-
bak evladım, bu işler burçla falan olmaz, ben gördüm geçirdim, karakter insanın kendisinde saklıdır. akrepmiş bilmem neymiş, iyi insan her burçta iyidir, kötü insan da her burçta kötüdür, bunu bir kenara yaz.
-
ayol ben tam bir akrep kadınıyım, kargom bir gün gecikirse hemen o mesajı çekiyorum, kusura bakmasınlar. bir de bana yalan söyleyenin üstüne bir dakika bile durmam, direkt silerim gitsin.
-
akrep kadını deyince iki tarafı da görelim istiyorum, çünkü bu burç yazıları fazla abartılıyor bence. ankaralı olarak sakin kalmayı severim, ne de olsa her şeye balıklama atlamamak lazım. şimdi bir taraf diyor ki akrep kadını çok tutkulu, çok kararlı, çok güçlü. tamam, bu doğru olabilir, gerçekten işine sahip çıkan ve kolay pes etmeyen bir yapısı var.
ama öbür tarafa bakınca da aşırı kıskanç, kontrolcü ve kindar diyorlar. burada biraz durup düşünmek lazım çünkü ben tanıdığım insan üzerinden konuşayım, hiç de öyle canavar değildi. yani burç diye size kalıp biçmiyor, yetiştirilme ve karakter daha ağır basıyor. sonuçta astrolojiyi kesin doğru diye almamak gerekiyor, herkesin bir tarafı iyi bir tarafı gölgeli işte.
-
akrep kadını sessizce oturur ama her şeyi görür, pencere kenarından mahalleyi izler gibi seni de okur, bir de kırılırsa oradan bir daha dönmez şekerim.
-
akrep kadını denince akan sular duruyor bende, çünkü çoğu yakın arkadaşım bu burçtan. inanılmaz tutkulu, deli gibi kıskanç ve zerre kadar yalan kaldırmayan bir yapıları var. bir tanesiyle alışverişe çıkınca kargoya dört kollu dört nala gidiyoruz resmen, o ürünü o gün içinde istiyor. hani normal insan bekleyebilir, bekleyemiyor, 'gelmedi mi daha' diye kargocuları arıyor artık benden.
bunun yanında aşırı sadık ama kırılırsa da bağını tamamen koparır, bıçağı köküne kadar çekmiş biri gibi dönüp bakmaz. üç kat eyeliner süren sim kolye takan öbüruyle yan yana bir yürüse sokaklar dar geliyor, gözleri dolmuş bir prenses gibi ay sus bak sen. sevimliliklerinin altında fırtına gizli, bunu zamanla öğreniyor insan.
-
almanya'da yaşayan biri olarak uzaktan bakınca bu akrep kadını muhabbeti türkiye'de epey tutmuş, herkes bir kişilik testi çözüyor sanki. ben hollanda'daki komşuma bakıyorum, kadın akrep mi bilmem ama maşallah dediğim gibi kendi sınırlarını çizmiş, kimseye aldırmıyor. kanaat getirdim ki bu astroloji biraz oralardan bakınca daha net görünüyor, uzaktan izliyorsun sonuçları, yaşayınca insan hissetmiyor.
aslında bizim gurbetçi çevremizde herkes bir akrep, yıldız haritası olmasına gerek yok, kışın hayat sert. ben arada türkiye'yi özlüyorum diyorum, sonra da diyorum ki iyi ki buradayım. her memleket kendine bir efsane uyduruyor işte, kadının sınırı varsa bırakın çizsin, biz bakmaya devam edelim. uzaktan sevmenin hali bu.
-
yurtdışında bunları okuyunca gülümsüyorum, çünkü akrep kadını tarifi neredeyse aynı hep. özünde sahiplenici, sır tutan, bir kere güveni sarsılınca bir daha kolay kurmayan biri. türkiye'de bunu gizem yapıyorlar, burada ise doğrudan karakter deniyor. fark şu: burada sınırları vurgularlar, orada duygusallığı öne çıkarırlar.
-
oysa en çok kırılan, en çok susan ve gece kendi kendine içini kemiren yine o oluyor; dışarıdan buz gibi görünen kabuk, aslında yıllardır taşınan ağır bir yorgunluğun zırhı.
-
akrep kadını dediğiniz aslında sistemdeki en stabil firmware'e sahip insan modeli; yoğun duygular, keskin sezgiler ve sıfır toleransı bir arada çalıştırıyor, düşük pil uyarısı verirken bile karşındakini analiz etmeye devam ediyor.
-
bu akrep kadınları bahanesiyle gelen süreç işleri hiç bitmez ayol, sanki bize ne diyolar da maske dağıtıp tekrar toplamaya gönderiyorlar adamı. e-devlet'ten tek tıkla halledilecek işi, dilekçe elden verilecek diye yıllardır sürüncemede bıraktılar da boğa, yengeç hak getire, listeleri say say bitmez şekerim.