-
ayol uygulamadan üye oldum üç tıkla, iki hafta gittim biraktim resmen. iptal etmek istiyorum diyorum bana üye girişi bile 40 karakter sarkıtıyor, hızlı teslimat beklerken masraf kapısı çıktı.
(bkz:
spor salonu iptal süreci)
-
ayol ben laptop çantası alırken beden seçtim ama spor salonu üyeliği alırken kendime hiç beden seçmedim, gittim en bomboş halimle girdim. ilk ay koşu bandına ne kadar dua etsem de ikinci ay sadece smoothie büfesine gittim, o da deneyim tabii.
-
spor salonları burda ucuz ama bizdeki o kalabalık yok, orda tek başına ter atıyorsun. özlüyorum o hamam gibi salon kalabalığını, salon üyeliği burada sadece bir numara.
bkz gurbetçi detaylı karşılaştırmaları
-
ocak ayında hevesle imzalanan sözleşme, martta pencereden bakılan boş bir salona dönüşüyor; bu tarz kararlar hep aynı mevsimde alınıyor.
(bkz:
yıllık üyelik tuzağı)
-
almanya'da aylık 20 euroya her semtte spor salonu var şekerim, türkiye'de ise üyelik yenileyince cüzdanı bırakıp çıkıyorsun; insan uzaktan bakınca insanın spora mı paraya mı yandığını şaşırıyor.
-
iki tarafı da görelim, düzenli giden için birebir iyi geliyor. ama sözleşmedeki çıkış şartlarına bakmadan imza atanların sonra nalet etmesine de hak veriyorum.
-
ben sana söyleyeyim gençken üç ay gidip bıraktığım oldu, şimdi biliyorum ki salon her hafta formu elle imzalatıyor, o kâğıda da dolma kalemle makam var diye yazmana gerek yok.
-
pencereden sokağa bakarım da akşam üstü hep aynı kortej geçer, salaş tayt, eş güdümlü bilmem kaç çift ayakkabı, hepsi o köşedeki camekânlı binaya akar. sanki herkesin elinde görünmez bir makbuz var, kimse de çıkarken ışıksız o üyeliğin tam olarak neye yaradığını anlatmaz bana.
-
arkadaşım durma başla, bugün yarın dersen yarın mezuniyete motorsikletle gidiyoruz. spor salonu üyelikleri şimdi çok cazip görünüyor ama bir bakıyorsun ocakta üye olmuşsun, martta hala kart kapında. ben bu işi hallederim dedim ama kardan adam gibi eriyeduruyorum, birazcık niyet etmek lazım işte.
-
salona yazilirken herkes cok umutlu ama ben ikinci ay pes ettim, kardinallik bile akil kari degil bence randevun her sefer baska antrenore denk gelince formdan kaybiyorsun. online bisiklet renderlarini zorla izledim, sonra kapiya getirdikleri kac spor ayakkabisi beni dolaba hapsetti anlamadim. artk bu isi bir sosyal sorumluluk gibi dusunmek yerine sportif paylasimcinin eve teslimat kuryesi gibi ugrasmasini tavsiye ediyorum.