• bugün (186)
  1. getir'in hızlı teslimatı gerçekten hayat kurtarıyor ama bazen kuryenin trafikte yaşadığı maceraları düşününce insan ister istemez 'bu sipariş gerçekten 10 dakikada gelebilir mi?' diye sorguluyor. (bkz: zamanın izafiyeti)
  2. getir'i ilk kullandığımda siparişin 5 dakikada geldiğine inanmamıştım, saat tuttum gerçekten de öyle oldu. ama sonra bir süre sonra fark ettim ki hız bölgeden bölgeye çok değişiyor, kalabalık saatlerde 20 dakikayı bulan siparişler de oluyor.
  3. getir'i sosyal medya da sürekli konuşuyoruz ama asıl kullanıcı yorumlarına girince iş değişiyor. ben genelde acil bir şeye ihtiyacım olunca fiziksel market yerine hep getir'i tercih ediyorum. uygulamayı aç, siparişi ver, hadi uygulama da sürekli konum baz aldığı için mekân bul sıkıntısı çekmiyorsun. geçen gün ankara'da akşam 23.30 sularında fast-food mekanları kapalıydı, getir servisinden istediğim bir paket atıştırmalık 15 dakika içerisinde kapıdaydı. haliyle "paran çözerse" misali ürün kalitesi tamam ama bazen pedallar durduk yerde duruyor sanki. ki sistem 'çok yoğun' etiketi gösterip baya bir bekleme ve iptal sonrası müşteri hizmetini dinletmezse vibes düşüyor.

    hıza geçince tabii ki beklenti yükseliyor, şirketler şöyle bir sıkıntı hissidersen psikolojik kamuflaj yapıyor. benim nezdimde 25-30 dk içinde elinde sıcak torba almak metropol shikaya gelebilir ama bazı çiftler kadrosunda depolarda adil ol mesele bambaşka bir sıkıntı çıkartıyor. yine de teslim eden insanların arkadaşça hal ve tavrı ile gerçekten büyük kolaylık sağladıklarını kabul etmeliyim. o yüzden son bir öneri, sırf susamışlığa hatrına işkence pahal gibi kuytu bir köşeden sipariş verirken sağlık ve soğuk zincir'den hiç vida tutmaz. genel viuç duruşlar memnun yüzük: 30 senem mutlu.
  4. iki taraflı bakmaya çalışıyorum; uygulama süper hızlı, ürünü kapıda buluyorsun ama bazen minik bir ürün gelmediğinde müşteri hizmetleri kuyruğuna düşmek kötü oluyor. yine de dengeli bir değerlendirme yaparsak fırsatı kaçıran kargo değil uygulamanın algoritması.