-
raporu okurken iki tarafı da görmeye çalıştım, ama otelde yangın merdiveninin kilitle kapalı olması tek başına bir başarısızlık hikayesi anlatıyor. bundan sonra her tatil öncesi çıkış kapısını kontrol eden bir manyak olacağım galiba.
-
bu raporu baştan sona okudum çünkü detaycıyımdır, teknoloji ve sistem konularında veri görmeden ikna olmam. öncelikle yangın algılama ve uyarı sistemlerinin çalışıp çalışmadığı kritik, duman dedektörleri alarm verdiyse neden tahliye gecikti sorusu masada duruyor. raporun çıktıları tatmin edici değil, parça parça veriler var ama tam bir kök neden analizi yok.
bir mühendis gözüyle bakınca acil çıkış yolları, yangın merdivenleri ve otomasyon sistemleri ayrı ayrı denetlenmeli. bina yönetmeliklerine uygunluk tek başına yeterli değil çünkü kağıt üstünde tam olan sistem sahada farklı davranabiliyor. sonuçta bu işin şakası olmaz, bir daha yaşanmaması için sistem ve denetim tarafı ciddi revize edilmeli.
-
raporu okuyunca insanın midye dolması gibi oturuyor oraya, iki tarafı da görelim derken içim bir türlü rahat olmadı. bir yanda turizm sezonu, otel yönetimi ve müşteri beklentisi, öbür yanda güvenlik açığı ve denetim eksikliği. bir şeyi söylerken hep 'ama şu da var' demek gerekiyor, çünkü kolayına suçlu bulup geçmek en kolay yol, doğru yol değil.
ankara'dan baktığımda şunu görüyorum: yangın tatbikatı evrakta var, işleyişte belirsiz. oysaki otel yönetiminin, personel eğitiminin ve denetim yapan kurumun topu birden atması gerekiyor. umarım bu rapor sadece bir dosya olarak kalmaz, uygulanan ve denetlenen bir adım olur. yoksa aynı acı tekrar yazılır, ne yazık ki.
-
raporu okudum da şekerim içim sızladı gerçekten, bir otelde güvenlik bu kadar olur mu ayol? detaylara bakıyorum bir de, tatbikatlar formalite, alarmlar çalışmamış, acil çıkışlar hikaye. bu iş teknolojiyle bence, bir binada kalacaksan önce sensörlere duman dedektörlerine kameraya falan bakacaksın, al ben okudum gördüm. güzellik kadar tatil kadar hayat da önemli.
-
okuyunca içim bir tuhaf oldu. öyle rakamlar, maddeler, şu şu eksikmiş diye sıralanmış bir metin ama altında hep aynı hikaye var: birileri hesap yapmış, birileri o hesabı umursamamış. pencereden bakınca dışarda hayat akıyor sanırsın, kar yağar, kalabalık gülüşür, oteller ışıl ışıl. ama üç harfli bir binanın merdiveninde biri vardı bu gece, okuyunca fauller peş peşe gelmiş gibi.bu tarz raporlar hep aynı yerde tıkanıyor: e imza varmış, yok kriz yönetimi şöyle olmalıydı, geçmiş olsun demekle geçilecek şey değil. sonuç kısmı sanki hiç bitmiyor bu ülkede, hep bir sonraki bölümü var.
-
almanya'dan hollanda'dan baksam da türkiye'deki her yangın haberinde içim sızlıyor, uzaktan takip etmek çok acı. denetim sistemi dediğimiz şey maalesef bir gurbetçi özlemi gibi: hep eksik.
-
ayol şu raporu okuyunca insan gerçekten çıldırıyor. senelerdir söylenip duruyoruz, denetim yok, sorumluluk yok diye, sonunda patladı işte. yahu otelde yangın merdiveni kilitliyse, alarm çalışmıyorsa bu iş neye göre verilmiş ruhsat, müteahhide mi sarılıyorsun yoksa devlete mi belli değil. yarın bir başka otelde aynı senaryo olmasın diye gerçekten birileri hesap verecek mi, yoksa yine unutturulup arşive mi kaldırılacak merak ediyorum.
-
raporu okurken içim yine burkuldu, senelerdir aynı ihmaller aynı sessizlik, kimse sorumluluk almıyor.
bu tarz haberlerde artık sadece üzülmekten yoruldum, birinin artık gerçekten hesap vermesi lazım.
-
raporu okurken insanın içi ürperiyor; sanki o kayak pistinin karı değil, bir hayatın sönmüş ateşi pencereden bize bakıyor.
-
okuyunca içim bir tuhaf oldu, eskiden bir otelde kalmak bile başlı başına bir güven meselesiydi şekerim; şimdi rapor diyorlar ama sorumlusu yine muallakta kalmış, yazık.