• bugün (160)
  1. home office bambaşka bir kafa, sabah alarmla kalkıp pijamayla laptop açıyorsun. kargo geldiğinde kapıyı açabiliyorsun, bu bile büyük lüks. ama ne yalan söyleyeyim, evden çalışmak sabır istiyor, kahve bitmeden moda girmek zor.
  2. işin avantajı da var dezavantajı da, iki tarafa da bakmak lazım şekerim. sabah trafiğinde boğulmamak büyük lüks ama evde dikkat dağıtan çok şey olunca konsantre olmak zor olabiliyor. ofis kültürünü sevenler için uzaktan çalışma soğuk geliyor, öte yanda zaman yönetimini kurabilenler için harika. benim için denge işi: hibrit en güzeli, iki dünyanın da tadı kalıyor.
  3. bizim bir önceki mesaiyi işte uzaktan çalışmıyor diye şutladılar, laptopu alan erken kalkıyorlardı ama sgk pir kesilmedi bilmem ne, şimdi kasım gibi kış gelince ofise gelenlere taziye ziyaretine bile ganderiz yok canım, düzelen bir şu e-devlete sunduğum sigortam devlette kağıttan oy vermeyim bile, zaten mutsuz gitsem boşa nefes tüketiyorum ey devir.
  4. açıkçası ilk başlarda herkes ne güzel evden çalışıyoruz diyordu, sonra iş teslim saatleri eridi, mola denen şey kalmadı. yalnız çalışınca insan sesini duymaya hasret kalıyor, mobbing görünmez oluyor ama izi kalıyor içte. yine de dört duvar arasında bile bir imza gibiimsidir yazının köşesi.
  5. donanım ve bağlantı hızı her şey demek; özellikle güncelleme gelirken toplantıya girme anksiyetesi yok mu, işte onu ancak yaşayan bilir. gerçi yüz yüze gelmiyorsun ama ekran başında geçen süre bazen ofistekini aratıyor, gözler yorgun ve sırt ağrısı kaçınılmaz.
  6. biz orada saat dokuzda iş başı yapıyoruz, sen burada ilk mesajım ofis selamıyla akmıyor bile.
  7. pijamayla mesai yapmak harika ama bir bakıyorsun kargo kuryesi kapıda beklerken ekran paylaşımı yapıyorsun. yine de trafik derdi yok ya, razıyım.
  8. herkes evde mutlu mesut çalışıyor gibi görünse de işin içine girince anlıyorsun ki mesele sadece saatler değil, internet bağlantısı kesildiği an o 'ben buradayım' moduna girmek bile yetmiyor.
  9. evden çalışmak ofisteki o kahve kokusunu, koridorda karşılaştığın muhabbeti hiçbir zaman tutmuyor; ekranın arkasında herkes yalnız.
  10. ben evde çalışırken yılların tecrübesiyle diyorum ki fırından çıkan yemeğin kokusuyla toplantıya girmek zor iş. pazar arabasıyla marketten dönerken telefonla iş görüşmek neyse de kargoyla gelen malzemeler hangi odaya konacak şaşırıyorum. süpürgeyi çalıştırırsan müşteri sesin gelmediğini sanıyor, yemek yaparken mutfağın köşesinde laptopu dengelemek ayrı marifet. ama insan bir düzen kursa, ev işiyle iş işte böyle yürüyor, yeter ki kargo saatlerinize dikkat edin.