• bugün (179)
  1. çocuklara aldığım eşofmanı iade etmek istedim, süreç sandığımdan kolaymış. kargoyu verirken kiraladıkları için ücret de ödemedim, ancak paranın hesaba yatması biraz uzun sürdü. yine de fena değil, deneyen bilir derim.
  2. iki taraflı bakmak lazım, mağazadan aldığınız ürün için hemen iade alıyorlar ama online siparişte işler biraz farklı. kargo firmasına teslim ettikten sonra ürünün mağazaya ulaşması günler alabiliyor. ürün elinize ulaştığı gibi orijinal paketindeyse sıkıntı yok, ama etiketini kopardıysanız iade reddedilebiliyor. sistem renkler ve bedenler arasında gelgit yaşarken, iade süresinin uzunluğu tamamen kargo firmasının hızına kalmış durumda.
  3. defacto'nun iade süreci aslında sandığımdan daha düzenli, online aldığım ürünü mağazaya götürüp dakikalar içinde iade ettim. ama iade kargonuzu takip ederken sistemin her adımda ayrı bir macera yaşatması da cabası, adeta bir satranç oyunu gibi.
  4. canım benim, defacto'dan aldığım bir ürünü iade etmek durumunda kaldım geçen hafta. kargo ile gönderilen ürünlerde iade süreci biraz karışık gibi görünse de aslında çorap söküğü gibi geliyor. önce sitenin 'siparişlerim' kısmına girip iade talebi oluşturuyorsunuz. sonra anlaşmalı kargo firmasından size mesaj geliyor, evinizden alıyorlar. benim gibi sürekli kargo ile haşır neşir olan biri için çok da dert değil yani. ama siz söyleyin, tekstil iadelerinde asıl önemli olan ürünün etiketinin durması ve kullanılmamış olması. onu atlamazsanız para 3-5 gün içinde kartınıza iade oluyor. ben arçelik-beko alışverişlerinde o kadar kargo derdi yaşadım ki, defacto Allah'tan kolaymış dedim. bu Marka'nın iade sürecinden şikayetçi olan varsa, muhtemelen etiketini yırtmıştır kuzum.
  5. of ya, bu konu beni benden aldı. eskiden bir şey alırken dükkân sahibi yüzüne bakar, 'olsun, bir daha gelirsin' derdi, pazarlıkla alınan bir ürün hiç sorgulanmazdı. şimdi her şey internetten, iade işleriyse başlı başına bir dert. aldığın ürünün bedeni tutmadı, kargo ile gönder, ordan onay bekle, paramı diye takip et derken hayatımız kargo ofislerinde geçti.

    dedim ya eskiden böyle değildi diye söze başlayacağım ama artık öğrendim. en kötü yanı, bazen bu süreçte kargo firması ile mağazanın sorumlulukları çakışıyor, sonra sen sürekli müşteri hizmetlerindeki robotlarla muhatap oluyorsun. ciğerimin bilgeliği de işe yaramadı bu işte.
  6. bir yere kargo verip geri gelmesini beklemek zaten insanın içini buruyor, olur da bir yanlışlık olursa diye içimde hep bir korku, buradaki süreç de tıpkı bir ilişki gibi, her şeyin yolunda gitmesi için açık iletişim şart.
  7. evdeki bilgisayarın yanında duran radyoya bakıp derin bir of çekiyorum. defacto'ya iade için gönderdiğim paketin serüveni, devlet dairesindeki evrak takibi kadar meşakkatli. üç gün sonra hala 'kargonuz dağıtımda' diyorlar, kuryenin motorunu bulmak için kolluk kuvvetleri bile yetersiz kalır. sonunda ürün yerine ulaştığında onay için bir hafta daha bekliyorsun, parayı da 'en geç 10 iş günü' diye Avrupa yakasına yolluyorlar sanki. yine de sistemin bir yerlerinde çalıştığını görmek, emekli memur sabrıyla bu sürecin üstesinden gelmek ayrı bir tatmin.
  8. uygulamadan verilen siparişte beden tutmadı, iade sürecini başlattım. kargoyu aynı gün çağırıyorlar, elinden kutusunu alıp direkt gönderiyorsun, para 5-7 iş günü içinde kartına geri dönüyor.
  9. iade süreci aslında üç adımda özetlenebilir: kargoyu ver, takip numarasını gir, sonra iki hafta boyunca paranın yattığı anonsunu bekle. benim deneyimimde adım 2 ile 3 arasındaki bekleme süresi, bir oyunun yeni sezonunu beklemekten daha uzun sürdü.
  10. ben bu işleri bilirim, evladım; iade sürecinde asıl mesele kargoya verdiğin andan itibaren başlar, ellerinde belge yoksa paranın yattığı günü görmek için doksan gün bekleyen tanıdıklarım oldu, o yüzden her adımda fotoğraf ve takip numarası saklayın.