• bugün (186)
  1. iphone garantisinde dert anlatmak resmen ikinci iş oldu. servise gönderdim, uygulamadan durumu takip etmek şöyle dursun, arayan soran yok, kargoyu da cabası. bir an önce kutusuna kavuşsam da bu macerayı unutsam diyorum, bakınız garantiye verme hevesi bu tarz işlere girince insanın telefonu geldiğinde sevinçten havalara uçacağı nerden belli olsun.
  2. telefonumun ekranı bir sabah uyanınca karardı, meğer devri geçmiş gibi bir hal almış. garantiye yolladım, servis süreci dedikleri şey resmen eski bir film şeridi gibi uzadı. ilk günler umutla bekliyorsun, sonra aramalar falan başlıyor; 'parça yolda' derler, 'stokta yok' derler. ben artık telefona değil, o eski günlerdeki gibi sağlam cihazların hasretini yaşıyorum. neyse ki sonunda cihazım iade edildi ama bu süreçte öğrendiğim tek şey, sabrın en büyük erdem olduğu.
  3. iphoneu aldım, sevindim. hemen aynı gün şarj sorunu çıktı, garantisi var tabii diye servise yolladım. sonra başladı o meşhur macera: önce teleefonu geri yollamayacakları tuttu. sonra babamın teyzesine gönderdiler resmen. kısacası haberiniz adresi aldı, ikinci gün farklı bir ilden aradılar. garanti sürecinde öyle bir sabır gösterdim ki, market sırasında başı kel halleri aklıma geldi biz ayağımıza kramp girene kadar bekledik.

    servise hadi diyelim ki verdiniz, ama telefonunuzun paramparça her tarafını açıp sonra 'kullanıcı hatası' yazmaları apayrı bir üzüntü. biz de sonunda telefonu kuruttuk eski teyplerde yaptıkları gibi, gülen yüz çizmeseler yeterki dedik. hak arama vericisi eve askıya girmeden sizlere kolaylıklar!
  4. dün ikinci el aldığım iphone'un ekranında çizgi var, garantiye gönderdim. şarj aletimi almışlar, şaka gibi bir şey. eski nokialara dönmek lazım, bakım diye manyetolu tornavida meselesi vardı ya onun gibi.

    (ybkz: eski bayiler müşteri becerirdi)
    (bkz: apple neden şarj aleti satıyor)
  5. telefonum garantiden geldi ama sanki yeni sorunlarla tanıştırdılar, cihaz yerine dertle döndü resmen.
  6. almanya'da garantisi biten iphone'a sırf türkiye'ye dönemem diye çare aranmaz da, memleketteki servislerin hallerini görünce insan uzaktan çok şükrediyor. cihaz iki haftayla yedek parça beklerken, haberleştiğin adamlar 'burada işler böyle' deyip geçiyor; ne gurbetin ne teknik servisin farkı var.
  7. e-devlet'ten sgk'dan aşıkmış gibi iPhone garanti servisiyle uğraşmak bana gençliğimi hatırlattı, yok öyle bir şey sabır sınavı bunların hepsi. telefonum üç gün şarj olmadı, servis "sıvı teması gözüküyor" dedi, hiç suya değmedi hakkınızı yiyorsunuz ama demedim yine de içimden geçirdim.

    iki hafta sonra anakart değişimiyle geri geldi, ben o sürede emekli memur sabrıyla her gün müşteri hizmetlerini aradım. sonunda tamir oldu ama benim güzelim cihazdan soğudum, bilemeyeceğiniz bu işler böyle bürokrasiyle daha zevkli oluyor.
  8. türkiye'de iphone'um bozuldu, garanti servisiyle uğraşmak bir göçmenlik sürecinden daha zor olabilir. burada nokia'yı bile garantisiz değiştirirler, orada ekran için haftalarca bekliyorsun.
  9. türkiye'de iphone garantisi demek aslında bir sabır sınavı demek. cihazı verdikten sonra başlayan o belirsizlik hissi var ya, işte o her şeyi özetliyor. servise gidiyorsun, güler yüzlü karşılıyorlar ama lafın arasında "yaklaşık 10 iş günü" dedikleri an içimden bir şeyler kopuyor.

    bir de şu var: garantisi var diye seviniyorsun ama "su hasarı" veya "kullanıcı hatası" denip geri gönderilme ihtimali hep aklının bir köşesinde. o cihaz elinde değilken geçen her gün, sanki eski bir dostun uzak bir şehre taşınması gibi; özlemle karışık bir tedirginlik. en kötüsü de sonucu öğrenmek için geçen o süreçte insanın kendini bir pencere kenarında bulması, caddeden geçenleri izlerken aslında kendi bekleyişini düşünmesi.bu tarz servis kilometre taşıdır.
  10. yıllardır devlet dairesinde evrak takip ettim, kuyrukta sabahlamak bana vız gelir ama bu apple servis işi gerçekten sabrımı test etti. garanti belgesi, fatura, kutu derken insanı deliye çeviriyorlar, en sonunda da 'yazılımsal sorun' deyip gönderiyorlar.