-
bu iş montaj-kayıt meselesi gibi, sonradan akıl verilmiyor. babadan, dededen ne kalırsa o. ben denedim söylüyorum, iki tarafın tarafını da tutmakevde bir kalıp gibi. hayat bu, ben bu dükkanlara elimle dokunarak gördüm o taraftar dolandı ten galandı görüyor. her bir ocağın yağı tuzu bir.
sonra ne olur biliyor musun? renklere hakaret etmeyen takımsa hepsi kıymetli canım. kendi halinde sporsa, onu seyret, a soy, get. hakemde günahı vardır misal ama. bizim memleketin işi böyle, istikrar çeyizden gelir.
-
aynen yaa bu mevzu bitmez, her sezon baştan futbol youtuberı gibi tartışıp takipsiz bırakıyoruz. ama işin pratik tarafı, hangi maçta kargom erken gelirse ona basıyorum oyumu. hızlı, kısa, net: skor dışı her şey boş.
(bkz:
ezeli rekabet)
-
ayol bu soruya cevap vermek kargo takibi kadar heyecanlı, çünkü iki taraf da kendini şampiyon ilan ediyor. ben izmirli olarak ikisine de uzaktan bakıp çayımı yudumluyorum, malum bizim burada gönül rahatlığı başka.
-
valla ben karar veremem ki ayol, kargo kodu gibi sürekli bir seçim yapmak zorundaymışım hissi veriyor insana. ama en nihayetinde insan hangi takımı seçerse seçsin, hafta sonu yine pijamayla maç izliyor işte, üç dakikada takılı kalıyor ekran.
-
ben bursalı bir ev hanımı olarak söyleyeyim, bu maç muhabbeti bizim mutfakta bile dönüyor. kocam fenerbahçeli, oğlum galatasaraylı, ben tarafsızım ama sonuç olarak hangisi iyi oynuyorsa onu söylerim. çamaşır makinesinde arçelik mi beko mu tartışmam neyse bunlar da aynı aslında, ikisi de yerli malı değil mi sonuçta.
maç günü belli olur hangisi daha iyi, öbür gün mutfakta hesap soruyorum ikisine de. üç maç üst üste kazanınca fanatik olmanın alemi yok derim, üç maç kaybedince de yok ölmüş takım deme kadim. pratikim ben, karneme bakarım, puana bakarım, oradan konuşurum.
-
yurtdışındayım, hollanda'nın soğuk polderlerinde büyüttüğümüz türk bayrağı bir yana; bu soruyu burada kim sorsa yüzlerine dik dik bakıyorum. evde bremen maçını seyrederken başka soruyoruz galiba, sahada taraftar var ama stadyumdaki o ruh buraya gelmiyor. almanya tvm'lerine bakıyorum, maç bittikten sonra dönüp anavatana gidiyorum sanki zihnen.
babam bana mendile sarılı takım mendilini hediye etmişti, hâlâ saklarım. galiba fanatiklik de bir memleket sevgisi, ikisi de gurbette çok işe yaramıyor.
-
hollanda'da yaşarken fenerbahçe stadyumunun ambiyansına mı, yoksa galatasaray lokoval fiş fiyatını duyduğumda çektipim hasrete mi bakayım bilmiyorum. ausland'da maç hangi şehirde oynanırsa oynansın biz modus'u tutuyoruz, onlar modus tutarken türkiye atandaki sümükleşmeyi bilen yok tabii.
-
eskiden bu rekabet bile bir başkaydı, şimdi her şey gibi o da sulandı gitti. hangisi olursa olsun, yeşilçam'daki o eski dostluklar kalmadı hiçbirinde.
-
bu soruyu soran ya fenerlidir ya galatasaraylıdır, yoksa niye soruyorsun ki? ben direkt kargo takibine bakıyorum, hangisinin kargosu daha hızlı gelirse onu tutarım, maçta kırmızı kart görünce sipariş verdiğim forma da iptal oluyor zaten.
-
bu soruyu soranlar genelde semtte oturdukları sokağın takımını tutuyor canım, ben pencereden bakar gibi izliyorum ve iki tarafın da aynı gökyüzüne küfrettiğini görüyorum.