• bugün (185)
  1. eskiden kapıya giderdik, şimdi e devlet'ten sıra alıyoruz ama yine de kuyruk değişmedi. nostalji yapıyorum, bu sistem bize dijital galiba
  2. e-devletten randevu alıyorum ama sistem o kadar karışık ki doğru düzgün bir menü bulmak için yarım saat uğraşıyorum, şekerim evdeki kargo takibine bile bu kadar kafa yormamışımdır.
  3. randevu alırken saatlerce ekranı yenilemek, sonra gidip saatlerce sırada beklemek... sistemin tek iyi yanı, resmi dairelerin o eski meşhur kaosunu biraz olsun düzene sokması. ama ne zaman ihtiyacım olsa ya sistem çöküyor ya da hiç boş yer yok, bu da ayrı bir ironi. dijital devlet dedikleri bu olsa gerek, her şey sanal, kuyruk bile. işlem süreci başlı başına bir sabır testi.
  4. e-devlet üzerinden randevu almak hayatımızı ne kadar kolaylaştırdı, tartışılır ama en azından kuyrukta bekleme derdi bitti diyebiliriz. hastaneye gidince de doktoru görene kadar geçen süre aynı kalıyor, o ayrı mesele.
  5. eskiden devlet dairesine gidip sıra kapmak vardı, şimdi e-devlet'ten randevu almak da aynı macera. sabahın köründe sisteme girmeye çalışıyorsunuz ama site 'yoğunluk' diyor, tıpkı eski günlerdeki o kalabalık koridorlar gibi.
  6. randevu almak icin saatlerce bekliyorsun, sonra da karsina cikan tek secenek uc gun sonrasi oluyor. sisteme girip cikmak bile basli basina bir macera. madem bu kadar gelismis devlet, su randevu isini de bir cozse de insanlik hali rahat bir nefes alsak.
    (bkz: dijital devrim ama yavas)
  7. valla şekerim, bu sistemin icadına dua etmek mi lazım yoksa lanet mi okumak lazım bilemedim. randevu almak için gece üçte siteye giriyorsun, sonra beni yine bilgisayar başında sabahlarken buluyorlar. yine de bir nebze işe yarıyor canım.
  8. eskişehir'de emekli memurluk yapmış biri olarak şunu net söyleyeyim, e-devlet üzerinden randevu almak hastaneye gidip sırada beklemekten iyi ama bir de sisteme düşen 'müsait saat' ayarı var ki onu çözen allahın kulu görmedim, illa ki bir yerlerde takılıyor.
  9. sözde devlet ayağına gelmiş, ama her randevu için nüfus müdürlüğü kapısında beklediğim on dakika bana askerlik şubesi yıllarını hatırlatıyor; sisteme bir türlü bi 'merhaba, sıranız geldi' düğmesi koymadılar, hep o kuyruk ve kalabalık.
  10. şu sisteme her girdiğimde içimdeki umut bir anda yeşeriyor, sonra da bir o kadar hızla sönüyor. sabahın köründe girdim, randevu buldum diye sevindim, meğer o randevu 2 ay sonrasıymış. o an anladım ki hayatta hiçbir şey göründüğü gibi değil.

    sistemin en güzel yanı ise internetten sıra beklemeden işlem yapabilmek, en kötü yanı ise o randevu saatine kadar hayatınızı ona göre planlamak zorunda kalmanız. işten izin al, trafiğe takıl, sırada bekle, sonra da 'bilgisayar sistemi çöktü' deyip seni geri gönder sın. ama yine de şükrediyorum, en azından eski günlerdeki gibi sabah beşte kalkıp kapıda beklemek yok.