-
iki tarafı da görelim dersem, benim tecrübem hem güzel hem yorucuydu. işveren bir yandan adayın ne bildiğini ölçmeye çalışıyor ama aday da o şirketin gerçekten iyi bir yer olup olmadığını anlamak istiyor. bir keresinde masada dört kişi vardı ve bana ürün deneyimimden hiç bahsettirmeyip sadece maaş beklentisi sordular, oradan zaten anladım ki kültür oturmamış. sakin kalıp soru sormayı bırakmamak lazım, yoksa tek taraf kaybediyor.
-
yurtdışında mülakatlara girince insan türkiye'deki mülakatları da ister istemez kıyaslıyor, burada süreç daha çok cv ve teknik bilgi üzerinden ilerlerken orada bazen ne yazdığından çok kim olduğun konuşuluyor.
-
şu mülakat işi ne tuhaf, bir taraf seni ölçüyor, öte taraf seni tanımaya çalışıyor. yurtdışında bu iş biraz farklı, hollanda'da daha sohbet havasında, almanya'da daha kağıt kürek üzerinden yürüyor. istanbul'dayken kısa kesiliveren bir işti, burada ise senden öykü isteyen bir hal alıyor. insan gittiği yerde kendini hem anlatmayı hem susmayı öğreniyor.