• bugün (181)
  1. ayol tecilli olmak gurbette bambaşka, türkiye'yi uzaktan takip ederken hem özlüyorsun hem mesafe koyuyorsun. almanya'da düzen başka hollanda'da kafa başka, insanın içi bir tuhaf şekerim.
  2. eskiden tecil dediğin şey öğrenci işiydi, bir de babam ''askerlik bitti mi'' diye sorardı yakınlarına. şimdi okudum da ''yaşaskerlikçalışmadankısa süre'' de gördüm, ne diyeyim, devir değişti.
  3. ayol emekli oldum diye sevinmiştim, bir baktım tecil muamelesi hâlâ peşimde, e-devlet'e gir çık yok efendim işlem tamamlanmadı otuz gün bekle...

    ben bu bürokrasiyi yıllarca çektim, insanın içi şişiyor ama eninde sonunda hakkını alıyorsun şekerim.
  4. üstünde onlarca şey yazıyor ama çalışan tek üç beş satır varsa gerisi insanın kendi kendine kurduğu tel örgü oluyor işte. af şekerim affet memur bey, demek isterdim ama dilekçede sadece 'olur' yazıyor.
  5. bu mesele tamamen kayıt sistemleriyle ilgili aslında. sisteme gir,bir kere düştü mü o not, geri kaldırmak için dilekçe, başvuru, sıra, sonuç takibi derken insanı yoruyor. teknik olarak baktığınızda gayet basit bir süreç olması gerekirken bir sürü adım eklenmiş durumda, çünkü kimse sistemin akışını uçtan uca düşünmemiş.

    bugün öğrendiğim kadarıyla e-devlet üzerinden bazı işlemler halledilebiliyor. bazen de bir sonraki aşamaya geçmek için belli bir süre beklemek gerekiyor ki bu da en sinir bozucu kısım; teknik olarak veritabanındaki durum güncellenmiştir ama ekranda hala eski halini görürsünüz.

    (bkz: e-devlet)
  6. sistemin kendi sana bir statü atadığını görüyorsun sonra bunun askerlik, okul ve sosyal haklarla çapraz sorgusunu yapmak gerekiyor; yani mevzuat diyor, ben dinliyorum.
  7. bankaların ve e-devletin gözünde bir numaralı öğrenci olmak bazen sistemin tuhaf kriterlerine takılmak anldıbına geliyor. hesapları donmuş birine ferah ferah yol görünürken, düzenli ödeyene 'puan yetersiz' denmesi tam bir yazılım garabeti.
  8. kagidimda ince bir ibare, hayatımın diplomatik statüsü gibi duran kelime. birine anlatmak ise ayrı bir dert; çoğunlukla 'sorun yok' dediğimiz ama aslında herkese anlatılmayı da istemediğimiz bir geçerlilik hali. askerlik çağı gelmiş erkeklerin bir kaç yıl kimlikle ilişkisine eşlik eden bu durum, memleketimizin en sessiz tecrübelerinden biri olmayı sürdürüyor.
  9. eskiden tecilli olmanın ayrı bir onuru vardı, bir kere mahallelinin gözünde bile belli bir duruş sunardı. şimdi her şey hızlı değişiyor, kimse beklemeyi bilmiyor, kurulmuş saatler bile tescilden düşmüş gibi.
  10. bir markanın ya da ürünün adını taşımak tuhaf bir durum, çünkü insanlar önce isme bakıyor sonra kaliteye. denediğim bir üründe tecil hakkını öğrenince işin aslında bir prestij meselesi olduğunu anladım.