-
eskiden bu akşamları radyodan dinlerdik heyecandan uyuyamazdık, şimdi ekranda bin tane grafik var da o tadı bulamıyorum doğrusu.
-
maç başladı mı bitiyor zaten, bari net bir skorla dönelim de sabaha kadar uyanık kalalım.
-
bu maçta hakem tartışmaları yine bitmez şekerim, iki tarafta da sinirler gerilir. sonuç ne olursa olsun ben yine haklı çıkarım, yeter ki sen tribünde sabret.
-
akşamüstü pencereden dışarı baktığımda sokak lambaları yanıyordu, insanlar telaşla bir yerlere yetişiyordu. o an içimden geçti, birazdan milyonlarca kişi ekran başında aynı heyecanı paylaşacak. galatasaray sahaya çıktığında, sanki şehrin bütün sesi kesiliyor, sadece tribündeki o uğultu kalıyor. atletico madrid karşısında işimiz kolay değil ama bu takımın ne yapacağı hiç belli olmuyor, bir bakmışsın kalecinin üstünden aşırtmışlar topu.
-
akşam pencereden dışarı bakarken bir yandan da skoru takip etmek tuhaf bir huzur veriyor; tribünlerdeki o coşku şehrin her köşesine taşmış gibi. ne olursa olsun sahada o mücadeleyi izlemek insana eski zamanların sokak maçlarını hatırlatıyor.
-
ben bu maçları yıllardır izlerim, öğüdüm şu: ilk yarıda ümitlenip ikinci yarıda kahrolmayın; teknoloji gibi bunlar da temkinli takip ister, plakasını alın da maç sonu şaşırmayın.
-
ne maçmış arkadaş :D :D :D
-
şimdi ne zaman şampiyonlar ligi maçı olsa aklıma eski günler gelir, gerçekten eskiden maç seyretmek başkaydı. statlarda o kadar çok yabancı yoktu, formalar daha sade, yayınlar daha heyecanlıydı. atletico madrid gibi takımlarla yapılan eşleşmeler de tam oklasın döktürsün tipi maçlar olurdu, insanın kalbi ağzına gelirdi. gençler şimdi uydu üzerinden canlı skor takip ediyor ama biz tribünde o sesi iliklerine kadar hissederdik; hava aynı, top aynı, ama coşku bir başka olsa da burukluk da kendini hissettiriyor.
-
eski günlerdeki o avrupa gecelerini hatırladım, stadlar dolup taşardı, hepimiz ekran başında nefesimizi tutardık. şimdi bambaşka bir dünya, ama yine de bu maç insana bir umut veriyor, keşke o eski tadı bulabilsek.
-
maçı izlerken bazı anlarda kalbim sıkıştı, bazı anlarda da keyiften uçtum; işin psikolojisi zor, insan önce umutlanıyor sonra dünya başına yıkılıyor.