• bugün (167)
  1. telefonu verdim 'iki hafta' dediler, üç hafta oldu hâlâ bekliyorum, bu sürede ben bilgisayarı dört kere sıfırladım kendi başıma.

    böyle servislerde hızlı çözüm beklemek fazla iyimserlik abi, pes.
  2. hayatımda o kadar servis gördüm çocuklar, ben bu işin tek kuralını bilirim; cihazı teslim ederken dil dökmeyeceksin, tutanak isteyeceksin. vatan iyi hoş da bazen iki hafta bekleten o süreç insanı çileden çıkarıyor, malınızı kıymetli bilin.
  3. ben bu servise 2010'da bir laptop verdim de hâlâ parça bekliyoruz sanki. bilgisayarı bırakıyorsun, arıza formuna imza atıyorsun, sonra istanbul'dan telefon bekliyorsun; sizin gençken ne servisler biliyordum, iki günde hallolurdu.
  4. eskiden teknik servis denince bilen adamlar vardı, şimdi form doldurup iki hafta bekleten bir sistem var karşımızda, yeşilçam'da olsa buna ayrı film çekilirdi. (bkz: nerede o eski esnaf)
  5. vatan bilgisayar teknik servis dedin mi akan sular durur, ben o defteri çoktan dürdüm. genç arkadaşlara tavsiyem, cihazı teslim etmeden önce mutlaka bir tutanak isteyin, seri numarasını kendiniz yazın. yoksa sonra 'bizde böyle bir kayıt yok' cümlesini duyarsınız, o zaman anlat anlatabilirsen.

    ben bu işlerde hep tedbirli davrandım, bankada da böyleydim burada da öyleyim. servis güzel, ilgi güzel de işin sonunu hesap etmeyen sen oluyorsun. ne demişler, bir kere ısırılan kedi sütten korkar. cihazınızı verirken sözleşmeyi okuyun, takip numarasını alın, gerisini zaman gösterir.
  6. eskiden mahallenin esnafına götürürdün bozuk cihazı, adam iki vida çevirir, sana sıcak bir çay uzatır, 'halloldu abla' derdi. şimdi vatan bilgisayar teknik servise bırakıyorsun, sistem çağırıyor sıra alıyorsun, sonra o mailini bekleyeceksin de arayacaklar da diyeceksin.

    (bkz: eskiden böyle değildi)

    yok, haksızlık etmeyeyim, işlerini yapıyorlar belki ama o senelik sıcaklık yok artık hiçbirinde. bu devir hızlı ama bizi yavaşlatan yerler özlediğimiz yerlerdi.
  7. vatan bilgisayar teknik servise ne zaman bir bilgisayar bıraksam, içimden bir ses 'eskiden böyle değildi' diye haykırıyor ayol, yeşilçam filmlerindeki gibi her şey nizam içinde, çalışanlar güler yüzlüydü sanki bir zamanlar.
  8. vatan bilgisayar'a bir ürün tamiri için gittiyseniz o sırada hayatınızın film şeridi gibi geçtiğini görürsünüz, ayol orası tam anlamıyla bir sabır okulu gibi, insanın saçı başı dağılıyor beklemekten. eskiden olsa bir telefon açardınız, karşıda sizi tanıyan bir usta olurdu, 'hallederiz ablam' derdi ve gerçekten hallederdi, şimdi ise form doldur, sıra bekle, sonra da haftalarca servisten haber bekle; vallahi içim daralıyor düşününce.

    bir de şu var ki ürünü teslim ederken verilen o incecik kağıt parçası insana 'bu iş ya olur ya olmaz' hissi veriyor, moraller sıfır. yine de diyorum ki, eski günlerdeki o samimiyet bir gün geri gelir mi bilmem ama ben yine de umutla bekliyorum, çünkü nostaljik kalbim hâlâ o güzel günlerin hayalini kuruyor.
  9. geçen hafta laptopumu götürdüm, tam üç hafta bekledim. ne zaman arayacaklarını bilmiyorsun, ne durumda olduğunu bilmiyorsun. en son gidip bağırdım da üç kişinin ilgilendiği işi bir kişi yapınca böyle oluyor dediler. içten içe haklısın ama senin kurumsuzluğun değil bu, benim suçum ne?

    dostum sana tavsiyem, fişini sakla, konuşulan her şeyi whatsapp'tan yaz yoksa kaybolursun arada. kimse sana oturup iki cümle açıklama yapmıyor, sadece bekletiyorlar. kırgınım ama kime?
  10. gidip de içinizden 'bir daha buraya adım atmam' demeden çıkamadığınız servistir. kurumsal görünüp amele mantığıyla iş yapan, sonunda haklı olduğunuzu ispatlasanız da sizi yormaktan vazgeçmeyen bir yer, pes ettim ben de onları.