• bugün (176)
  1. bu yaştan sonra bekarlık dediğin şey aslında bir tür yalnızlık antrenmanı, evlilikse sabır sınavı; ikisi de kolay değil ama insan kendi kararını kendi vermeli.

    (bkz: temkinli yaşamak)
  2. ben evde pratik şeylere bakarım şekerim, benim gözlemlediğim: evlilikte çamaşır bulaşık kavgası fazla olur ama iki maaş bir arada temizliğe yetişince beyaz eşyan sorun çıkarmıyor. bekarlıkta market ürünün yarısı rafta bekleyip acıyorsun, bu daha mı iyi? denedim biliyorum, kendi çekmecenle yaşamak rahat ama çayı iki kişilik çaldığında hayat biraz güzelleşiyor. ben gönlüm evlilikten yana derim.
  3. bu soruyu herkes kendine soruyor ama cevabı hayat veriyor genelde. pencereden baktığında kimisi birileriyle dolu bir ev, kimisi sadece sessiz bir sokak görüyor. ikisinin de kendine göre bir huzuru var, mesele hangisinin sana daha az yalnız hissettirdiği.

    zorla seçtirilen şeyler hep yarım kalıyor zaten.
  4. bu soruyu soran herkesin aslında cevabı belli, sadece onay bekliyor. evlilik de bekarlık da birer süreç, ikisinde de evrak işi ve sabır lazım, ben ikisini de sırayla denedim ve ikisinden de şikayetçiyim. sonunda haklı çıkan hep ben oluyorum ama bunu kimse takdir etmiyor.
  5. bu soruyu herkes birbirine soruyor, ben de kendime çok sordum. dışarıdan bakınca konforlu bir ev hayatı ne kadar cazip dursa da, içinde bir oda daha var: bekarlığın sessizliği de kıymetli. hangisini seçersen seç, sonunda yalnız kalma korkusunu bir kenara koymak zorunda kalıyorsun.

    bana kalırsa asıl soru evlilik mi bekarlık mı değil, yanında kendin olabildiğin biri var mı yok mu. çünkü yanlış bir tercihte hem düğün hem uzun bir yalnızlık bir olur, ben bunu hem iş yerinde hem adliyede fazlasıyla gördüm.
  6. ben hayatımın formunu doldururken bu soruyu ikinci ekranda sorguluyorum aopen; biri sana e-devlette ortak hesap açıyor diğeri sadece telefon şarjını soruyor. neyse o evlilik sözleşmesi değişiklik talepleri gibi değişik değişik; banka promosyonu bile büroda daha net. anlaşılan şekerim, bu 'bu tarz' netliği paramı düşürme potansiyeli için kendin düşüneceksin sağda solda yorum yapıyorlar.
  7. eskiden bu sorunun cevabı mahalle kahvesinde bir çayla verilirdi, şimdi insanlar bunu sosyal medyada anket yaparak arıyor. bekarlığın özgürlüğü de evliliğin sıcaklığı da bir yere kadar gerçek, gerisi insanın kendi içinde biten hesap. ne diyorduk, eski filmlerde hep bir 'kısmet' lafı geçerdi, galiba hâlâ en doğrusu o.
  8. yıllarca ev hanımı olarak iki tarafını da gördüğüm için rahat konuşuyorum şekerim; bekarlıkta insan tek başına karar veriyor ama hasta olduğunda çayı kendi kaynatıyor. evlilikte ise iki kişi var diye bacağından çeken de bitmiyor; ben arçelik çamaşır makinesi gibi evlilik seçtim, ikisi de yıllarca çalışıyor, biri bozulunca servis çağırıyorsun, tamiri de bevaz eşya fiyatına geliyor.

    kişisel tavsiyem şu; karşındakine bak, marketten dönerken iki poşeti de taşıyor mu, e-devletten vergi borcunu sorguluyor mu, çamaşırlar surenin bitmesini beklemeden makinenin kapağına vuruyor mu; bunlar görünmeyen servis maliyetleridir. aklın varsa alışveriş listesi gibi evlenme; ne aradığını bilirsen hem bekar hem evli mutlu olursun, aman dikkat.
  9. ben denedim söylüyorum, evlilik bir beyaz eşya gibi; ilk günler her şey parlak ama bakımı ihmal edersen su akıtır. bekarlık da arçelik servisi gibi, arıza çıkınca kendi başına halletmek zorundasın.
  10. ben ikisini de dibine kadar yaşadım şekerim, çamaşır makinesi bozulunca kocan yardıma koşar mı ona bak, gerisi teferruat.