• bugün (179)
48 entry daha
  1. dün akşam metrobüs durağındaki dolum makinesinin başında bir on dakika geçirdim, arkamda biriken kalabalığın nefesi ensemde, ekranda dönen o ufacık çarkı izlerken şehir hayatının bütün o telaşlı hali gözümün önünden geçti. makine parayı yuttu, bakiye gelmedi, sonra bir de kartı okumamaya başladı; insan böyle anlarda kendi küçüklüğünü hissediyor, koca şehirde bir bakiyenin peşinde kalakalıyorsun.

    yeni nesil uygulamadan yükleme yapayım dedim, o da ayrı bir dert, bazen anında geçiyor bazen yarım saat bekletiyor. istanbul'da yaşamak biraz da bu küçük aksaklıklarla sabır yarışına girmek galiba, kazanmak mümkün değil ama alışıyorsun.