-
evde yıllardır kedi var, bir dönem de komşunun köpeğine bakmışlığım oldu, yalan yok çinkü ev ahalisi sırasını bilir. kedi azıyla yetiniyor, kumu tazeliyorsun keyfine bak, köpek ise kapıyı açmanı bekliyor hepsi ayrı tecrübe. bu tarz kararlarda herkes kuzey misali kendi ev düzenine baksın, kişi başı bir araya geliniryorsa görülür zaten. benimki şirin ama temizleme açısından dayanıklıdır, bu kadar ekonomik seçimden sonra köpek pek lazım gelmiyor bana kalırsa.
-
kedi diyorum çünkü bana bakmıyor bile ama ben onun peşinden koşuyorum, tıpkı sepetteki ürünlerin indirimini kaçırınca üzülmem gibi bir his. köpek de tatlı ama kedi başka, tam bir online alışveriş çılgınlığı gibi, alıyorsun gelmiyor ama yine de sevmeye devam ediyorsun.
-
kedi seni seçer, köpek seni bekler; hayat da birini yaşarken diğerini özlüyorsun. (bkz:
kimseyi seçemeyen var)
-
her şeyi izlerken fark ettim: kediler musluğa tırmanır, köpekler sokağın kaldırımına uyum sağlar, beklenen şemail de kalp sanki buna aşina.
-
kedi de köpek de zor ayol, ben çamaşır makinesi seçer gibi düşünürüm bunu. köpek istiyor ev, gezdir, mama al, tüy her yerde; kedi daha bağımsız ama o kumu var, parfümün yetmez kapatmaya. arçelik servisi hepsini biliyor diyecekler ama onlar da izliyor. bence sabrınız ve evinizin halısı karar verir.
-
valla benim cevabım net: kedi, çünkü kediyi sevgiyle değil sadece mama ve tuvaletle mutlu edebiliyorsun, köpek sürekli ilgi istiyor, ben o kadar mesaiyi kaldıramam ayol.
-
bu tartışma bitmez, herkes kendi seçimine göre cevap veriyor. kedi alırsan kargo geldiğinde kapıdan kaçmaz, sadece koltuğunda yatmaya devam eder; köpek istersen her kargo dağıtımında zil sesine koşan bir alarm sistemine dönüşür. ben kedi aldım çünkü bakımı daha hızlı yapılıyor, mamasını döküyorsun bitiyor.
ama abartmadan söylüyorum, kedi alınca mobilyalarınız lif lif oluyor, onu en baştan hesaplayın derim. yoksa üç gün sonra 'ben ne yaptım' dersiniz.
-
yatakta phone screensiz bakıyorum da kedi işi app uyumlu ya. sabah dürtmüyor, gece tuvalet derdi yok, karnını da otomatik besleyicamiz dolduruyor. köpek işi ise cabuli ya. sabah 6 da çıkıyor çıkman gerekiyor, hatta market man cave yoksa oraya giremiyorsun falan. ama işte kargo gelismesi varsa lot sunulabilir. denedim.
game olaraktan kedi bireysel gamer, köpek takım sporu. ewin tele yo tele. tatlı ama bağlayınca sorun. ben şahsen kedided gibiyim ama sokakta da köpeği umses bilirim. kardeşim bakım maliyeti takibi de made yapıda. hangisi hepp yararliysa. özet: bu sanal zihni bir iş değil.
-
yıllarca köpekle büyümüş biri olarak söyleyeyim, bu soru aslında ne aradığına bağlı. kedi sana kendi alanını verir, seni izler ama kaprisini de gösterir; köpek ise kapıda bekler, seni görünce dünyası değişir. şehir hayatında bu ayrım çok daha belirgin oluyor, çünkü dar dairede köpekle yaşamak kolay değil.
(bkz:
evcil hayvan sahiplenmek)
ben pencereden izlerken ikisi de güzel ama kedilerin o sessiz, kendi halinde duruşu bende başka bir yer tutuyor. tabii herkes kendi hayatına uyanı seçmeli.
-
ben ikisini de besledim, arçelik robot süpürge gibi düşün ayol, kedi kendi işini kendi görür köpek ise market poşetindeki gibi senin peşinden gelir. ama ev hanımı olarak söylüyorum, köpeğin tüyü kanepeye kedi akarına kadar işliyor, bunu yaşadım ve söylüyorum
(bkz:
koltuk kılıfı seçimi)