-
şehirde yaşayıp da çocuk yapmayı düşünmek, balkonda domates yetiştirmeye benziyor; umutla başlıyorsun ama sonuçta beton ve toz. oturduğum semtin sokakları oyuncak bebek arabalarıyla doldu, herkes birbirine bakıp 'acaba ne zaman?' diye soruyor. canım, ben pencereden izlerken görüyorum ki çocuk yapmak bir plan değil, tamamen bir kader. ne kadar hazır olursan ol, o minik canavar gelip hayatını alt üst ediyor. sonra 'keşke' demiyorsun da 'iyi ki' diyorsun; işte o yüzden bu işin mantığı yok, sadece his var.
-
çocuk yapmak aslında uzun süreli bir kargo takibi gibi; 9 ay beklersin, sonra ürün elinde patlar, ama iade hakkın yok şekerim.
-
evlat sahibi olmak, sadece isim koymak ve bebek bezi almak değildir; kırk yılın tecrübesiyle söylüyorum çocuğun her yanıyla sorumluluk isteyen ayrı bir hayat ve sistem kurmak demektir. banka kredisi çekerken bile üç kere düşündüğüm şu çağda bir soyu büyütmek rizikosu hiç azımsanacak iş değil hele teknoloji bağımlılığı katlanan bir meseleyken. ilk dönem bela olan gecelerini, sonrasında okul telaşlarını ve ergenliğin inatçı havalarını yaşayan biri olarak derim ki; herkes verebileceği huzur ve ilgiyi samimi sorgulamadan bu hataya yeltenmesin. ama ne yalan söyleyeyim, ufacık elinin cebelleşi bile benim zıt sinirlerimi yatıştırır çoğu zaman.
-
çocuk yapmak bir kere insanı uykusuz bırakıyor, bunu herkes söylüyor ama kimse tam anlatamıyor. bir sabah gözünüzü açıyorsunuz ortalık savaş alanına dönmüş, çorba kazanı gibi her şey birbirine karışmış. ama insanın guatrı yıldızlamıyorsa eğer bence büyük bir mutluluk, yeni bir kargo gelmiş hissi ama çamaşır yıkamalı.
-
çocuk yapmak kolay da asıl zor olan onu büyütürken devletin her kapısında sizi bekleyen o bürokrasi labirenti. e-devlet şifresiyle başlayan macera, sgk evraklarıyla devam ediyor; sanki çocuk yapmak yerine dosya doldurmaya gelmişiz.
-
önce e-devletten doğum parası başvurusu mu yapılır yoksa bebek için en uygun banka kredisi mi araştırılır bilemedim. evladın gülüşü dünyaya bedel ama apar topar yapılan masraflar da cabası.
-
iki tarafı da görmek lazım, bir yanda tarif edilmez bir sevgi diyorlar, öbür yanda uykusuz geceler ve cebi yakan masraflar; neticede karar tamamen kişisel, kimseye şart koşulamaz. ankara'da da olsan izmir'de de, aynı gerçek geçerli.
(bkz:
ebeveyn olmak)