-
kagidimda ince bir ibare, hayatımın diplomatik statüsü gibi duran kelime. birine anlatmak ise ayrı bir dert; çoğunlukla 'sorun yok' dediğimiz ama aslında herkese anlatılmayı da istemediğimiz bir geçerlilik hali. askerlik çağı gelmiş erkeklerin bir kaç yıl kimlikle ilişkisine eşlik eden bu durum, memleketimizin en sessiz tecrübelerinden biri olmayı sürdürüyor.
-
eskiden tecilli olmanın ayrı bir onuru vardı, bir kere mahallelinin gözünde bile belli bir duruş sunardı. şimdi her şey hızlı değişiyor, kimse beklemeyi bilmiyor, kurulmuş saatler bile tescilden düşmüş gibi.
-
bir markanın ya da ürünün adını taşımak tuhaf bir durum, çünkü insanlar önce isme bakıyor sonra kaliteye. denediğim bir üründe tecil hakkını öğrenince işin aslında bir prestij meselesi olduğunu anladım.
-
tecilli olmak bir nevi ertelemek, beklemek gibi. benim için biraz yarım kalma hissi var. neyse iyi tarafından bakalım, her şeyin bir zamanı var. bu sürede kendine yatırım yaparsın, farklı şeyler denerim. birgün karar verirsin başlarsın, önemli olan acele etmemek. tecil işte, hayatın akışına bırakmak. sonra zaten ne zaman dolacağı belli.
-
ne kadar konuşulur anlatılır bilmem ama insan bir süre sonra içindeki hesaplaşmayı bile kendine dert edemiyor.
-
evdeki buzdolabı üç kez arızalandı, hep tecilli garanti kapsamında yaptırdım; ama kargo ile parça gelmesini beklemek ayrı bir sabır işi. bir de servisi arayıp saatlerce hikâye anlatmak var ki, o ayrı bir tecrübe.
-
tecilli olmak, doğru dürüst tescil edilmemiş bir şeyin sahibi gibi görünüp aslında hiçbir şeyin sahibi olmamak gibi bir şey. yani bazen online alışverişte kargom bir türlü gelmez, bir bakarsın on beş gün boyunca 'dağıtıma çıktı' yazar. o an o kargonun tecilli olduğunu düşünürüm, ama birileri çıkıp benimle dalga geçer aslında. velhasıl, tecilli olmak bir yere kadar fena değil ama sonrası gerçekten yorucu. hemen bir tadilata dönüşsun şu işler
-
hayatımın özeti resmen. her işimiz tecil ediyor, edecek de. ben de artık sabırla bekliyorum, yapacak bir şey yok.
-
tecilli olmak eskiden cebinde vesika taşımak gibiydi, askere hemen giderim diye başvuru yaparken nicin bu kadar öznenediğimizi biz de bilmiyorduk. şimdi bir de yaş tutar beklemiyorsun, 'tecilli kalmak' kişiliğin bile parçası oluyor.
-
iş yerinde bir şey sorulunca anında cevap vermek yerine üç gün düşünüp sonra da unutmak. bu durum hayatımın genel akışına da sinmiş durumda, öyle ki kendi isteklerimi bile erteliyorum.