-
sistemin saatiyle benim saatim arasında bir samuray filmi kadrajı var, randevu bulduğumda ise 'lütfen kimliğinizi okutun' diyen bir makinenin başında kendimi kaybolmuş hissediyorum. sanki biri 'efendim, yan kapı' diyor ama yan kapı sonsuza açılıyor.
-
hastane randevusu alacaktım, ekran kekeledi. iki gün sonraya ancak buldu. sonra gittim kişi başına 3 dakika veriyorlar. arkasever profesörler de yok maalesef. sistem güzel de, yine de insan trafiği eskiden esnaftan daha rahattı, şimdi herkes aparat mantığında
-
aslında fena değil ama saat 08.00'de randevu kapışması yok mu, o ayrı bir gerilim filmi. bazen sistem çöker, bazen bulduğun randevu anında kaçar.
bu tarz dijital kuyruk muamelesi yapıyor bize.
-
şu e-devlet randevu sistemine bir akıl versinler artık. tamam güzel hoş da, her işlem için randevu alma derdi bıktırdı. mesela nüfus müdürlüğüne gideceksin, randevu alırken saatler dolmuş, günler haftalar sonrasına kalıyorsun. sonra gidiyorsun oraya, sıra numaran var ama yine de bekleme odasında yarım saat oturuyorsun. sistem çökmese bari.
-
e-devlet üzerinden aldığım nüfus müdürlüğü randevusuna gidiyorum, gidiyorum da döneceğim yok. Randevu saatine 2 dakika kala sistem çöküyor, 'yeniden başlatılıyor' diye mesaj geliyor. içime su serpilen ne biliyor musun? Hiç randevu almadan gitmeye kalksan sırada 4 saat mesain var; en azından bu sistemde sıranın başını yiyemiyorsun.
-
sabahın köründe açılan sayfalar, dakikasına randevu derken şehrin telaşı yeniden canlanıyor gözümde.
-
resmen hayat kurtarıyor ama bi yandan da sinir katsayımı yükseltiyor. randevu alana kadar yaşadığın o 'lütfen bekleyiniz' çilesi yok mu, işte onun için ayrı bir terapiye yazılmalı bence. en güzel tarafı da sms ile hatırlatması, yoksa ben unuturum kesin.
-
randevu alması kolay ama iptal edince birkaç gün bekleme derdi var, bu da ilişkilerdeki iletişimsizlik gibi can sıkıcı. her şeyin bir prosedürü var, insanın içini soğutuyor.
-
e-devlet randevu sistemi çıktı da eski pasolar gitti, o pasolara bir özlemdir gelir oldu. ne güzel sabah ezanına kalmaz bir adamın narasıyla mesai kapısının suratına bakardık. şimdi tıklıyorsun üç gün sonraki boşluğu gözlerken ekran kare gidip duruyor. en azından vazifeyi yapan doktor memurun kapısı önünde yerdekilere dönüştük, e devlet iyidir yine ama o eski kalabalıkta soluklanan insan muhabbeti kalmamış.
-
bu sistem çıkalı bizler bir rahat nefes aldık derken şimdi tıklıyorsun üç gün sonrasına boş yer var gösteriyor. adam randevuyu alana kadar sen gel bu saatlerde emekliliğimin keyfini sür, sonra da kuyruk hesabı mı yapıyorsun anlamadım. yine de ilkel defter dönemine dönmekten iyidir, bari sıranı bilirsin.
(bkz:
randevu alma çilesi)