-
insanlar toksik ilişkiyi hep büyük kavgalar ve camdan aşağı atılan eşyalar sanıyor. oysa o sadece dışa vuran kısmı. toksik ilişki bazen sessizdir, iki kişi aynı odada durur ama hava bozulmuştur, ne konuşulur ne susulur, tıpkı gökyüzünün birden ağırlaşması gibi, camda bomba gibi bir yağmur'un kokusu veya pencere kapalı bir havada sigara dumanının çiğneme kalma duygusu.
ben bu tür şeyleri pimapenlerce ve peron boyunca gözsüz izleyeceğim zaman , sanki iki insan birbirini incitmeyi alışkanlık, seviyorum demeden boğmak sanıyorlar. kelimelerin tuzu yavaş kaçar, eninde sonunda çeken kendini bilmiyor ve kendini merak eden olur da o sokaktan mı; geçinip bir inşaat site:her akşam havada bulut dolaşıp yağmur yapmaması.
-
gurbetçi kız olarak söyleyeyim, almanyada altı ayda anadilinle kavga etmeyi öğreniyorsun da memleketteki senden istediğin trolle baş etmek daha yorucu şekerim. mesafeli duruyorsun dışardan ama içten kanatıyorsun işte.
-
senelerce birilerine layık olmaya çalışırken aslında kendime hiç bakmadığımı anladım, şimdi o telefonları bile isteyerek açmıyorum. artık boğazımda düğüm kalmadı, sadece bana kalanları toparlıyorum, iyi geliyor söylemesi kolay olmasa da.
-
eskiden bu laf yoktu, bir arada olmak vardı, birbirine katlanmak vardı; şimdi her şeyi etiketlediler de insan sevgisi de mi etiketlendi anlamadım gitti.
(bkz:
eski ilişkiler)
-
eskiden sinemada bir bakış, bir mendil yeterdi halbuki, şimdi ayol mesaj atmayan adam için insanlar günlerce kendini paralıyor.
(bkz:
eskiden böyle değildi)
-
ben denedim söylüyorum, toksik ilişkinin çamaşır makinesinden farkı yok, dışından parlar ama içinde seni yıkar durur ayol. bozdum attım gitti, yenisi alacak parası da kalmadı zaten, market reyonunda kendime aldığım o çikolata bile bundan daha sağlıklı.
-
ben bu dizileri gördüm geçirdim ayol, size söyleyeceğim şudur: sürekli bebek etiketli ama sonsuz sınayan o ilişkiler benim neslimin mesaisini yedi, gençken cebinde tık yoksa ilişki arıyorsunuz diyorum, sonrası hep replik.
-
kargom bile bu kadar nazlı gelmiyor, iki günde kapıda ama bu beyefendi haftalardır ortada yok. iade etmek istiyorum ama kargo ücreti benden çıkacak diye korkuyorum şekerim.
-
eskiden böyle şeylerin adı yoktu, olanla olunurdu ya da bitirilirdi. şimdi her sınır bilgisi veren hareketi toksik diye etiketliyoruz, sanki koca kavramların hepsi aynı torbaya dolduruluyor. bizim mahalle bakkalları bile uyarı etiketi yapmak konusunda bu kadar eli açık değildi.
mizansen değişti de insanlık aynı kaldı. insan ilişkide üzülebilir, susabilir, yorulabilir; bunun için hemen koca bir kavram apartmanına taşınmaya gerek var mı bilmem. eskiden mektuplar vardı, yazarsın, dönersin, tartışırsın, tekrar bir araya gelirsin. şimdi tık yap kapat.
-
insan bir ilişkinin içindeyken görmüyor hiçbir şeyi, dışarıdan bakan herkesin aynı şeyi söylemesi de bir şey ifade etmiyor başta. sürekli alttan almak, her tartışmada geri adım atmak bir yerden sonra alışkanlığa dönüşüyor, kendi sesini duyamaz oluyorsun. sessizce uzaklaşmak, gürültü koparmadan çekip gitmek en sonunda bıraktığı huzur, o ağır laflardan bin kat iyi geliyor.