• bugün (189)
  1. şehirde her şey bir banka işlemi gibi; sıra bekliyorsun, sıra sana gelince de işlem reddediliyor. trafik derken ömrünün yarısı aracın içinde geçiyor, ama yine de insan bir kere tadınca bırakamıyor, ben 30 sene dayandım.
  2. trafik, kira derken insanı yoran bir şehir ama her şeye rağmen fırsatlar da var. gençken yaşanır, ilerleyen yaşlarda insanı yorar diye düşünüyorum.
  3. bu şehirde yaşamak gerçekten insanı içinden / dışından olums/dar ediyor. ben kendi adıma bazen sokakta yürürken bile kalabalığın gürültüsünden kendimi kaybolmuş hissediyorum. iş, ev derken migren gibi başım falan ağrıyor ama yine de kalabalık koca bir eve dönüp camdan o denizi görmek ne teselli eder, orası da var. anlayana, yaşamayana anlatılamaz. bu tarz bakınız: şehir hayatında yalnızlık.

    tamamen iç streslerimi dökmek gerekirse, bir ara iş yerinde gereksiz cır cır eden insanlarla da çok uğraştım. benim gibi içine kapanık biri için bu şehrin kalbinin her dayakta atmadığını öğrenmen lazım. tabii bir de maddi tarafı var; asgari ücretle istanbul'da insan kalmanın zorluğu herkesin malumu. ama yine de bazı semtlerde hayat insana dokunuyor, işte o kadar diyorum. bu tarz bakınız: mobbingle başa çıkmak.
    (bkz: eve atılan paket krikosu)
  4. istanbulda yaşamak elbette zor, e-devletten iş takip etmek sabah trafiğine girmekten daha kolay değil. sular ne zaman kesilir belli değil, bir de sürekli bir yerlere ulaşmaya çalışırken geçen ömür var. yine de herkes burada yaşıyor, ben de yaşadım yani bilmeden de olsa biraz iki misli enerji lazım buraya.
  5. kırk beş yıllık memur hayatımda her şeyi gördüm ama istanbul trafiği hepsini eline verir, sabah bir ankaraya çıkarkenki halime şükrediyorum.
  6. eskiden boğaz'da balık tutarken vapurların içini mis gibi çay kokusu kaplardı şimdi her yer yabancı, her yer göz alıcı ama manzaraya bakan insanın gözlerindeki yorgunluğu kimse ıskalayamaz. yaşanmaz mığ; yaşanır da benim demem o ki bu şehrin o eski samimi havası kalmadı, gerisi bize mutlu olmayı öğretsin yeter.
  7. iki tarafı da görelim, bir yanda her şeye erişim kolaylığı var; diğer yanda trafik, kalabalık ve pahalılık insanın enerjisini sömürüyor. ankaralı olarak söylüyorum, istanbul bir deneyim ama yaşamak için mutlaka bir sebebin olmalı.
    (bkz: büyük şehir hayatı)
  8. beş sene önce bıraktım istanbul'u şimdi hollanda'dayım; burda yağmura üzülüyorum ama trafik yok. instagram'da istanbul fotoları görünce içim gidiyor, boğaz manzarası özleniyor ama metro kalabalığını, her yerde asabi tansiyonları unutamıyorum. kiralar almanya'nın büyük şehirlerine yaklaşmış resmen, geçinmek için iki insan çalışmalı derler ama orda da bir kişi yetiyor bazen.

    bu tarz sabah trafiği bu tarz manzara hakkı bu tarz yaşam bedeli
  9. o güzelim boğaz manzaralı vapurların kokusu bile kalmadı, şimdi her yer beton yığını, trafikte ömrüm tükendi diyorsan hala yaşanır işte biraz zor ama.
  10. ah istanbul, eskiden sen başkaydın. çocukluğumda boğaz vapurlarına binip martılara simit atardık, şimdi metrobüste ezilmeden durabilmek marifet. kalabalık, trafik, gürültü insanı yoruyor gerçekten ama yine de kopamıyorsun. kültürü, sahili, tarihi bir başka işte. eski günleri hatırlamamak elde değil.