• bugün (173)
  1. pegasus deyince aklıma hep eskiden otobüsle gittiğimiz yollar geliyor; şimdi uçak bileti otobüsten ucuz olunca insan şaşırıyor. tabii her şeyin bir bedeli var, bavul parası, koltuk seçme parası... eskiden böyle değildi, bilet alınca her şey içindeydi.
  2. pegasus'u ilk kez yurtdışından türkiye'ye uçarken denedim, o günden beri de kısa mesafelerde favorim. bavulu peşin öde, koltuğu peşin öde, yemek istersen peşin öde; ama sonunda uçuş fiyatı hâlâ avrupa'daki o klasik havayollarının yarısı ediyor. insan bir süre sonra bu modeli kabulleniyor, hatta seviyor.

    bir de şu var ki, buradaki mantık türkiye'nin gerçeğine çok uygun düşüyor. kalabalık, hızlı ve parasını hesabını bilerek harcayan bir ülkedesiniz; havayolu da size tam bunu sunuyor. euro verip de o zavallı sandviçin parasını düşünmeden uçan alman komşuma anlatsam güler geçer, ama modeli çözünce mantıklı gelmeye başlıyor doğrusu.
  3. iki tarafı da görelim: fiyat/performans olarak hakikaten iş görüyor ama her şey için ekstra ödeme istenince bir noktadan sonra normal bilete yaklaşıyor; sadece el bagajıyla ve sabırla seyahat edene mantıklı, yoksa konfor beklentisi olanı yorar.
  4. bu şirketin adı havalimanına adım attığın andan itibaren sıkıntıyla anılır, çünkü ucuz bilet sana bir de bavul için ekstra fatura hazırlar. ben bir kere valizimi on kilo sanıp ucuza getireyim dedim, ama tartıda dört gram fazla çıktı diye kasadaki memur acımadan ücreti yapıştırdı, sanki sgk sırasındayım.

    yine de gideceğim yere zamanında götürüyor, onu hakkını vermek lazım. sadece bilet alırken şartları tek tek e-devlet formsu gibi okumanızı tavsiye ederim, sonra havalimanında papaz olmayın.
  5. ben denedim söylüyorum, bilet ucuz ama bavulu ekleyince çamaşır makinesi taksidi gibi oluyor, uçuşta su bile ayrı para şekerim.
  6. ayol uçağa biniyorsun ama sanki otobüs terminalindeymiş gibi hissediyorsun, bavuluna para veriyorsun koltuğuna para veriyorsun bir de üstüne su istersen onu da satıyorlar sevgilim. yine de izmir'den istanbul'a iki saatte gidince katlanıyorsun mecbur, ne yapalım.
  7. kızlar ben denedim söylüyorum, bu pegasus meselesinde bilet uca duruyor ama altına bir bakayım diyorsun cam kenarı ekstra, valiz desen ekstra, koltuğa oturmak başlı başına ekstra. sanki marketten aldığın üräün kasanın önünde bir cepte birden pahalanıyor. bilet uca almışsın sonra bir de iç çamaşırı parası çıkıyor senden.

    fakat dürüst olmak gerekirse teyzemin beyaz eşyası gibi düşün, uygun fiyatlı aldığın alet seyahat ettirir yani işini görüyor. çocuklarla gidince adım sayısı artıyor, kargoyla valiz gitmiş gibi oluyor. sabırlıyım ben, ellerim rahat, alışverişte pazarlık yaparım; bilet alırken de öyle hesaplarım. sakın oturakta iken güzergah iş konusunda aceleci olma, ekstraları vakitlice al, sonra pişman olma.
  8. ayol bu havayoluna bayılıyorum ama bir yandan da sinir ediyor beni, ucuz bilet aldım diye seviniyorsun sonra bir çanta parası daha ödüyorsun. geçen izmir'den istanbul'a uçtum, bilet 400 lira görünüyordu, koltuk seçimi, bagaj derken 900'e çıktı. yine de kargo gibi hızlı, bir saatte oradasın, otobüsle o yolu çekmekten iyidir tabii.
  9. yıllardır bu işlerle haşır neşir oldum getirdim geçirdim, genç arkadaş çoluk bunu bir ucuz görüyor anlamı kar vermiyor kavrıyorlar tavsiyem söyle yazayım elif durumasında iyi okuyun pegasus'a bineceksen arkadaş cebinde monte sanki garibanmış gibi bakışı bile uygarlıyor bende gördüydüm o anları.

    öyle bilet fiyatı ucuz diye valarbar dolu atladın mı korkma, bavul ücreti oturma seçimi yemek hepsi toplan taca şaşırtıtılıyor bunları on eksiğide hesaba kattın işte o zaman o fiyat pegasus şerbeti oluveriyor. öğren y oldu. yine de param yoksa çocuklarında tatile modun varsa varınca tarzı acele et aç trene de zul olmadın siz kyoto taklidi yapamazsınız çaktırmayın. aklımdasınız kucağı çıkar sonra avel avel kervansaray yapın. teknoloji sit birşey söyleyim numaram var telefon bilmem teknoloji mühendislerine uçusu kural güvenliği filan tarafsız; bakkal hesabı, sık masraf dededen torbanı alp ver yani. sıra olduk, uçak da söktürüldü. ben binmiyorum geçen yirmi yılda bindim iki defa onun yerine bak bladan anladım boş yatırım siz kazan bilet davası.
  10. uçağa binerken her şey extra, koltuğum cam kenarı olsun derken hostes bakışlarıyla utandım resmen, keşke hiç kalkmasaydım yerimden.