• bugün (159)
  1. pencereden dışarı bakarken bile içinden çıkılması ne zor olduğunu düşündüğüm, o karşı komşunun her akşam aynı kavgayı tekrarladığı daire gibi bir şey; insan biliyor zarar verdiğini ama ışık sönene kadar izlemeye devam ediyor.
  2. eskiden sinemada aşk filmleri iki saatte biter ve bize ders olurdu, şimdi millet yıllarca süründüğü o zehirli hikâyeyi mecbur kalıp yaşıyor, yazık ayrıca da çok yazık.

    (bkz: modern ilişkiler)
  3. e-devlette kapı kapı dolaşıp halledemediğin işi bir dilekçeyle çözersin de şu toksik ilişkilerde tek imza yetmiyor, sürekli bir süreç takibi, sürekli bir stres. gençlere tavsiyem olsun, faturaları barkodu takip eder gibi ilişki de takip edilmez ama edilir, ben size didim.
  4. kendi çevremden de biliyorum, bu toksik ilişki lafı öyle havada dolaşan bir söz değil, insanın dibine kadar yaşadığı bir şey. kadıncağız sürekli alttan alıyor, sonra bir bakıyorsun bir kenara oturmuş elleri titriyor. sanki çamaşır makinesinin ayarı bozulmuş, o kadar dengesiz bir hâl.

    ben denedim, çevremdeki iki kişi üzerinde gördüm, söylüyorum: işin içine gireni de çekiyor bu döngü. karşı taraf hiç değişmiyor. en sonunda sen ya tamamen bırakacaksın ya da o seni bıraktı derken sen yine kalacaksın. sökülüp atılması lazım bazen, yoksa ömrünü yiyor.
  5. toksik ilişki dediğin şey, kargosu bir türlü gelmeyen sipariş gibi ayol, bekliyorsun bekliyorsun ama hâlâ ortada yok.

    izmir'de 3 günde gelen kargo, bu ilişkide 3 sene oldu hâlâ yolda. bir de sürekli "sen suçlusun" diyor, ben müşteri hizmetlerini bile bu kadar aramadım. gerçekten bu tarz insanlarla uğraşmak kozmetik indirimi kovalamaktan yorucu.
  6. bir bilgisayar virüsü gibi, sistemi yavaş yavaş ele geçiriyor, tüm kaynaklarını tüketiyor. iyi haber şu ki antivirüs programı gibi davranıp kendini izole edebilirsin; tabii önce sistemini formatlamayı göze almalısın.
  7. e-devlet'e girsem boşananların sayısı fazla, bu toksik ilişki denen şeyde de anlamadığım dertler kol geziyor. bir proje takip etmeye benzemiyor, ya sabır ya tecil edip sistemden düşmek lazım.
  8. gençler birbirinize iyi bakın, sizi sürekli eleştirip küçümseyen insanlar aslında kendi yaralarını sarmaya çalışıyor. gün geliyor geçmişin kamburuyla yaşamaktan yoruluyorsunuz ama dönüp bakınca o çektiğiniz dertler size çok şey öğretiyor.