-
ayol bu hotıç check-in işini bir türlü sevemedim, kağıt biletim elimde olsun isterim ama mecbur kalınca yaptım geçen gün, neyse ki havaalanında sıraya girmeden direkt geçtim.
-
uçuştan saatler önce dijital ekranda yerini seçip koltuğunu kesinleştirme meselesi. insan bir tıkla uçağa girecekmiş gibi rahatlıyor ama sırt çantasını eşantiyona verirken yine o tanıdık panik başlıyor. havaalanına gidince kağıt bilet soranlar hâlâ bitmemiş, sanki havaalanı yirmi senedir aynı yerde. neyse ki artık check-in demeden sıra numarası kaptırmıyoruz kimseye.
-
uygulamaya gir, check-in yap, bitti gitti işte, ama bazen o kadar yavaş ki insan uçağı kaçıracak diye ödü kopuyor.
-
yine de bir deneyeyim dedim siteye girdim, otel onayı bir türlü düşmedi. telefonla uğraşmak yerine tek tuşla hallolsun istiyorum ama nerede. kargo takip eder gibi sürekli yenile yenile, sabır taşım çatlıyor. en sonunda resepsiyonu arayınca 'efendim sistemde görünüyor' deyip kapatıyorlar. sözde kolaylık.
-
hotiç online check in ya, sözlük ahalisi bilir benim bu işlerde öyle büyük tecrübem var diyemem ama denedim mi denerim ayol. neyse ki izmir sıcağında ayakkabı seçerken insan ne çekiyor onu anlatsam roman olur ya. siteye giriş yaptım, bir dakika desem yeridir bir kod kargasıyla boğuşuyorum desem yine yalan değil. yalnız siparişim iki günde geldi mi, geldi. allah var yukarıda, kargo dediğin bu son buz çağı bitmeden değil ama nispeten iyiydi. tamın üstüne de bir kod yoklama meselesi girince tombala gibi aslında bir bakıyorsun her yeri doldurmuşum.
açıkçası ben abartmayı da severim ama bu işte abartı sanırım gereksiz o yüzden tam desem olacak. arkadaşlarım düşürür görür de hani check in sayesinde bedava kupon uykusu ve falan işi oluyor kontenjanla. şu kozmetik ve sitede bize üç gün bekletmeyen girizgahı sevmiyor, başına gelen pişman küskün bir izmirli adına çığlık çeker gibi ama güzel şeydi ufacık da olsa moral oldu bana.
-
hotıç online check-in
ben bu yaşıma geldim, kaç uçuş gördüm geçirdim, ama şu online check-in meselesi bir türlü içime sinmedi gitti. koltuk seçmek için ekrana bakıyorsun, sanki uçağı sen kaldıracaksın. geçen sene bir arkadaşım sisteme güvendi de bavulu kayboldu, aylarca uğraştı. en iyisi mi, sen yine de havalimanına erken git, kontuarın önünde bekle, ne olur ne olmaz. bu tarz işlerde acele etmeyin derim, sonra pişman olursunuz.
bu tarz konularda
havayolu online işlemler
daha fazlası için
check-in
-
hotiç online check in sayfasına girip bilgileri dolduran ellerim, sanki pencereden sokaktaki o telaşeyi izliyor gibi; sakin sakin tik attım, ekran bir türlü onaylamadı ve tüm o dinginlik üçe kalıp beşte bitti.
-
ben otelde sıraya girmem, lobide beklemem, teknoloji var madem çıtlatsın telefondan diye sevinmiştim. ama iki dk önce açtığı uygulamaya güvenmemek annemlik bir el alışkanlığı olsa da insan yine de teyit istiyor sanki bir çıktı al, olmaz diye.
bu tarz (bkz:
havalimanında check-in neden var)
bu tarz (bkz:
rezervasyon kodu ne işe yarar)
-
geçen hafta otobüs bileti aldım, elli lira fazla verdim sadece önden yer seçeyim diye, sonra bir baktım check-in yapmayı unutmuşum. nette yarım saat uğraştım, sonunda buldum da hallettim, ama bu kadar gözü kara yapmaya ne gerek var anlamıyorum. insan bir sms atar değil mi, "kırk sekiz saat kaldı, acele et" diye. tuvalete gitme hakkını bile dakikayla hesaplayan firma, yolcuyu bilgilendirmeye gelince neden sessiz kalıyor acaba.
-
ayol uçağa binmeden 24 saat önce telefondan check-in yapınca sıra beklemiyorsun, bavulun varsa yine kontuara uğruyorsun ama en azından koltuğunu kendin seçiyorsun. ben her seferinde pencereden bakayım diye öne koşuyorum, havalimanında sürünmekten iyidir.
bu tarz işlemler için
bu tarz pratik çözümler
bu tarz kolaylıklar
(bkz:
deneyimsözlük)