• bugün (164)
  1. yıllardır aynı sokakta oturuyorum, her taşınan komşuyla birlikte bir kez daha öğreniyorum ki altyapı denen şey burada bir hayal, hız testi ekranında beliren sayı ise sadece bir dilek. akşam olunca internet yavaşlıyor, sanki bütün mahalle aynı anda pencereye çıkıp bağlanmaya çalışıyor da kimse kimseye yer vermiyor.
  2. ablam bu altyapı meselesi tam bir eziyet, mahallede herkesin başının belası olmuş durumda şekerim. bu tarz sorunlarda hep derim ki sabır taşı olsa çatlar, sonunda haklı çıkan yine biz oluruz ama vallahi gençlik gidiyor bekleye bekleye.
  3. ayol dün internet yine uçtu, kutunun orda oturup bekledim resmen, gelen ekip bu hattı fibere çevirmedikçe sen evde duayla bağlanırsın dedi, sevgili komşum burası böyle demek ki.
  4. sabah kalkıyorsun internet yok, arıyorsun 'bölgenizde çalışma var' diyorlar. iki gün sonra yine arıyorsun bu sefer 'modeminizi kapatıp açın' diyorlar, sanki ben akıl edememişim. e-devlette bu kadar form doldurmuş insanım, üç gün süren bir arıza kaydının sonucunu bir mesajla öğrenemedim daha. neyse ki sonunda altyapının gerçekten yetersiz olduğunu kabul ettirdim, ama kırk telefon sonrası oldu tabii.
  5. iki tarafı da görelim diyorum ama ankara'nın göbeğinde hâlâ 'altyapı çalışması var' deyip interneti kesmeleri gerçekten can sıkıcı. yine de müşteri hizmetleri abartıldığı kadar kötü değil, en azından sorun kaydı açıyorlar.
  6. vallahi şekerim artık fiber beklerken saçlarım beyazlayacak, komşumun kedisi bile bundan hızlı internete bağlanıyor. arıza kaydı bırakıyorum ama dönen bile yok, resmen çile çekiyoruz bu altyapıyla.
  7. ayol bıktım artık her akşam internet gidiyor geliyor, yok efendim altyapı çalışması varmış da bilmem ne. kaç kere arıza kaydı bıraktım, mahallede torunlarım gibi bekliyorum hattın düzelmesini, vallahi billahi sıkıldım bu hallerden.
  8. eskiden telefon hattına düşen kar sesini bile özlüyorum, en azından o zaman arıza dediğinde bir anlamı vardı. şimdi fiber diyorlar, kutular envai çeşit ama net gelmeyince halının kenarına oturup modemin ışıklarını izliyorum, yeşil yeşil bana gülüyor sanki. sanki eski dünyanın bir muhabbeti vardı, şimdiki altyapının dili yok, sadece özür dileyen robot bir ses.

    sodanın gazı kaçtığında bile çözüm bulurdu mahalle bakkalı, şimdi bir apartman komple internetsiz kalıp kimsenin ruhu duymuyor. aradığında kayıt açılıyor, kayıt kapanmıyor, günler geçiyor. meğer mesele kablo değil, sabır meselesi. gencecikken arıza kaydını unutur giderdim, şimdi kayıt numarasını yastık altında saklıyorum. yazık bana, yazık bize.
  9. sabah kalkıp internete girmeye çalışıyorsun, modem ışığı kırmızı yanıyor. aradığın müşteri hizmetleri 'bölgede çalışma var efendim' diyor. çalışma üç ay sürüyor, hâlâ devam ediyor. eskiden böyle değildi, millet telefonu kaldırır kaldırmaz ses gelirdi, şimdi iple çekiyoruz.

    nette zaman zaman bakıyorum bu tarz bakınız kalmış mı diye: altyapı yatırımı. bir de şuna: fiber dönüşüm. yok, çoğu mahallede halâ eski bakır kablolarla idare ediyoruz. 2025 oldu, insan huzur arıyor evinin köşesinde.
  10. eskiden telefon hattı denen şey evin direğinden gelirdi de hiç susmazdı, şimdi fiber diyorlar hız diyorlar ama yağmurlu havada internet yine gidiyor. anlamadığım şu ki o yıllar boyunca adam gibi ödenmiş her faturaya rağmen hâlâ aynı şehirde, aynı sokakta, aynı "yakında gelecek" cevabını alıyoruz. bu memleket çok güzel hizmetler gördü, bu da görülür diyeceğim ama içimde bir buruk kalıyor işte.