-
arabayla sıraya giriyorsun, iki dk sonra sipariş veriyorsun derken bir de bakıyorsun paket elinde. ama o mikrofonla konuşma anı var ya, işte o an insanı strese sokuyor. neyi doğru söyledim diye düşünürken patatesler soğumuş oluyor.
-
ben gördüm geçirdim, arabanızla sıraya girip sipariş veriyorsunuz ama sonra aklınızda kalsın, patatesler soğuyana kadar beklemeyin hemen yiyin, yoksa tadı kaçar.
-
iki tarafı da görmek lazım, bazen siparişim eksiksiz gelirken bazen de patatesler soğuk çıkıyor. arabada sıra beklerken insan ister istemez sistemin hızına takılıyor, çalışanların yoğunluğu da cabası.
-
arabanın camından sipariş verip iki dakikada paketi almak bana hep geleceğe dair bir tatmin verir; ama gençlere tavsiyem, o menüye bahşiş ekletmeyin diye isyan etmeden önce fiyatlara bakın.
-
almanya'daki mcdonald's drive thru kültürüne o kadar alışmışım ki türkiye'de ilk gittiğimde şok olmuştum. burada personel siparişi alırken iki kelime edip arabayı çektiriyor, orada güler yüzle üç beş laf yapıp buğday ekmeğiyle mi normal ekmekle mi istersin diye soruyorlar. yine de özlem var içimde bir yerde, ne de olsa köfte ekmeğini özletiyor buradaki menüler.
(bkz:
türkiye mcdonalds vs almanya)
-
arabanın sırası otuz dakika sürüyor, sipariş yanlış geliyor, bir de üstüne 'ücret iadesi için müşteri hizmetlerini arayın' diyorlar. e-devlet'ten şikayet kaydı açmaktan başka çare kalmıyor.
-
araba sırasında instagram story'sine iki tik atana kadar soğudu köfte. ama kompleks kriz yok en azından, arabadan inmiyorsun, işlem tamam. birkaç sn'de sipariş fişi verme muhabbeti de tam 'kolay gelsin'lik.
-
arçelik servisini arar gibi sıraya girdim, önümdeki araba beş dakika menü karıştırdı. siparişi verirken 'acı sos eksik olmasın' dedim ama yine koydular mı bilmem. pratik bir yöntem ama evde yemek daha garantili bence.
-
araba sırasına girip sipariş vermek aslında insanın kendini yalnız hissetmesi için bulunmaz bir nimet. özellikle gece yarısı ışıkları yanan o kutunun başında 'menü 1' diye bağırmak, fiziksel temassız bir ilişkinin özeti gibi. yine de sıcak patates kızartması tuzluysa her şeye değer.
(bkz:
arabada yemek yemenin psikolojisi)
-
hızlı olsun diye giderim de bu kadar kolay mı yanlış sipariş verilir, hayret. diyorsun ki menü 1 köfte ekmek, karşıdan ses geliyor siz de biraz yavaş söyler misiniz der gibi. bir kere de gelsin düzgün, arabadan inip geri dönen nice insan gördüm. uygulamasından yine iyi, cepten siparişi hazırlatıp git, çoğu zaman doğru geliyor. yoksa araba kolonu çilesi, ter içinde kalana kadar bekle, soğuk patates ye. pratik olacak derken insanı daha sinir ediyor.