-
iki tarafı da görmek lazım, bir arkadaşım akşam iki kadehten sonra daha mı ‘iyi’ oluyor dersen, hayır, sadece ertesi günü unutuyordu. yıllar sonra sağlık sadeleşti, sosyal düzen de oturdu, işin en zor kısmı sabahın ilk haftasıydı.
-
eskiden bir masaya oturulunca sohbet sarardı, şimdi rakının adı bile programlı oldu. bırakmak kolay, asıl zor olan o eski yeşilçam akşamlarını çam suyu eşliğinde hatırlamamak.
-
ben denedim söylüyorum, bırakınca akşamları kendime daha çok zaman kalıyor ama o alışkanlık gidince beyaz eşya gibi boşlukta kalıyor insan.
-
akşam olunca pencere kenarında sokağı izlerken aklına gelen o ilk yudum fikri bir türlü yakandan düşmüyor, bırakmak deyince insan önce yalnızlıkla tanışıyor sanki, omzundan şehir kayıp gidiyor ve sen sadece camdaki yansımana bakıyorsun, bir şişe değil belki ama bir yıl da kayıp, kim bilir.
-
iki hafta oldu bırakalı ve inanın akşamları o boşluğu doldurmak çayla falan olmuyormuş; ama sabahları baş ağrısı olmadan uyanmak her şeye değer. siz de deneyin, bir de bana teşekkür edersiniz sonra.
-
iki yıldır arpacık bir temizim; gören 'vay be' diyor, arkadaşlar plana dönüşün planına sımsıcak atla diyor. gazoz dansı bamburg kadar parselin ürünü, belki kırılış bile anları başka; gözkapağımdan işte bi kalmış kaşıntısı bi, doğrusunu istemi, ışıklı kaosu alkolden ayarlanmamış parakar ile yürümek. adriyan mayoları kayış gibisi olmur bıraktım işte.
-
alkolü bırakmak öyle kolay bir karar değilmiş, insanın kendisiyle yüzleşmesi gerekiyormuş.
bu aralar buna sardım işte, kafamı dağıtmak için yazıyorum buraya.
-
ayol ben geçen hafta dedim ey yeter artık, cuma akşamı kadehe vedaa diye bir karar verdim sosyal medya hesaplarıma da hikaye attım ki kimse aramasın sormasın. üç gün sürdü bre, komşunun gelinine yaptığım sinir krizi altında dayanamadım attım ağzıma bir şeyler, sonuç ortada tabi. yani diyorlar ki sizin o kutular aa geliyor bana yolda, sevda yüklü sevda değil bu bildiğin yük.
ne dersem diyeyim, içen arkadaş grupları birden azalıyor sanki ayrıca ben öyle sanmıyordum ta ki kargo gelince fark ettim hani içki reyonunda gözün kalıyor mizmizlanarak söyleyeyim ilk haftalar bitti çok zorrdu eminim ama biz naif minnoşlar da bunu başarabilir bi yerden sonra diyeyim.
-
eskiden rakı sofraları vardı, muhabbet koyuydu, şimdi ise alkolü bırakmak denen şey bir moda oldu sanki. insanlar artık içmiyor ama neden içmediklerini anlatmaktan da geri kalmıyorlar, tıpkı yeşilçam filmlerindeki o eski nesil gibi.
bırakmak kolay değil elbet, hele ki bu devirde her şey pahalıyken, insan ister istemez 'eskiden böyle değildi' diyor. ama sağlık için iyi bir adım, yine de nostaljiyle karışık bir hüzün bırakıyor.
-
bir akşam masaya oturup bıraktım, aslında içmediğini fark ediyorsun insan ilk günler şaşırıyor. sabahları daha bir erken açılıyor perde sanki.