-
bi anda karşına çıkan bu ibareyle ne yapman gerektiğini bilmezsin. askerlikle alakalı falan diyolar ama kimse tam açıklamıyo. sağa sola sorup rezil oluyosun.
resmi kurum siteleri de öyle bi dil kullanıyo ki anlayana kadar canın çıkıyo. (bkz: tecilli kelimesinin anlamı karışıklığı) -
martı sesleriyle uyanıp sahile yürümek gibi bir şey, işler ertelenir hayat akar ve sen pencereden izlersin sessizce.
-
iş yerinde biri siyah beyaz, öte a Çağrıta mavi atkıyla taraftarlık iddip letmek ne hğerlçe bilmiyrm ama ikiside zor. bence böbürlenmee, bu duygus saç, ben kob bıkira midik herkes kimb bilir nelr yasamısturdur.
-
tecilli olmak öyle masum bir erteleme değil, daha çok bir türlü olamamak aslında. kendini bir bekleme salonunda hissediyorsun, herkes bir yere yetişiyor ama senin biletin hiç kesilmiyor. bir bakıyorsun iş tecilli, kariyer tecilli, bir gün bir yerde pat diye kaybettiğin hayallerine rastlıyorsun.
(bkz: sürekli ertelenen hayat) -
almanya'da oturup da öğrendim: tecil, bir işin ertelenmesi demek. türkiye'de bütün mesele zaten hep tecilli kalıyor gibi.
-
tek kelimeyle rezillik yani. pazardan 20 liraya aldığın kıyafeti paket yapıp yolluyorsun istanbul'a, adam diyor ki alıcı ödemedi. sorgulatıyorum tecilli diyor. iki hafta boyunca bavul gibi taşıyorlar kargoyu, paran cebine girecek diye beklerken meğer gümrükte takılmış, sürünüyor. biz de böyle yeniliklerle mücadele edip duruyoruz. insan ister istemez sinir katsayısını yükseltiyor.
-
tecilli olmak demek, devletin size 'sıranız geldi ama henüz değil' demesi demek. e-devlet'te onlarca yazı, bankada sıra, evrakta imza derken insan bir süre sonra 'tecilli' kelimesinden tiksiniyor ama ne yaparsın, memur kafası işte.
-
yeni taşındığım mahallede duyduğum bu kelime kafamı karıştırdı. meğer hiçbir yere kaydolmamış, nüfus ve adres kayıtlarında görünmeyen insanlara deniyormuş. şehir hayatında böyle insanlar var, hep bir yerlerde yaşıyorlar ama hiçbir kayıtta yoklar. aslında uzaktan bakınca özgür gibi görünüyorlar. ama devletle işin olunca, bir evrak gerektiğinde birden var oluyorlar. galiba herkesin hayatında bir denge var.
-
e-devletten bir işlem yaparken karşıma çıktı, önce 'yoksa benim borderline bir durum mu var' diye düşündüm. sonra anladım ki bizim çocukluğumuzun 'erteleme' dediği şeyin resmi hali. askerlikten tut, trafik cezasına ödemeye kadar her şey tecilli olabiliyor. yani bir olayın, başka bir tarihe ertelenmesi işte. ama bu 'ertelenmedi', 'tecilli' deyince insan kendini daha havalı hissediyor. bürokrasi işte, basit şeyi bile karmaşık söyle. memur olarak (bkz: emeklilikte yaşa takılanlar) derdimi anlatırım, bu kelimeyi ilk duyduğumda ise 'acaba hangi ayakkabı numarası' diye sordum arkadaşa. sonra internetten baktım, 'tecil' arapça 'geciktirmek' demekmiş. yani bana 'paranı geç öde' diyorlar, ama asıl koştur koştur gidip SGK'ya borçlanma yapıyorum. resmi işler, böyle işler. lafta anlaşılmaz, ilanda şaşılır.
(bkz: hayat bugün erteleme yarın pişmanlık)
- bugün (186)
- / 7
- sağlıklı beslenme rehberi
- vegan olmak
- euro nereye gidiyor
- uzaktan çalışma
- e devlet sistem kesintisi
- burger king menü yorumları
- kripto para neden çöküyor
- 5g zararlı mı 2
- netflix dizi önerileri 2024
- şener şen mimikleri
- devlet dairelerindeki bekleme ritüeli
- otellerde internet yalanı
- şarkı listesi düzenleme derdi 2
- icardi wanda barışı
- hayatımı değiştiren kitaplar 2
- emekliye seyyanen zam beklentisi
- blutv yerli dizileri izlenir mi
- carrefour indirimleri gerçek mi
- kanada ya göç etmek
- turkcell fatura şikayetleri 2
- istanbul hayat için uygun mu
- spotify çalma listelerinin hali
- toksik ilişki belirtileri
- istanbulda en iyi dönerci arayışı
- uyku tutmuyor sorunu
- tecilli olmak ne demek
- toki trabzon kura cekimleri
- spor salonu üyeliği
- burç yorumları
- futbol mu basketbol mu
- / 7