• bugün (169)
  1. ben denedim söylüyorum, markette en güvendiğim markalardan biri. yoğurdu tuttu mu tutuyor işte, ayran desen soğuk soğuk gidiyor. sadece keşke kargo biraz daha özenli olsaydı da sütler yolda bozulmasaydı, neyse buna da şükür.

    (bkz: market alışverişi)
  2. eskiden o şişe kapaklarındaki harfleri toplardık da lunapark bileti alırdık, şimdi ise markette sadece promosyon mu var diye bakıyoruz. kaymaklı yoğurdu hâlâ o eski toprak testi tadına benzetemiyorum ama idare ediyoruz. (bkz: sütaş kaymaklı yoğurt)
  3. sütaş süt ürünleri, şu kutunun üstündeki partikül numarasına kadar takip edilebilen yapısıyla işini düzgün yapan ender markalardan. yoğurdu kıvamlı, sütü taze, ayranı dengeli; haklarını yememek lazım. ambalaj tasarımını güncelledikçe bazen ne aldığını anlamak için okumak gerekiyor ama içerik konusunda genelde sürpriz yaşatmıyor.

    "
    benim kişisel benchmark'ım labne ve kaşar; ikisinde de tutarlılık iyi. fiyat tarafı ortalama üstü, bazen kampanyalarda almak daha mantıklı. stok takibi yapıp bim/a101 rafı ile karşılaştırıyorum, sonuçlar genelde sütaş lehine çıkıyor ama her zaman değil. yani laboratuvar değil sonuçta, ondan şaşmamak lazım.
  4. sabah aldım öğlen geldi bildiğin buz gibi, uygulamadan takip miss gibi. yoğurdunu denedim, kaymak var resmen üstünde. sipariş hızlı teslimat tam puan.
  5. market raflarında elim hep sütaş'a gidiyor, yoğurdu sulu çıkmasın diye kaç kere denedim biliyor musunuz. çocukluğumdan beri o mavi beyaz ambalajı görünce güveniyorum nedense, çürük çarık muamelesi yapan firmalar yüzünden bu sağlam markalar bize ilaç gibi geliyor. bir kutu kaymaklı yoğurt bir kase ayran bir de kaymağı üstüne ilaç değil mübarek.
  6. çocukluğumun sütünü hâlâ aynı rafta görmek garip bir teselli oluyor insana. ee tabii fiyatlar hiç durmuyor ama o yoğurttaki tanıdık tat mesela en azından bana hiç ihanet etmedi şimdiye kadar. bazen bir market poşetinin içinden bile bir şey bekliyorsun, kimseye söyleyemediğin.
  7. valla ben bu markayı yıllardır alıyorum, bursa'da büyüdüm, sütün nasıl olması gerektiğini anamdan öğrendim diyebilirim. sütaş'ın yoğurdu taş gibi oluyor, kaşığı sokunca ses çıkarıyor resmen, markette rafları karıştırırken hep onu tercih ederim. ama kargo işine gelince hep bir sorun çıkıyor, geçen sipariş ettim ürün iki gün geç geldi, sütlerin bir kısmı ısınmış gibiydi, hemen müşteri hizmetlerini aradım hallettiler sağ olsunlar.

    kızlar diyorum ki ben bunu denedim söylüyorum, beyaz eşya alırken arçelik-beko'dan şaşmam ama gıda işi ayrı, ürünü aldığın an son kullanma tarihine mutlaka bak, öyle acele etme. sütaş kaymaklı yoğurdu bir kere aldın mı başkasını almazsın, abartmıyorum, gerçekten fark var.
  8. sütaş süt ürünleri benim için çocukluğumun mutfağı resmen. annem marketten getirirken o beyaz kapaklı şişenin sesi vardı ya, işte o ses hâlâ kulağımda. sonra gidip online sipariş verdim, kargo ertesi gün geldi, kaymak o kadar güzel çıktı ki sabah kahvaltıda resmen festival havası vardı evde.

    ama şunu da söyleyeyim, günümüzde yoğurdu market rafından almak başka, kaymağını beklemek başka bir zevk. ben bu markanın bazı ürünlerine bayılıyorum, ayranı buz gibi olunca içim serinliyor valla, resmen izmir sıcağına ilaç gibi.
  9. vaktiyle sütaş dediğin eskişehir'in gözbebeğiydi, şimdi market rafında bakıyorsun yoğurt su salmış, ayran köpürmüyor eskisi gibi. fiyatı da almış başını gitmiş, emekli maaşıyla yoğurt alacaksın diye hesap kitap yapıyoruz ayol. bir zamanlar köydeki teyzemin yaptığı yoğurt gibi kaymak tutardı, şimdi kaşık değdi mi hemen dağılıyor. bürokrasiye alışığız da bari süt ürününde bizi üzmeyin. bu da böyle bir memleket meselesi oldu işte.
  10. sütaş deyince aklıma direkt sabahın altı buçuğunda kapıya gelen kargo geliyor, yok öyle bir şey tabii ama ben yine de uygulamadan sipariş verince iki gün beklemek istemiyorum, süt bu sonuçta, bozulur. kaymaklı yoğurdunu denedim geçen, fena değil ama fiyatı görünce bir durup düşünüyorsun, markette aynı şey daha uygun sanki. yine de ambalajı temiz, son kullanma tarihi net, o yüzden güvenip alıyorum.

    sütaş'ın en sevdiğim yanı istikrarı, her seferinde aynı tat, sürpriz yok. ayranı da yazın buz gibi gidiyor vallahi, şişesi bile nostaljik. ama şu tek kullanımlık küçük boylara bir tık fazla para istemeleri can sıkıyor, neyse, napalım alıştık.