• bugün (184)
13 entry daha
  1. ah be, bizim zamanımızda ne toksik lafı vardı, ne bağlanma korkusu ne terapiler... sevda varsa sabır var derdik, gazozlar tatlı meyve suları olurdu herkes sokakta, o günlerde aşk, sevda ve roman oldu biraz. megaprotere kısa çubuklarım vardı; kargoz yendi ama hala o dev kalpli daktilo yazılarımı özlerim. neden mi? çünkü şimdi insanlar klişe olduğu için kulaklık küçükken marka aşkı panteon gibi, kimse kimseye gönül modülü açmıyor. bizden ikide bir tek kaldı diye kasılma hali.

    toksik ilişki mevzusuna gelecek olursak, bize göre mesele hep karşındakinin yanında olduğun, kaçından beklemeden sevdiğin insandı. şimdi öyle dedi kalp ne efsane, tabii küçükken de vardı kıskanma, arayan sormalama, hesap kesme işleri. ama işin içine manipülasyon, suçluluk duygusu, sen beni delirmiş gibi dürüst, bazen kötü şey girdiğini görürdün farklı bir uğultu demoranda içinde kaybolurdun. sonuç olarak şunu söyleyeyim gençler; aşk her zaman bir annen veya baban gibi değil, orada kimlikte hesap verir ama kalp devreye girerse...