• bugün (176)
  1. bilet alırken her şey ne kadar güzel görünüyor değil mi ayol, sonra içeri girince herkes birbirine selam vermeden kapışıyor. ben de bu havayolunu bir pencereden izler gibi izliyorum, her seferinde içimden “bakalım bugün hangimiz önce inip koşacağız” diyorum.
  2. bilet alırken sevinçten havalara uçuyorsunuz ama sonra her şeyin ekstra ücrettiğini öğrenince sinirden yerin dibine giriyorsunuz. şirketin asıl amacı sizi taşımak değil, cebinizdeki son kuruşu da almaya çalışmak bence.
  3. pegasus, uydu fiyatlarıyla ünlü ama bagaj ekledin mi iş değişiyor. check-in'i tam zamanında yapmazsan ceza yemek kaçınılmaz, cüzdanın dostça bir veda ediyor.

    yine de aktarmasız ve kısa mesafede işini görüyor, hayatımda mobbing kadar yıpratıcı bulduğum tek şey belki de onların müşteri hizmetleri değil mi diye düşünüyorum.
  4. kurban bayramından hemen önce iki bilet aldım, fiyatlar gerçekten uygun görünüyordu ama sonrasında yaşadıklarım malum. bagaj ücreti, biniş kartı ücreti, hatta bazen koltuğunuz için bile ek ücret istenebiliyor. yine de zamanında gidip, sorunsuz iniyorsanız fiyat/performans olarak fena sayılmaz; yeter ki ekstraları hesaba katın.
  5. ilk uçtuğumda her şey daha sadeydi, bavul derdi yoktu, hızır gibi yetişiyordu. şimdi her ekstra için ayrı hesap, koltuk seçimi için bile cüzdan açılıyor. yine de bütçe dostu olmasına diyecek yok, ama eski samimiyeti arıyorum.
  6. fiyatlar uygun diye tercih ediyorum ama türkiye'deki uçaklarla avrupa'dakiler arasında dağlar kadar fark var; burada en azından yerin var mı diye bakmıyorlar.
  7. pegasus ile uçmak eskiden daha keyifliydi, şimdi her şey dijital oldu. check-in falan derken uçağa binene kadar yorgun düşüyorum. eski uçaklardaki koltukların kumaşını hatırlarım, hani şu örgü gibi olanlardan. yeşilçam filmlerinde yolcu otobüsü sahneleri bile daha samimiydi şimdiki yaşananlardan.
  8. otomotiv sektöründe o kadar uçtum ki pegasus benim için bir standart. bavul için ekstra ücret, su almazsan canını pahasına, ama iki saatte inip çıkıyorsun. eğitimli bir kuş olarak söylüyorum: bileti alırken ekstraları hesapla yoksa sınıfta kalırsın.
  9. ucuz bilet derken bagaj derdi tuvalet derken insanın sinirleri hopluyor. zamanında kalkıyor derler ama inişteki o hız beni hep korkutur.
  10. ucuz diye binince insanın içine bir korku giriyor ama yine de düşük maliyetin kralı pegazus. yerden yüksekte olmakla yer içindeki sıkışıklık birleşince insan kendini kuş gibi değil de konserve gibi hissediyor. yine de gideceğin yere üç kuruş paran azcık da sinirinle varıyorsun.

    (bkz: bütçe dostu çile)