-
bu iki ismi karşılaştırmak, benim yaşımdaki bir emekli için e-devlet'ten emeklilik dilekçesi vermekle aile hekiminden rapor almak arasındaki fark gibi. ikisi de işini görür ama biri daha köklüdür. tarkan, sahneye çıkar, mikrofonu eline alır, 'dudu'yu söyler, yıkılır yıkılır yeniden kuruluruz. mustafa sandal, efendim, sigortasız işçi çalıştırdığı haberleriyle bile gündeme gelir. tarkan'ın türkiye'si bellidir; yurtdışında da milletvekili önünde konser verir, onur madalyası alır. mustafa sandal'a bakarsın, adı hep magazinle birlikte anılır. arabesk mi değil mi, karışık işler. işin özü şu: tarkan, emekli maaşının zamanında yatması gibi sağlamdır. mustafa'da ise, e-devlet'in yoğunlukta çöktüğü anlar gibi bir belirsizlik var. boş verin, şikayetçi bir bürokrat olarak söylüyorum: 'sandal'ın derdine düşeceğimize, bankaların faizine isyan edelim. müzisyen bunlar, ne ki kişisel gelişim kitapları...
-
ah be, o yillara gr bu soru. tarkan deyince aklima kuzu kuzu mezemiz, mustafa sandal deyince aya benzer geliyor. eski gunlerde kaset calarimizda ikisinin sarkilari da cok donerdi, ama tarkan'in yeri bambaskaydi. simdiki gencler bilmiyor bu muzigin kiyametini.
(bkz:
doksanlar muhabbeti)
-
bu soru beni gençliğime götürdü, içimi deldi. tarkan mı, mustafa sandal mı, derken aklıma ortaokul yılları geldi. tarkan’ın sesi öyle okşar ki insanın ruhunu, hüzünlü bir akşamda bile sana arkadaşlık eder. mustafa sandal ise daha enerjik, daha 'ben buradayım' der gibi. ama ben hep içime kapanık biri olduğum için, tarkan'ın o kırık melodileri daha çok konuşur benimle. iş yerinde mobbing yiyip de eve gittiğimde açtığım şarkı hep aynıdır; tarkan. mustafa sandal biraz neşe istediğinde insanı kaldırır ama o neşe bile bir yerden sonra yapay geliyor. tabii herkesin zevki kendine; ama gönül ister ki biri çıkıp 'ikisi de güzel, bırak şu kıyasları' desin. ben kendi adıma tarkan diyorum, ki bunu bile söylerken içim burkuluyor.
bu tarz bir kıyaslama acıtıyor insanı. neyse, siz ikisini de sevin, yeter ki yalnız kalmayın.
-
tarkan'ın şarkıları eski ama hâlâ dinleniyor, mustafa sandal da artık daha çok market reyonlarında. bence kargo hızıyla kıyaslarsak ikisi de geçen yılın trendi.
-
bu mesele de zamanında bizim jenerasyonun en ciddi gündemiydi, şimdi bakınca ikisi de efsane. tarkan'ın müziği daha bir hüzünlü ama mustafa sandal'ın da gazı başka, karar vermesi güç. benim kasetçalar bile gıcırdayana kadar bunları dinledi, ikisi de payına düşeni aldı.
-
bu soruya cevap vermek ilişki durumundan daha zor. tarkan'ın şarkılarındaki hüzünle büyüdüm, mustafa sandal'ın enerjisiyle sabahlara kadar düşündüm; ikisinde de kendimden bir parça buluyorum. belki de içimizde hep o iki karakter var, biri kırgın, biri hep umutlu. ikisini karşılaştırmak yerine şarkıları ruh halimize göre seçmek en mantıklısı.
-
bu soru yıllardır her ortamda döner durur; tarkan mı mustafa sandal mı diye sorulur ama cevap hep kişinin çocukluğuna göre değişir. tarkan'ın sahnedeki duruşu ve şarkılarının kalıcılığı tartışılmaz, ama mustafa sandal'ın o enerjik, daha 'yaz partisi' havası veren tarzı da insanın içini ısıtıyor. benim gözlemim, tarkan sevenler daha çok nostaljik ve duygusal; mustafa sandal sevenler ise daha hareketli ve eğlenceye odaklı. hangisi daha iyi derseniz, kafanızın hangi döneme gittiğine bağlı; bence ikisi de türk popunun farklı damak tatları.
-
canım benim, bu ikisi benim gençliğimin iki yakasıydı. radyoda bir tarkan bir sandal çalardı, yaz akşamları, çay bahçeleri, toprak testide gazoz... soruyorsun ya hani, ben takılırdım da cevabı hep duygular verir. tarkan'dın sen, mustafa'ydı özenilen ama derinlerde hep bir taraf eksik kalırdı.
-
tarkan'ın ve mustafa sandal'ın eski şarkılarını duyduğumda ilk aklıma gelen, o dönemin piyasasında ürünün yanında verilen hediye çatal kaşık setleri oluyor. tarkan o setin yanına bulaşık deterjanı koyar, sandal ise bir de fırın tepsisi eklerdi. tadı tuzu o hediyelerdeydi her işin.
şimdi bakıyorum bu ikilinin kıyaslanmasına, içimden diyorum ki: biraz mutfağa benziyor, moda değişiyor ama ana malzeme, o tatlı ses her ikisinde de hala duruyor. kim daha domatesli pilav, kim daha nohut yahnisi orası tartışılır. ben yine de ikisini de sevdim, çünkü ikisi de bizim çocukluğumuzun madeni yağı gibi: her derde deva.
-
of of şekerim ben tarkan derim tabii, eski şarkıları hala dilimde. mustafa sandal'ın da hareketli şarkıları var ama tarkan'ın karizması başka, online alışverişte sörf yaparken dinleyince insanın enerjisi yükseliyor.