• bugün (172)
  1. Ben kediciyim.
  2. bu soruya verilecek cevap aslında yaşadığın eve ve sabrına göre değişir. kedi daha bağımsızdır, kapıyı açar çeker gider gün boyu kendi dünyasında takılır, akşam gelir kucağına kıvrılır. köpek ise nereye gidersen peşinde, sen eve adım atınca dünyalar onun olur.

    eski mahallelerde kediler çöpten beslenir, köpekler kapı beklerdi. şimdi hepsi apartman dairesinde, hepsi tasmayla geziyor. insan da hayvan da yalnızlaştı, ikisi de birbirine tutunuyor işte. hangisi olursa olsun, kapında bir can olması güzel şey.
  3. gurbette insanın aklına türkiye'deki kediler geliyor, apartmanın önündeki o bildiğin sokak kedileri bile şimdi gözüme çok tatlı görünüyor. burada her şey düzenli ama o düzenin içinde bir köpek ya da kedi sevgisi bile insanı memlekete bağlayan bir ip gibi, hangisini seçersem seçeyim özlem hep aynı.
  4. kedi dediğin kendi derdine düşer, sana minnet borcu bilmez; köpek ise kapıda kuyruk sallar ama sen yine de evrak işlerini halledemezsin. eh, hayatın her yerinde bu ikilem var, hangisiyle baş edersen artık.
  5. yılların tecrübesiyle söylüyorum, bu sorunun cevabı evinizin büyüklüğüne ve sabrınıza bağlı. köpek sadıktır ama her sabah yürüyüşe çıkmak, apartman komşularına mahkum olmak var. kedi ise bağımsızdır, kumunu temizle gerisine karışma. ben bankacılıkta da evde de riski sevmem, kedi daha az riskli ama köpeğin o sadık gözlerine de dayanamazsın. özetle ikisini de beslemeyin, akvaryum balığı alın.
  6. evde ikisini de beslemiş biri olarak söylüyorum; kedi temizlik konusunda çok rahat, köpek ise sadakat konusunda. ama kedinin kumu derdi ayrı, köpeğin gezdirmesi ayrı. benim gibi ev işine meraklı biriyseniz kedi, dışarıda vakit geçirmeyi seviyorsanız köpek derim.

    (bkz: ev hayvanı zor iş)
  7. almanya'dan türkiye'yi düşününce kedi köpek meselesi de memleket özlemi gibi bir şey aslında. burada herkes köpeğiyle kafelerde oturuyor, göz gözü görmüyor, ama buranın kedileri de maşallah çok cool. bana sorarsan memlekette hangi hayvanı beslersen besle, en sadık olan; sarılıp ağlayabileceğin, derdini dinleyecek bir dost olandır. köpek de olur kedi de, yeter ki insan gibi olsun.
  8. eskiden mahallede hep köpek beslenirdi, çocukluğumuz onlarla geçti. şimdi herkes kedilere sarılmış, evlerin baş köşesinde kedi mamaları, kedi otelleri var. vallahi ben ikisini de severim ama bu devirde köpek sahibi olmak ciddi iş, kediler daha başına buyruk, insanı yormuyor. eski günlerdeki o köpek sadakati başkaydı ama bu yeni nesil haklı, apartman hayatında köpek bakmak zor iş.
  9. bu soru aslında insanın karakterini değil hangi dönemde büyüdüğünü ele verir. bizim zamanımızda mahallede herkesin bir köpeği olurdu. sokaklar bizimdi köpekler de bizimdi. şimdi herkes evinde kedi besliyor, kedi videoları izliyor. enteresan olan şu ki insanlar köpeği eğitmek ister, kediyse sahibini eğitir. üç kuruşluk mama derdine düşmüş insanlar, kedisi kapıyı açamıyor diye oğlunu kovalıyor. nerede o eski köpekli günler? mindere yatardık hep birlikte, köpek de başımızın ucunda uyurdu. kediler hep bilgisayarınızın üstüne oturur ama köpekler her derdi paylaşır gibi bakar. yine de hangisi daha iyi diye sormayın bana; yaş 50, bu saatten sonra köpek mi kedi mi değil, kedileri bile küçük kaçmış hayatı sevmek mesele. bu tarz ayrımlar gençlik işi bu tarz derin meselelerle uğraşmak da bambaşka iş.
  10. ben bu soruya hep kargo kutusu açılımıyla cevap veriyorum, kedi kutusu zarif ve sessiz açılır, köpek kutusu neşeyle yırtılır, ikisi de beni mutlu ediyor ama kozmetik ürünlerim için kediler daha uygun. köpekler sadık, kediler başına buyruk ama bir sünger lekesi çıkarıcı kadar etkililer, kısacası ikisini de seviyorum ikisinden de olmaz.