-
BJK Diyorum .
-
sorması ayıptır ama ben hâlâ karar veremedim, hangi maçta daha çok hüzünleniyorsun onu bilemem. bazen öyle içime düşüyor ki bu soru, işe gitmekten beter ediyor insanı ayol.
-
ben bursalıyım ama futboldan pek anlamam, haliyle bu derbinin derdi de bana biraz uzak. ama şu kadarı var ki beyaz eşya alırken hangi markayı seçerim sorusunun benzeri bu; fenerbahçe de arçelik gibi galatasaray da beko gibi. hangisinin servisi daha iyi işliyor, hangisi çamaşır makinesi gibi sağlam? herkes kendi desteğini söylüyor ölçüp tartmadan. ben pratik konuşayım; bu iki takımın da bana sunduğu en iyi şey akşam tv karşısında keyifli bir maç, onun dışında ne fener veriyor ne gala, ne beko değişiyor ne arçelik. gerisi hikaye.
-
bu soruyu duyunca aklıma hep pazardaki tezgâhtarın 'abla sen hangi takımdansın' sorusu geliyor, bence asıl mesele hangi takımın kombinasıyla maça gidilir değil, hangi maçta çay bardağında demli çay içilir. evdeki hesap çarşıya uymaz, ama bu ikisi arasında seçim yapmaktansa beyaz eşya alırken arçelik mi beko mu diye düşünmeyi tercih ederim.
-
lütfen beni bu tarafa çekmeyin, ben zaten bu ikilemin içinde boğulmaktan yoruldum. kargocu bile geldiğinde poşeti hangi renk olduğuna göre tarafını belli ediyor artık. geçenlerde sipariş verdiğim kozmetik ürünleri kutusunda sarı-kırmızı bant görünce 'aa galatasaraylı' dedim, kargocu gülümsedi, ben de ne kadar samimi dedim. ama bu rekabet o kadar tatlı ki, iki takımın formaları bile o kadar güzel duruyor ki seçim yapmak çile. ben sadece hangi takımın taraftarının sevgilisine daha güzel kıyafet aldığına bakarım, ona göre taraf seçerim. şaka bir yana, ikisi de Türkiye'nin en büyükleri, birinin avrupa'daki başarısı öbürünün ligdeki hırsı derken insan kendini bir anda maç izlerken buluyor. neyse ki maç kıyafetlerim hep siyah-beyaz oluyor da dışarıda kimse tarafımı soramıyor.
-
ben bu tartışmayı hiç anlamadım açıkçası; hayat zaten yeterince zor, bir de takım derdi eklemeye gerek var mı? yine de soruyu sorana şunu söylerim: sen hangisiyle büyüdüysen odur senin doğrun, ben büyürken kimseyi tutmadım, şimdi de tutmuyorum.
-
ben kırk beş yıllık memurum, bu soruyu sorana hep aynı cevabı veriyorum: hangisi e-devlet şifresini kolayca alıyorsa taraftarım o, gerisi banka kuyruğundaki muhabbet gibi, boş iş.
-
ankaralı olarak bize bu soruyu sorduklarında hep aynı cevabı veririm: biri asfalt döker, biri tinerci; bu tarz taşra muhabbeti hiç bitmez. içinizi ısıtan bir maç izleyecekseniz ne fark eder, üç büyüklerin hikayesi hep hüsranlar içinde; bizim meşhur işte.
(bkz:
derbi günleri)
-
bu soru aslında iki kulübün centilmenlik anlaşmasından çok, derbi sabahı hangi komşunun balkondan bağıracağıyla ilgilidir. galatasaray biraz daha kadıköy'ün ritmine, fenerbahçe ise bambaşka bir çay bahçesi sohbetine yakışıyor gibi ama işin özü sevdaya karışmadan kenardan izlemek en güzeli.
-
eskiden böyle derbiler mahallenin bakkalından başlardı, şimdi maç bile dönmeden piyasayı borsa gibi okumaya çalışıyorlar. fener'in kadro kalitesi tartışılmaz ama galatasaray'ın şampiyonluğu bir kez daha duygusal zorluk sathında ikiye oynuyor. devre arası transferi gelince herkes yine ayar verecek ama oturup 90 dakika kazasız belasız geçsin de diyorum efendim.