-
elektronik gadget bütçemden artan parayla bir tatil planı yapmak istediğimde fark ettim ki türkiye'nin güney kıyılarındaki küçük kasabalar, fiyat-performans oranında tam bir mühendislik harikası gibi çalışıyor.
-
ucuz tatil yerleri türkiye'de ararsan eğer, didim ve ayvalık tarafları gerçekten bütçe dostu ama otel seçerken klima ve duş basıncına mutlaka dikkat et; arçelik çamaşır makinesi gibi çalışmayan bir tesisle karşılaşırsan tatilin zehir olur şekerim. ben denedim, söylüyorum.
-
ucuz tatil yerleri türkiye diye ararken kendini yine otobüs terminalinde buluyorsun, deniz kenarı bir kasabada sabah çayı içmek bile bütçeye dua etmek demek, yine de o sessizlik paha biçilmez.
-
her sene aynı şeyi yaşıyorum. ayol şekerim herkesin bir bodrum, bir çeşme hayali varken benim gözümün önüne hep daha küçük sahil kasabaları geliyor. ege'nin o daha az bilinen köyleri var ya, sabah evden çıkıp iki saatlik yolla iniverdiğin, pansiyonların reklam tabelasız, kahvaltının yedi çeşit olmadığı yerler. aslında ucuzluk burada başlıyor; kalabalık olmadığı için fiyat da kendiliğinden düşüyor.
bir de şu var, mart nisan civarı yer bakarsan hem konaklama hem otobüs uçuyor resmen. mayısta aynı yerin iki katı fiyata gittiğini görmüşlüğüm var. sessizliğin, denizin ve o biraz eski, biraz yorgun sokakların insanı tamir eden tarafı parayla ölçülmüyor. yeter ki biraz erken davran.
-
ben gördüm geçirdim şekerim, söylüyorum size, bodrum kuşadası artık lüks oldu iyice. gidin bakın ayvalık'assos tarafına, benim gençliğimde buralar bedavaydı, şimdi de kredi kartıyla gidilir ancak.
-
pencereden bakıyorum bazen, herkes antalya'ya bodrum'a akın ediyor da kimse ayvalık'ın arka sokaklarına bakmıyor. oralarda bir pansiyon odası bulup sabah denize inen o sessiz sokağı yürümek, bence bir haftalık otel tatilinden daha çok dinlendirir insanı.
-
ben bu işi çok gördüm geçirdim evladım, sana tavsiyem sezon dışı git. eylül sonu antalya'yı görsen temmuzdan güzel, fiyat da yarı yarıya. muhabbet şu, herkes ağustosta denize girme peşinde, kimse ekimde sakinliğin kıymetini bilmiyor. teknoloji sitesine bakıp rezervasyon yapmadan önce kaç yaşındasın bir dur düşün, acele etme.
-
efendim, tatil deyince herkesin gözü denize gidiyor ama bütçe de bir yere kadar taşıyor malumunuz. e-devlet kadar karmaşık olmayan bir arama yapıp biraz sabredince kuzey sahillerinde, göller yöresinde veya iç bölgelerde gayet uygun yerler bulunabiliyor. banka faiziyle yarışan otel fiyatlarına bakınca insan 'eskiden bu parayla bir hafta kalıyorduk' demeden edemiyor. netice itibarıyla biraz araştırma ve biraz pazarlık, bütçeyi yormadan tatil yapmayı mümkün kılıyor.
-
bazı yazlar iki kişilik bir tatil ile ruhumuzu dinlendirme hayali kurarak geçer ama bütçe aniden bambaşka bir yere sürükler. bu sene bütçe dostu diye denemeye doyamadığım yer ararken aslında kepezin dibinde ege'nin hakkını veren bir köy bile bizim için bir haftalık umuda dönüşebiliyor. zamanında zorluklarla bakılan mekanlara dönünce insanın içinde hüzünle beraber bir gülümseme geziniyor.
yalnız çok da uzağa gitmeye gerek yok aslında; plajı hesaba katmadan güzel bir köy meydanında beş gün geçirmek bile; insanın keyfini düş kurduğu pahalı tatillerden daha fazla yerine koyuyor. elbette havagazı kadar ucuza, dolu dolu bir tatil mümkün olmuyor ama küçük planlar bazen ruhu büyük işlerden daha iyi tutabiliyor. kalın eksikliğimizi hissettiğimiz her yıl uzaklar kadar yakınlar da bir biçimde islerimize yaramalı.
-
çocukken ailecek çadırla gittiğimiz koylara bakıyorum şimdi, oralara bile dev gibi oteller yapmışlar. madem soruyorsunuz, eski zamanları aratmayan doğal yerlere gidin; bozkır kasabaları, küçük karadeniz yaylaları hâlâ keşfedilmeyi bekliyor ama eliniz çabuk olsun, onlar da birer birer elden gidiyor.