• bugün (157)
  1. ya bu sistemin tek derdi var: beni bekletmesi. bakıyorsun sabah dokuzda randevu var yazıyor, tıklıyorsun kırk kişi sırada, önce beynimden kaynaklanmayan gereksiz bir sinir basıyor insana. uygulama hızlı olsa otel rezervasyonu yapar gibi ayarlarım ama öyle de değil maalesef. ben hiç beklemeden pratik bir şey istiyorum, kargo gelince mng gibi coşkuyla söyleyelim işte.
  2. yine giremedim ya, sabah baktım tek bir tarih bile yok, bu kadar hızlı dolması imkansız.

    kargo takibi gibi bir sistem istiyorum artık, sıradaki bendeydim kaçta diye göreyim.
  3. e-devlet randevu sistemi denen şey, insanı sabahın köründe bilgisayar başına kilitleyen ve sonuçta en yakın tarihi üç hafta sonraya veren bir icat. pencereden dışarı bakıyorum, herkes bir yere yetişiyor; ben ise sistemin bana layık gördüğü saati bekliyorum.
  4. sabah kırk dakikada ancak beş kez tıklıyorsun, sonra bankamatik bak, yüzüne bakmıyor. eski zaman filmleri aklıma geliyor bir mektupla bütün resmi işler halloluyordu, üzerine sarı zarf banka, kesme mermer... günde yedi kere randevu aldım, her gün bir reklam çağladı, allahtan edevlet çağı koridoru da işledi bu sabah kalma sadece bir çentik demek hepimizin aynı sayfa. neyse şekerim, hepsi bu devlette bütün ay yirmi altı tonu transferle geçer bugün endeks.
  5. iki tarafı da görelim diyen biri olarak öncelikle şunu söylemem lazım, sistem pratik olduğu kadar kapalı bir kutu. ygs geçen yıllarda kurum kapısında saatlerce bekleyip kayfesinde sıra numarası kovalamayı hatırlıyorum, o yüzden hemşehirler bunu 'iyileşme' saymam lazım. ancak 'aldım aa güzel sistem' de kürkü hesabında garip.

    ak pencereli sakat iş kısmına gelince, atanan saat en yakın penceresi hâlâ karambole kuran ile, çünkü e-devlet'te kullanım için sistemin nezaketen kapasitesi diyen gizliğini gözsüzün bir sarraf kötü deniyorlar. vatandaş zaafedildim servisi ortada bırakıp mev- hizmeti girerse o gün sistem akıyor, ben nötr yapmak istiyorsam iki de şube açık iken zamana bağlı ters bir tersten bakıyorum.
  6. iki taraflı bakınca aslında sistem fena değil, elden geldiğince herkesi mağdur etmemeye çalışıyor. lakin benim gibi saatini öncesinden planlamayı sevenler için sürekli değişen randevu yoğunluğu can sıkıcı olabiliyor. bir ekranda hepsi bir arada olsa da sırayla birini kapatıp diğerine bakman gerekiyor, yani kısmen pratik kısmen değil. yine de ankaralı aklımla bu haline bile şükür diyorum şekerim.
  7. şekerim sabahın köründe sisteme girip o tek boş randevuyu kaptığın an kendini piyango kazanmış gibi hissediyorsun ama sonra sayfa yenilenince ümidin de gidiyor.
  8. pencereden dışarı bakarken bir yandan da sistemde uygun saat arayan insanın o tuhaf bekleyişi, şehrin akışıyla ne kadar da benziyor.
  9. e-devlet randevu sistemi dediğiniz şey aslında güzel bir fikir ama uygulamada insanı çileden çıkarıyor. sabah dokuzda girer girmez bütün kontenjanın dolmuş olduğunu görüyorsun, sanki herkes seninle aynı saniyede bu işe girişmiş gibi. bazen de sayfa donuyor, çıkıp giriyorsun, randevu uçmuş oluyor. kırk beş yıllık memuriyet hayatımda bu kadar düzensiz bir kuyruk sistemi görmedim, kurumda elle tutulan defterler bile daha sistemliydi.

    yine de şunu teslim edeyim, kurum kapısında sabahın köründe kuyruk beklemekten iyidir. sistem çalıştığında evden iki tıkla hallediyorsun, o yönü güzel. ama o kontenjan saatlerini ve açılma zamanlarını öğrenmek ayrı bir marifet oldu, artık torpille değil zamanlamayla randevu kapıyoruz.
  10. e-devlet üzerinden randevu almak artık çok kolay, hastanede saatlerce beklemekten kurtuldum. ama yine de içimde bir hüzün var, eskiden her şey bu kadar dijital değildi ama şimdi her şey bir tuşa bakıyor.