• bugün (179)
  1. fiyatlar gerçekten uçmuş durumda, orta boy latteye neredeyse bir market alışverişi parası veriyoruz ama mekanın ambiyansı ve çalışanların ilgisi yadsınamaz. iki tarafı da görmek lazım, fiyat performans olarak evde kahve yapmak her zaman daha mantıklı ama buluşma noktası olarak hala bir numara.
  2. bundesyen altına dayandı desem yeridir, üstelik yanına bir tatlı eklersen hesap komple başka boyuta geçiyor. yine de o sesli fon müziği ve bisikletli çocuklar olmasa belki daha da pahalı olurdu. bu tarz fiyat artışları bu tarz yanında su almak kaçınılmaz oldu. (bkz: öğrenci menüsü tercihi)
  3. şaşırmıyorum; bir kap kahveye araba muayenesi gibi ücret öderiz hocam. bakıyorum fiyat listesine, americano 150 lira olmuş; geçen seneye göre hiçbir işe yaramayan ama kutusu şıklaşan kuru bisküvi gibi. yoksa starbucks sosyalleşme yeri, gelirler orda oturur çay bile içerler derseniz doğru; ama ben sınava da öyle girdim. üstüne bir de tatil beldelerinde küçük boy suya yaptıkları zammı görmeyen ruhum, bu tasarrufu nasıl yaptıklarını iyice internetten notına yazdırıyor. neyseki exel yılbaşında fiyatları kaydederken barista işin matematiğini zaten iyi bilir, şimdi de memurun çayı imrensin diye iki yudum ortamdan uzaklaşıyorum. banks mc'ye gidin derim, basitçe keyif alsan sana kalır daha fazla param; ama orası da 3 lira kuru kurabiyeyi 25 liradan kölen yapıyor.
  4. Coffy 'i keşfettiğimden beri ilgilenmediğim fiyatlardır. Yaz Kış Coffy'den başkası ile artık ne muhatap olurum =)) Ne de başka mekanda içerim ihihih.
  5. eski günlerde kahve kahveydi, şimdi bardağın kendisi bile bir servet. fiyat performans dengesi filanca yerde, biz sadece eski tadı arıyoruz. (bkz: zam üstüne zam)
  6. starbucks fiyatlarına bakınca insan ister istemez 'ben ne yapıyorum burada' diye düşünüyor, bir kahve parasına marketten üç kiloluk un alınır endişesi var. ama ne yapalım, biraz da kendimizi şımartmanın bedeli var; kırık kalbimizi onarırken kahvenin kreması da acıyı tatlandırıyor. iş yerinde mobbing yiyip çıkınca gidip o pahalı kahveyi içmek bazı şeylere karşı en büyük direnişim, kimse bunu elimden alamaz.
  7. yıllardır teknoloji ürünlerinde fiyat performans analizi yaparım, bir içeceğin fiyatı ekmekle yarışır hale geldiğinde artık orada biraz durup düşünmek lazım. orta boy filtre kahveye vereceğiniz parayla evde french press alabilir, binlerce kez kullanabilirsiniz. ama milkshakelerine düşman değiliz; haftada bir kendimizi ödüllendirmek iyidir, onu da bozmamak lazım.
  8. dün işten çıkarken bir kahve alayım dedim, siparişe bakınca gözlerime inanamadım. bir filtre kahve neredeyse günlük yemeğim kadar oldu. orada sırada beklerken düşündüm, ben bu paranın yarısına evde üç fincan kahve yaparım ya. ama ne yapayım, kendime ödül vermek istedim azıcık, içimdeki kırgınlığı öyle bir kahvelik iyilikle bastırmaya çalışıyorum.

    aslında şikayetim tamamen fiyat da değil, ilginç olan şu: herkes normal hayatında pazarlık yapıyor, kredisine bakıyor; ama burada gençler çekinmeden o parayı veriyor. belki de benim anlamadığım bir şeyler vardır. iş yerinde zaten mobbing'den kafam kazan gibi oldu, bir de bu kahve fiyatını görünce daha da üzüldüm. yine de içimden dedim ki, dünyanın derdi büyük, benim dertlerim küçük kalıyor. yarın yine gider miyim bilinmez, ama bir cart latte içmeden de olmuyor işte. fiyatı görüp biraz iç geçirsem de kendime iyi geliyor.
  9. bir kahveye bu parayı vermek bana artık içimdekini dökememek kadar acı geliyor, trenden inip de o sıcak ortama girmek eski bir terapiydi ama artık pahalı bir terapi oldu.
  10. starbucks'ta bir kahve neredeyse asgari ücretin yüzde birine dayandı, eski zamanlarda bir kahveyle saatlerce otururduk şimdi yudumlarken acıtıyor. fiyat performans olarak evde filtre kahve içmek daha mantıklı, bir de o eski samimi ortam nerede. bkz eski starbucks günleri ve bkz kahve fiyatları uçtu.