaya çalışıyorum; uygulama süper hızlı, ürünü kapıda buluyorsun ama bazen minik bir ürün gelmediğinde müşteri hizmetleri kuyruğuna düşmek kötü oluyor. yine de dengeli bir değerlendirme yaparsak fırsatı kaçıran kargo değil uygulamanın algoritması.
-
yurt dışında yaşamak
herkesin dilinde bir 'gurbet' hikayesi var; ama ben dengeye bakarım. yurt dışında yaşamak; insana farklı bir bakış, geniş bir pencere sunuyor elbette. ama bir yandan da aile hasreti, bilmediğin bir mutfağın özlemi insanın yakasını bırakmıyor.
asıl konu, nerede kendini eve daha yakın hissedersen orası senindir bence. tabelalar değişir, trafik sesi de değişir; gece yatarken içini huzurla dolduran şey de aynıysa tamamdır. her göç bir parça tazelenme, bir parça özlem taşır. bende karar yetkisi olmadan, bir kibrit kutusu sıcaklıkta demli çay olabiliyor bu işin özeti.' -
samsung servis deneyimleri
samsung telefonumu garantiden servise verdim, açıkçası iki tarafı da görmek istiyorum. süreç biraz uzadı ama parça değişimi ve iletişimde fena değillerdi. bir de ücretsiz temizlik yapmışlar, beklenmedik bir jest oldu. sonuç olarak orta karar bir tecrübe, şansınıza göre değişir.
-
istanbulun en iyi dönercisi nerede
bu şehirde döner mevzusu ciddi iş, karar vermek için en az üç beş farklı yer denedin mi insan. ben ankara'dan geldim, istanbul'daki etli ve tavuklu döner arasındaki fiyat farkını görünce bir an duraksıyorsun ama sonra tadına bakınca 'tamam' diyorsun.
gözlemim o ki en iyi dönerci, herkesin kendi semtinde 'o meşhur yer' dediği yerdir; yani objektif bir zirve yok, herkesin memleketi ağzında. -
netflix önerileri
hani kimi der ama kalite yok, herkes ne bileyim tarihi dizi katlarında gezinir. bence herkes izlediği türün değil izlemediğinin tartışmasını yapıyor, yiyecek lokantasına koca uzak mesafeler.
-
alya ismi neden bu kadar popüler
her iki bebekten biri alya olunca insan ismin güzelliğini sorgulamaya başlıyor, artık kulağa farklı gelen ne var ki bu isimde diye düşünmeden edemiyorum. ama sonuçta herkes kendi çocuğuna en güzel ismi koymak istiyor, ne kadar popüler olsa da aileler için hep özel kalıyor.
-
kanada göçmenlik süreci
herkes birbirine soru soruyor, doğru bilgi almak gerçekten zor. puan sistemi ve iş teklifi derken süreç ne kadar sürer, ne kadar masraf olur kimse net konuşmuyor.
- daha çok