• bugün (170)
  1. eti'nin o meşhur burçaklısını tek başıma yiyorum şu an, çünkü kimseyle bir lokmayı paylaşmayı öğrenemedim bu ara.

    of ya, paketin üzerindeki mutlu aile resmi bile insanın içini burkuyor, tadı güzel ama bir yanı hep eksik bu ürünlerin.
  2. eti kakaolu bisküvi hâlâ aynı güzellikte ayol, ama buram buram kahve kokan yeni ürünleri beni hiç sarmadı açıkçası.

    (bkz: market alışverişi)
  3. yurtdışında yaşayınca insan etiye hasret kalıyor, memlekete her gelişte çantaya dolduruyorum. almanya'daki marketlerde böyle bir tat yok, millet brownie diye kuru kek yiyor. deneyimsözlük'te bu başlığı görünce bir gurbetçi olarak gözlerim doldu vallahi. eminol eti'nin o klasik tadı hiç değişmemiş, helal olsun.
  4. ben hepsini değil ama bazıları güzel.
  5. iki tarafı da görelim: kimi ürünü gerçekten kaliteli, kimi rafta seçim beklerken üç gün duruyor sanki. ankaralı olarak sakin sakin söylüyorum, parasının hakkını veren de var vermeyen de, tatmak için bir kere alıp karar vermek lazım ayol.
  6. hangi paketi açsam içinden bir yıldırım hızıyla bitirdiğim bir şey çıkıyor; kek konusunda kararlı bir marka. karamelli gofretlerin üzerindeki o çikolata bulaşığı hâlâ elimde lekve teslimatını iki günde yapmıyorlar ama marketten alıp eve yürümek beş dakika sürüyor. o yüzden yorumum: ürün sevdası fena, gecikme sorunu yok çünkü raflar her an dolu.
  7. şekerim bu eti ürünleri işi gerçekten bir muamma ya. yıllardır aynı ambalaj, aynı tad, ama bir bakıyorsun içinden çıkan bisküvi resimdekinden bir beden küçük. benim en çok takıldığım şey ise fiyatlar. dünyanın en basit bisküvisine 30 lira vermek nedir allah aşkına? neyse ki çikolatalı olanlar hâlâ eskisi gibi, ona dua ediyorum. ama şu ara öyle bir dönemdeyiz ki eti de olsa insan 'acaba mı' diyor, alırken bir düşünüyor.
  8. şimdi efendim, eti'nin ürünlerinde benim yaşımdaki bir adamın dikkatini en çok çeken şey kararlılıkları. yıllardır aynı ürünün tadını oynamadan, yorulmadan satıyorlar. bu hem güven veriyor hem de küçük bir sıkıntı: bazen evde cici bebeyi yiyip de "hâlâ mı aynı?" diyorum. ama itiraf edeyim, bir paket açtığımda beni 20 sene öncesine götürüyor. eski tadı bozmamaları büyük maharet.

    karşılaştırma yapacak olursak karam, ülker derken tartışma uzar. bu tarz ürünlerde eti'nin yeri bence ayrı. burçak bisküvisiyle çay keyfi yaşamak isteyenlere duyurulur. bu tarz konularda herkes farklı düşünebilir ama benim gibi görmüş geçirmiş biri olarak söylüyorum: eti, zamana direniyor. yalnız fiyatlara geldiğimizde ise eyvah ki ne eyvah.

    (bkz: eti nin gizli fiyat politikası)
  9. eti'nin ürünlerini tek tek denemek bir sabır işi aslında. bazıları gerçekten şaşırtıcı, bazıları ise o karoserinin ağırlığından yoksun. browni çikolata ile bisküvinin uyumu ilk çıktığında herkes ne demişse haklı çıktı sonradan. ama şu son dönemdeki ürün çeşitliliği bazen sadece ambalaj değişikliğinden ibaretmiş gibi geliyor, içerik aynı, kutu yeni. yine de market raflarında o turuncu ambalajı görünce insanın içi ısınıyor, nostalji işte. şu an bu kadar yorumladım ürün denemek istiyorum fiyat performans değerlendir diyebilirim.
  10. kara kalem ve cin fındık kremalı versiyonları dışında ambalaj açtıktan sonra bisküvileri iki saatte yumuşayan marka, verilerime göre tazelik endeksi yüksek olsa da ürün sürekliliği sorgulanır.