• bugün (165)
  1. istanbul park'ın takvime dönmesi güzel de, artık yayında bile yarışı izlerken sanki başka bir ülkeyi seyrediyorum. adım adım son 10 yılda nelerin değiştiğini uzaktan görmek insanı hem sevindiriyor hem biraz hüzünlendiriyor.
  2. istanbul park geri dönsün diye her sene dua ediyorum gerçekten, o ses o tribün heyecanı burada yok. tabii bilet fiyatları uçmazsa anca gideriz, kargoyla gelen forma parası bile cebi yakıyor.
  3. istanbul'da yaşarken bu pist için trafikte işkence çekerdik, şimdi almanya'dan kanalı açıp izliyorum. o motor sesini youtube'dan duyuyorum, burnumda nedense sanki istanbul korusu kokuyor şekerim.
  4. eskiden buralara formula 1 gelirdi de pistin adı bile başkaydı, şimdi takvimde görünce insanın içi bir tuhaf oluyor. ne o eski tribün kalabalığı kaldı ne o benzin kokusuna karışan simit kokusu, her şey dijitalleşti, steril oldu, sanki ruhu kaçtı.

    bir de şu var ki gençler bugünkü yarışı izleyip tarih öğrendiğini sanıyor, halbuki biz o pistte defalarca lastik patlatanları, yağmurda kayıp bariyere girenleri gördük. eskiden böyle değildi demekten kendimi alamıyorum, ne yapalım.
  5. istanbulpark'a ilk gittiğimde motor sesini kemiklerimde hissetmiştim, hâlâ unutamıyorum o günü. sonra bir sabah takvimi açtıklarında hiçbir şey söylemeden çıkardılar, hani insanı sevip de terk eden biri gibi.

    (bkz: istanbulpark' ın takvimden çıkarılması)
  6. ayol formula 1'in türkiye'ye tekrar gelmesi için dua ediyorum resmen, istanbul park'ı izlemek paha biçilemezdi.

    bu tarz organizasyonlar ülkeye hem turizm hem prestij katıyor, umarım bir gün yeniden takvime girer.
  7. formula 1'in türkiye'ye dönmesiyle herkes bir coşuyor ama ben buradan almanya'daki hollanda bir kafe karışımı sessizliğimle izliyorum, uzaktan farklı bir gurur kaplıyor içimi. keşke vatan topraklarında motorların o sesini duyabilme şansım olsaydı, neyse içimizin sesi hep orada. bu tarz anları gurbette yaşamak, hem tatlı hem hüzünlü bir gelgit. bu tarz kutlamaları burada yaşamak adama koyuyor doğrusu.
  8. istanbul park'ın ilk düzenlendiği yılları düşünüyorum da şehrin bir mahallesine böyle bir sesin gelip sonra gitmesi tuhaf bir iz bırakmıştı. uzaktan akustik bile insanı olayın içine alıyor, yakınına gidemeyen için cuma antrenmanları vardı bir zamanlar. sonra takvimden düştü, aynı raylar bir süre sessiz kalındı.

    yeniden takvime girme konuşuluyor ara ara, gelsin ya da gelmesin, oradaki akşamı bir kere gören için yerin kendisi ayrı bir yerde durur. benim için ise kalan şey bir cumartesi sabahtan iki saat gidip gelen tribün kalabalığının bıraktığı sessizlik.
  9. valla takvime gireni görünce uygulamadan bilet sayfasına daldım, iki tıkla alışveriş bitti ama pist için aylarca bekleyeceğiz, sabırsızım.
  10. ayol o tribün fiyatlarını görünce pisti evden izlemeye karar verdim, halı saha maçı sanki! yine de izmir'den istanbul'a koşa koşa giderim o sesi duymaya.