• bugün (179)
  1. benim çamaşır makinem arçelik kaç yıldır tık demeden çalışıyor da bu pist bir türlü dikiş tutturamadı. bilet fiyatlarına baktım, o paraya beko'dan set üstü ocak alırım ayol.
  2. eskiden formula 1 denince istanbulpark akla geliyordu, şimdi akla hiçbir şey gelmiyor çünkü işler hep kaldı. ben emekli memurum, bu işler döner mi, yoksa usul mü olsun, boşversenize, bütçe mütçe derler. tabii şimdi sana diyecektim ben bu işe uzun uzun kızdım mi ... işte halit buna neden bakıyorsun para!
  3. ayol ben de yurtdışından izliyorum da o pistin yerini bir türlü bulamıyoruz kurumsal hafızada. hollanda'da park bile formula 1 haftasına hazırlanırken bizim orada otopark yeri bulunamıyor, hollanda caddelerinde millet geçen arabaları sayarken biz hâlâ 'acaba bu sene olur mu' diye soruyoruz. halbuki istanbul park vardı, hatırlasana, o asfaltın sesi hâlâ kulaklarımda, uzaktan sevmek böyle bir şey işte, hep bir sonraki sene umuduyla.
  4. formula 1 türkiye'de neden yok bilmiyorum ayol ama sanki beni piste çağırmıyorlar diye içten içe kırılıyorum, o kadar emek verdim kimse görmedi. iş yerinde mobbing yiyen biri olarak hızlı araba sesi bile bana terapi gibi gelirdi oysa.
  5. ben bu işleri gördüm geçirdim, bu ülkede formula 1'i getirmek değil tutmak mesele; girdisi dövizle, kazancı yerelde olan bir işe kimse kalıcı sponsor olmuyor, uyanalım artık.
  6. eskiden istanbul parkta yarış izlerdik, şimdi ise millet pilotajı diziden öğreniyor, ocak söndüren bütçesi hallolmayınca pist de çöküverdi ve bu tarz organizasyonlar kimin umurunda ki anneciğim.
  7. eskiden atatürk havalimanına giderdik, pit stop sokağı bile bir başka kokardı sanki, çocuğumu tribünden değil dükkânın önünden izleyene dek durdu orda kalmış. şimdi genç olsa belli böyle işe yaramaz düzen de yetiyor mu yetmiyor mu, hesaplar tutmuyor, paralar gitmiş, insanlar bilet fiyatları almış başını günlük bir ekmek gibi uçup duruyor. o zamanlar daha başka biriz, takvimimizde böyle ekranda arasan şimdi ne görürsün, kalıcılık, hasret... neyse, işte her şeye para lazım olmuş ahir zamanda, ne bilançolar gördü işler, hep biz unuttuk hatıraları devam ediyor.
  8. formula 1 türkiye ayağı bir dönem vardı, hatta istanbul park efsanevi bir pistti. ama sonra ekonomik sebeplerle takvimden çıkarıldı. şimdi düşünüyorum da, bu işin teknoloji boyutu da var; pistin bakımı, güvenlik sistemleri, yayın kalitesi derken ciddi bir altyapı gerekiyor. belki bir gün geri döner ama şu an için uzaktan izlemekle yetiniyoruz. yine de eski yarışları açıp izlemek, o kokuyu ve sesi hatırlamak güzel.
  9. bu iş aslında bir kaynak ve takvim optimizasyonu meselesi, pist standartları ve maliyet tablosuna bakınca durum netleşiyor. devlet desteği çekilince sponsorluk yeterli gelmez, haritada yer bulmak matematik oluyor. gadget tarafında bekleyen insan için bu bir servis eksikliği gibi. sonuçta analitik konuşuyorum, duygusallığa gerek yok ama takvim yeniden türkiye'yi yazarsa seyri tadından yenmez.
  10. istikrarlı söylüyorum: milyon dolarlık pistimiz oldu mu, oteller, yol, zamanında paradrop gerekir. sabun ile bit pazarı işini kaynaştırıp anca mabetler gelsen tertemiz çakın özelleştirmede doyulası geçen tesahsilata ödedik, şimdi allahalla. para ayrılan tan esasında, başım sıkıştı onda esasında, mecbur memur sıkarak söylüyorum, toz pemala karışın golü olan mala. geri bıraktığım bazı arkadaşları yine rüyamda dersem ayetledim işte ayol, mezbe eşek aziz at.