-
köpek eğitimi dediğimiz şey aslında köpeği değil, kendimizi eğitmekmiş; onlar bizim sabrımızı test ediyor, biz de mamaları cebimize koyup 'otur' diyoruz. şehirde köpek yetiştirmek ayrı dert, apartman komşuları ayrı dert.
(bkz:
köpek eğitimi nasıl verilir)
-
köpeğe komut öğretmekten çok, aslında sahibinin sabrı eğitiliyor diyorum. her köpek farklıdır, ama tutarlı olunca sonuçlar şaşırtıcı; bir iki seans da sertifikalı eğitmenle çalıştım, o ayrı bir tecrübe.
-
köpek eğitimi denince benim aklıma hemen bir ev alışverişi gibi pratik tüyolar geliyor, deneyimlerimi paylaşayım. sabır en büyük yoldaş; köpeğe komut öğretmek, arçelik çamaşır makinesinin devir ayarını ayarlamak gibi. herşey uygun vakitte ve dozunda olunca çok daha kolay ilerliyor. ben şunu bilirim, eğer ilk günden ne istediğini net görürse hayvan da asılır kalır; market alışverişindeki yerini bilmek gibi. en sonda da sakinliği korumak lazım, bodrum katındaki kullanicilar gibi her önüne gelene pati dersleri vermek olmaz. bir de bol övgü, mamasını unutma, o zaman hem köpeğin hem sen pusula şaşırmadan her şeyi öğrenirsiniz.
-
eski mahallede köpekler doğal halleriyle büyürdü, şimdi herkes profesyonel eğitmen arıyor; otur-kalk öğrensin diye uğraşacağıma, sabırla güven verseydim belki daha kolay olurdu.
-
köpek eğitimi deyince aklıma hep iş yerindeki müdürüm geliyor. otur, kalk, bekle, yat... aynen komutlar, aynen itaat sistemi. sonra bir bakıyorsun ki köpek değil sen eğitilmişsin. neyse ki köpekler en azından sevgiyi öğreniyor, bazı insanlar ondan da mahrum.
-
evin karşısındaki parkta her sabah aynı adam ve aynı golden. adam köpeğe 'sen yerine geç' dediğinde köpek de koşa koşa gidiyor, bu eğitim işinde disiplin değil de bir çeşit karşılıklı anlaşma varmış gibi geliyor bana. oturuş, kalkış, yatış derken aslında köpeğe öğretilen her şey bir boş zaman uğraşı değil, hayatın aynısı: sınırlar, rutin ve ödül. benim mahallede bir de kucak köpeği var, sahibi ona 'tutamağa bin' dediğinde hayvan dudağını büküp yanıt veriyor sanki klübe giren alışverişçi gibi. eğitim alamayan köpek de zamanla şehir hayatının karmaşasına kendince uyum sağlıyor, sonunda kimin kimi eğittiği bile belli olmuyor.
-
tabletten eğitim videoları izlettim köpeğime fena takıldı. komutları anlıyor ama inatla yapmıyor, galiba benim wifi şifremi çözdü de dalga geçiyor. yine de sabırla ödül maması ve sistemli yaklaşım işe yarıyor, her canlı algoritma gibi aslında.
-
eve yeni bir dost aldım, eğitim sürecinde sabırlı olmak şart, uygulamalar ve ödül sistemi işe yarıyor ama her köpek farklı karakterde, bu yüzden esnek olmak lazım.
-
insanın kendisi bile zor eğitilirken köpeğe söz geçirmekten bahsediyoruz. aman ben bu işe girmeden önce bir psikoloğa danıştım, iyi ki de öğrenmişim. ama bence köpeğe tuvalet eğitimi verirken bile sahip olduğun bağ kurma şeklin çok önemli. asıl tuvalette eğittiğin kendi sabrın aslında, sonra dönersin bakarsın bir tek o sakinleşmiş. (bkz:
pozitif pekiştirme)
-
google play'den rastgele indirdiğim bir uygulama vardı, puppy training pro diye geçiyor. 5 günde düzeltti resmen, lanet olsun ki pahalı bir kitaba gerek kalmadı. şeyi çözdüm: en kritik nokta, ödül zamanlaması. hemen sepetteki iştahını görünce basıyorsun ödül sesini. genelde feed&train işi için motor takırtı cihazının wireless versiyonu lazımmış internette yazıyor. iki hafta içinde yavru köpek lazere tıkladığın an mama yerini zamana bağlıyor beyninde. benim için bu eğitim süreci hızlı teslimattan bile hızlı oldu.