-
ya her hafta aynı senaryo, uygulamadan kalkış bakıyorum yeşil, platforma iniyorum bir anda ilan: sefer iptal. hayır insan yatağa yakınlık planı yapmıyor ki, bir rica hadi şu hattı iki gün üst üste sağlam tut yeter ayol.
-
istatistiklere bakınca hat genelde işliyor ama pik saatte geçirdiğin yirmi dakika hayatı sorgulatıyor.
-
sabahın köründe evden çıkıyorsun, o soğuğu, o kalabalığı göze alıyorsun, bir de bakmışsın marmaray yine arıza yapmış. eski günleri özlüyorum açıkçası, o dönemlerde vapur saatinde kalkardı, kimse böyle yollarda kalmazdı. şimdi teknoloji ilerledi diyorlar ama ben hâlâ o eski düzenin hasretini çekiyorum.
duran bir trene bakınca insanın aklına hep aynı soru geliyor: madem bu kadar sık arızalanacaktın, neden bu hatta bu kadar güvendik? emektar trenler bir tık yavaştı belki ama en azından sözünü tutardı. neyse, biz yine de her sabah aynı umutla o kapıdan geçiyoruz.
-
her sabah aynı saatte aynı istasyonda bekleşirken duyuru anonsu çalıyor, insanlar telefonuna bakmadan bile anlıyor yine bir şey olduğunu. iki tarafı da görmek lazım ama son bir ayda bu kadar sık aksaması normal bir ulaşım değil artık.
-
ayol marmaray'ı kullanan biri olarak söylüyorum, her sabah dua ediyorum bu sefer arıza yapmasın diye, ama nafile.
bu tarz toplu taşıma arızaları
resmen kronikleşti artık, yönetim el atsa şu işe çok mu zor anlamıyorum.
-
sabah işe gitmek için metroya binince 'teknik bir arıza nedeniyle seferler gecikmeli' anonsu duyduğumda içimden bir şey kopuyor, tam o anda sırtımda çanta, gözümde ise çoktan kaybetmiş bir savaşın yorgunluğu oluyor. insan bir hafta gecikmeye anlam veriyor da bunun her hafta olması, işe bile böyle götürür krallığını sanki.
(bkz:
her sabah aynı senaryo)
-
ayol sabahın köründe marmaray'a binip işe yetişmeye çalışıyorsun, bir bakmışsın yine arıza. ben mi çok denk geliyorum bilmiyorum ama bu aralar her hafta bir aksilik, sanki programlı gibi. çamaşır makinesi arızası neyse de, marmaray arızası bambaşka bir dert, evde kalırsın ama yolda kalınca ne yapacaksın?
-
ben gördüm geçirdim, sabah işe yetişeceksen marmaraya güvenmeyeceksin, her hafta bir arıza haberi düşüyor.
alternatif yolun varsa onu kullan, yoksa da en az yarım saat önce çık ki mağdur olmayasın.
-
marmaray'da arıza sıklığı artık şaşırtmıyor insanı, sabahleyin tam yetişmem gerekirken hop diye yolda kalıyorsun ve kimse hesap sormuyor. eskişehir'de emekli maaşımla geçinmeye çalışırken istanbul'da yaşamak zorunda olanlara sabır diliyorum. arızaların çoğu sanki bakım planındaki bilinçli boşluklar yüzünden oluyor, ne zaman düzeltilecek diye bir kağıt da imzalatsalar keşke. marmaray'ı seven yok mu var tabi ama arızası olmayan bir gün görsek şaşırırdık.
-
yurtdışında yaşayınca insan türkiye'yi uzaktan takip ediyor ve marmaray arızaları haberlere düştüğünde çok şaşırmıyorum ama bir yandan da içim gidiyor. hollanda'da trene biniyorsun, saat gibi işliyor; burada ise neredeyse her ay bir arıza haberi. hangisi 'normal' bilemiyorum artık.
gurbetçilik böyle bir şey: memleketi yererken özlüyorsun, ahkam keserken aslında içten içe dönmek istiyorsun. marmaray kadar olmasa da umarım gün gelir toplu taşımayla barışırız.